YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







ULUSAL BİRLİK

Mısır'daki Deve!
Yazar: NURİ CELAL TOROĞLU | Tarih: 04/02/2011 | Saat: 08:50

Tunus’da başlayan Mısır ile devam eden ardından Ürdün’de de patlak veren Halk ayaklanmaları konusunda hemen her gazetede bir yorum okumakta, her gece “her konuda uzman” olan gazetecilerimizi dinlemekte,  dünyada olan herhangi bir olaydan sonra bunun AKP’ye ya da AKP’nin bu olaya etkisi hakkındaki tahlilleri değerlendirmekten helak olmuş durumdayım.

Aslında tüm bu olaylar içinde en güzel soruyu Ömer Şerif sordu; Tamam Mübarek gitsin de yerine ne gelecek? Bunun cevabını daha veren yok!

1950’li yıllarda Vatikan’da Kıbrıs Türkü bir Katolik Monsignore’un Doğan Kuban’ın “Türkiye’nin Bağımsızlık Savaşı” adlı kitabında okuduğum bir değerlendirmesi çok önemli;

“İslam’la Katolik Kilisesi arasında şöyle bir fark var. Biz dünya değiştikçe ona uymak için çok çaba sarf ettik. Din devletten ayrılsa bile, kilise toplum yaşamında önemini korudu. İslam toplumları geri kaldılar. Çünkü hiç değişmediler.”

Yunan ve Roma’dan önce büyük bir medeniyet kurmuş olan Mısır’ın bugünkü haline baktığımızda Monsignore’nin tahlilinin çok da yanlış olmadığını görüyoruz. İslam’da erken orta çağ da Avrupa’ya öncü olacak bir uygarlık yaratmıştı ama bu artık sadece müzelik üstünlük durumunda. Şimdi, Mısır’da meydanda Deve, üstünde de bir adam var! Tepkisini koyuyor herhalde.

AB ve ABD bugün tüm dünyaya egemen durumda, çünkü örgütlü ve sağlam yapılı toplumlar yaratmışlar. Diğer yanda Müslüman ülkeler sanki birer kağıttan kule misali en ufak bir esintide devrilecek gibiler.  Müslüman olduğunu söyleyen herkes kendine şu soruyu sormak zorunda; Biz ABD ve AB’ye köle olmaktan nasıl ve ne zaman kurtuluruz? Müslümanlar onların yaptığı silahları ya da teknolojiyi kullanarak mı onları yenecekler, yoksa kendilerini eğiterek, bilim üreterek mi? Hala geçmişe takılı kalıp Asr-ı Saadet, Muhteşem Osmanlı ile mi avunacaklar yoksa geleceğe bakmayı öğrenmeye mi çalışacaklar?

Tarihe baktığımızda AB(D) önce sömürdükleri ya da sömürecekleri ülkelerin dincileri, cahilleriyle ve tercihen diktatörleriyle işbirliği yapıyorlar. Ekonomilerini, eğitim ve öğretimlerini de ya kendileri gelip bizzat yönetiyorlar ya da yönlendiriyorlar. Mısır her yıl ABD’den 4 milyar dolar hibe yardımı üstüne de 1,5 milyar dolar silah yardımı alıyor, yeter ki İsrail ile didişmesin ve Süveyş Kanalı’nda bir sorun çıkmasın! (günde 4,5 milyon varil petrol geçiyor da!)

Yakın geleceğin iki kölelik aday bölgeleri Afrika ve İslam ülkeleridir. Müslümanlar terör örgütü kurarak, atom bombası yaparak ya da yasaklarla değil, ortaçağ Müslümanları gibi bilim üreterek ikinci sınıf dünya vatandaşı olmaktan kurtulabilirler. Bunun için de AB(D)’nin körüklediği İslam bağnazlığından bir an önce kurtulmalılar.

Gelecek Bilgi çağı yeni bir tür egemen sınıfa muhtaç kanımca. Nano-teknoloji, biyokimya, alternatif enerjiler, uzay araştırmaları, meteoroloji dallarında bilim adamları, yaratıcı mühendisler, uzmanlarla ancak bu yüzyılda yerinizi alabileceksiniz. Gelecekteki toplum düzenin gerçekleri politik, dinsel ya da ideolojik olmayacak, sadece bilimsel olacak. Kuraklık, susuzluk veya enerji eksikliği ya da yoksulluğu hangi dinden olduğumuza göre değişmeyecek. O zaman Müslüman, Hıristiyan, Budist ya da ateist olmanız siyah, yeşil veya mavi gözlü olmanızla eş değer olacak.

Tüm dünyanın ortak bir geleceği için bilgi toplumuna ve yaratıcı bir eğitime ihtiyacı var. Bunun içinde bilimsel dünya görüşünün topluma egemen olması gerekir ki Teknoloji üretebilesiniz. Teknoloji üretmek için Bilime, Bilim üretmek için Akıl’a, Akıl içinse biat ve icazete değil Özgür Düşünen, Özgür insana yani Özgür Birey’e ihtiyaç var. Özgür Birey için ise Ulus Devlet’e. Biz bunun temellerini 1923 yılında attık ve hala o yılların mirasını tüketiyoruz. Dünya korkunç bir hızla değişiyor ve bu hıza yetişmek Kuruluş Felsefemizin temeli olan “Fikir Hür, Vicdanı Hür, Özgür Birey” üzerine dayalı bir eğitim sistemine sıkı sıkıya bağlı kalmamız lazım.

Diğer Müslüman ülkelerin ise Mısır’da meydandaki Deveye bakıp bir karar vermeleri gerekir.



Yazar Notu: Bu yazı başka bir yerde yayınlanmaktadır.(www.celaltoroglu.com ve milliyet blog adresinde.)

[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>