YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







ERMENİ MESELESİ VE 1909 ADANA OLAYLARI ve BAZI ONERİLER
Yazar: YUKSEL OKTAY | Tarih: 04/02/2011 | Saat: 08:51

Bu mesele veya sorun, bazılarına göre trajedi, çok büyük ve çözülmesi gün geçtikçe zorlaşan bir demoklesin kılıcı. Öyle görünüyor ki, 2015'de Türk dünyası için en büyük dış ilişkiler problemi olmak yolunda. Ankara'dan Adana'ya uçakla giderken yanımda oturan bir gencin, Ermeni meselesi hakkında ne biliyorsun diye sorduğum zaman bana söylediği gibi, gençlerin pek bilmedikleri ve öğrenmelerine bir isteğin olmadığı bir mesele. İlk okulda bir şeyler okumuştuk dedi, tesadüfen Çukurova Üniversitesi birinci sınıf öğrencisi. Kendisini Üniversitedeki Sempozyuma davet ettim. Bu konferansta sunacağım konuşmayı yorum ve katkı için önceden gönderdiğim bir kaç arkadaşlardan Ankara'daki bir hanım, bilhassa öğrencilerin bu meseleyi öğrenmeleri gerekir diye yazmıştı fakat pek öğrenci yoktu.

Sempozyumdaki bir saatlik konuşmamda, kısaca Adana 1909 olaylarına ve bazı önemli mihenk taşı tarihlere değindim ve daha çok, bu meselenin çözümü için, bazı arkadaşların gönderdikleri ile beraber, bir kaç öneride bulundum.  Bu mesele üzerine ve Türkiye'ye karşı yapılan yayınlardan, kitaplardan, sergilerden, filmlerden ve konferanslardan bahsettim. İstanbullu iş Adamı Sayın Şükrü Server Aya’nın Ermeni Meselesi üzerine yazdığı 3'ncü kitabinin, 17 Aralık 2010’da Ankara'da TURKSAM konferans salonunda, ve 16 Ocak 2010’da, Robert Kolejinin Bizim Tepe konferans salonunda yapılan tanıtım toplantılarına değindim ve Ermeni meselesi hakkındaki hakikatleri öğrenmek isteyenlerin, ikisi İngilizce, birisi Türkçe olan bu kitapları okumalarını tavsiye ettim..  Ve en sonunda bazı tekliflerde bulundum.

Sorulan soruların arasında ''Amerika'daki Türk Toplumu bu mesele için ne yapıyor?'' sorusu da vardı. Son bir kaç sene, Amerika'daki Türk toplumun önemli bir kesiminin bu mesele üzerine çalışmakta olduklarını ve geçen sene sonuna doğru, ABD Meclis başkanlığını kaybetmeden önce Milletvekili Nancy Pelosi'nin ‘’Ermeni Soykırım Tasarısını’’ tekrar Meclise getirme planının, Amerika Türk toplumunun da katkısı ile yenilgiye uğratıldığını anlattım. Yine geçen sene Amerika'da, internet vasıtasıyla bir araya gelen ''Concerned People to Set The Record Straight (CPTSTRS)'' adındaki bir gurubun Ermeni Uydurmalarına kısa cevap veren broşürler yayınladıklarını ve bunların (9 broşür) bir kitapçık olarak ‘’Assembly of Turkish American Association’’ tarafından ve bir iş adamının da maddi katkılarıyla bastırılıp, Elçilikler dâhil, birçok ABD Milletvekillerine ve Senatörlere gönderdiklerini söyledim ve başka misaller verdim.

Sayın Uluç Gürkan'ın konuşmasında belirtmiş olduğu gibi, 1900 larin başında olduğu gibi, bugün de Türkiye’yi bölmek isteyenler var. Dünya çapında Türkiye karşıtı büyük bir kampanya sürdürülüyor ama maalesef büyük bir çoğunluğun umurunda bile değil.. Onun için,  konuşmamda belirtmiş olduğum gibi, bu meselenin halledilmesi ve hakikatlerin yayın organlarına, üniversiteler, sivil toplum kuruluşlarına duyurulması için herkesin bir şeyler yapması gerektiğini düşünüyorum.

Ben Ermeni meselesi ile, ilk defa liseden mezun olduktan sonra Üniversite tahsili için 1957 senesinde gittiğim Amerika’da, 1965 senesinde tesadüfen katıldığım Sözde Ermeni Soykırımının 50'nci Yıl anma toplantısında karşılaştım. New York’un Columbia Üniversitesi kampusuna yakin Riverside Kilisesinde, bir gün süren konferansla, ilk defa Türkler soykırım ile suçlanıyorlardı. Baş konuşmacı, 1913 – 1916’da İstanbul’da ABD Büyükelçisi olan Henry Morgenthau’nun oğlu idi ve öyle bir sunum yaptı ki, söz deyimi, şaşa kaldım. Türkler neler neler yapmışlar ve 1915’de, ani bir kararla, bin seneden beri beraber yaşadıkları 1.5 milyon Ermeni’yi öldürmüşler. Bu konferans benim için 45 sene sürecek olan bir araştırmanın başlamasına sebep oldu. Bulabildiğim birçok kitabi ve makaleleri okudum, Amerika’da ve Türkiye’de onlarca sempozyumlara, konferanslara katildim ve birçok sitede bu mesele üzerine yazılar yazdım ve bir kaç yerde konuşma yaptım. Bunların özetlerini ve Ermeni Meselesi üzerine 100 Kitap listesini, “1915 The 90th Anniversary of the Battle of Dardanelles in West Anatolia and Revolts and Resettlemnt of Armenians in East Anatolia’’ May 19, 1915- ” kitapçığı olarak bastırdım (1).

İçlerinde Talas ve Tarsus Amerikan Koleji mezun olan arkadaşların sunduklarıyla beraber bazı önerilere sonra değineceğim. Önce, konuşmamın Referans bölümünde bahsedeceğim kitapların bazılarını göstermek istiyorum Bunların başında, Amerika'da birçok kütüphanede olan ''The Murder of a Nation''.Ermeni meselesi hakkında çok büyük bilgi birikimi olan ''The Other Side of the Falsified Genocide'' adındaki Holdwater’ın web sitesi. Tabii, Türkiye'de bu mesele üzerine en çok kitap yazmış ve uydurmalar hakkında bilgi vermiş olan Sayın Prof. Türkkaya Ataöv'ün yazılarından bazıları.

1.   Ermeni Meselesi, Ermeni Sorunu, Ermeni Trajedisi ve Türk-Ermeni İlişkileri

Bu mesele nasıl halledilir. Geçen gün Avrupa Parlamentosunda konuşma yapan Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül, daha önce önerilmiş olan, ortak bir komisyonun  kurulmasını tekrarlamış. Bence, her Türk vatandaşının bu meseleyi öğrenip, hal olması için katkıda bulunmasını tavsiye etmesi daha iyi olurdu.

Bu güne kadar bu meselenin çözülmesi halledilmesi için nelerin yapılması gerektiğini, konuşmalarını dinlediğim, kitaplarını okuduğum birçok emekli büyükelçilere, öğretim üyelerine ve iş adamlarına sorduğum zaman, değişik cevaplar aldım; cevap vermeyenlerde oldu, mesela Columbia Üniversitesi Rektörü gibi. En son ABD'li Prof. Arnold Reisman’dan gelen cevap çok düşündürücü olduğu için, burada belirtmek istiyorum:

Dear Yuksel

So as to your question of fighting anti Turkish propaganda on the Armenian issue. It is my humble opinion that any Turkish national no matter how articulate and knowladgeble is at a loss even before he or she starts. You are assumed guilty and have no recourse to prove yourself right. Sad but true.

This is why my approach of not even citing Turkish scholars nor even Americans closely identified with the Turkish cause, like Lowry, Shaw, and Lewis may work. At least it has never been tried,.

My friend Stanford Shaw has passed a way, but I hope that the others will understand my strategy and will forgive me.

Simultaneously I am going after the USHMM on three different fronts and have pretty much finished a book manuscript where I let the data, NOT ME, make the point. Many people have perished but THERE WAS NO GENOCIDE.

Hope this helps ,  Arnold Reisman.

Profesörün demek istediği basit, kendisi soykırım olmadı dese de: “Türklerin bu mesele üzerine yapabilecekleri bir şey yok. Soykırım Kabul edilmiştir.”  

Bunun sebebi, Ermeni meselesi üzerine soykırım tezini destekleyenler tarafından yazılan  kitaplar ve makaleler, Ermenilerin tehciri ile başlar, tehcirde ölenlerden bahseder, fakat tehcire neyin sebep olduğundan ve Ermeniler tarafından öldürülen Türklerden bahsetmezler ve dünya kamuoyu da bunu sorgulamadan okuduklarına inanırlar. Bunda herhalde Türkiye ve dış ülkelerdeki Türk toplumunun büyük çoğunluğunun bu meseleye karşı duyarsızlığı ve gereken önemi vermedikleri diye düşünüyorum. Ben bu tezi kabul etmediğim için bugün buradayım.

 

2.   1909 Adana Ermeni Ayaklanmaları ve sebep Olduğu katliamlar

Gecen sene, 2009’un Adana ayaklanmalarının ve vahşetinin 100ncu yıldönümü olması vesilesi ile Türkiye’de ve diğer bir çok ülkelerde sempozyumlar ve konferanslar düzenlendi. Bunlardan en önemlileri ve benim de katılmak imkanımın olduğu, Adana (11-12/12/2009), İstanbul (6-7/11/2009) ve Ankara (26-27/06/2009) konferansları. Adana’da, “Adana Kardeş Kültür Dernekleri Topluluğu” tarafından organize edilen ''Adana'da Ermeni Vahşeti'' konferansında, kısaca, 1908’de ikinci Meşrutiyetin ilan edilmesi ile Osmanlı’da yasayan toplumlar arasında bir yakınlaşma olmuş, fakat elde edilen hürriyet neticesi, Ermeni toplumu silah almaya başlamış. O günkü konferansta konuşan Dr. Kemal Çiçek, Ermenilerin eski Kilikya Ermeni Krallığını diriltmek olduğunu söylemişti. Eski Türk Tarih Kurumu Başkanı Sayın Yusuf Halacoğlu ve Prof. Dr. Necla Günay'ın da yapmış oldukları sunumlarda, ayaklanmaların sebebinin Ermenilerin toprak sahibi olma hırslarına dayandığını belirtmişlerdi. Ermenilere karsı kaba kuvvet kullanılmış olduğu ve bazı tahminlere gore 5,000’e yakin Ermeni öldüğü belirtilmişti. Bunların arasında bir kaza kursunu ile ölen Tarsus Amerikan Koleji öğretmenlerinden birisi de vardı. Fakat ''Red Rugs of Taurus'' adlı kitabında Adana olaylarından bahseden TAC öğretmeni Gibbons, öğretmenin Türkler tarafından oldurulmuş olduğunu iddia etmiş.

Adana olayları, başka bir Tarsus Amerikan Koleji öğretmeninin yazmış olduğu diğer bir kitapta da kısaca anlatılıyor. Talas ve Tarsus Amerika okullarının legendary öğretmeni ve Müdürü Paul Nilson'ın kızı Dorothy Fyfe Nilson, ''Stories from the Vineyard'' adlı kitabında, İngilizlerin nasıl Ermenileri silahlandırdığını ve ayaklanmaları başlattıklarını anlatıyor.

İstanbul’daki ''Adana 1909: History, Memory, and Identity from a Hundred Year Perspective'' adındaki konferansta daha çok Ermeni tezlerini savunan konuşmacılara yer verildi. Bunlar arasında, TAC mezunu gazeteci yazar  Oral Çalışlar da vardı. Yukarda bahsetmiş olduğum kitap üzerine yaptığı sunumda, maalesef başka bir TAC öğretmenin, Adana ayaklanmalarına da değindiği kitabından bahsetmedi (4). Bu küçük kitap, İngilizlerin nasıl Ermenileri silahlandırdığını anlatıyor.

Ankara’da 2 gun suren konferans Türk Tarih Kurumunda yapıldı ve bazı yabancıların da katıldığı toplantıda karşıt görüşler sunuldu. Enteresandır ki, Mavi Kitap'ın tanıtımı da aynı gün Ankara'da yapıldı.

Bunlardan başka, Amerika’da, İngiltere’de ve başka ülkelerde konferanslar verilmiş ve İngiltere’deki, Gomidas Enstitusu tarafından düzenlenmiş. Gomidas Enstitüsü başkanı Ara Sarafian, Istanbul’daki konferansa da katılmıştı. Adana ayaklanmaları ve vahşeti üzerine bu kadar çok konferans verildiği için daha çok üzerinde durmak istemiyorum fakat soru sorulursa, ayrıca konuşabiliriz. 

3.   1915 Van Olayları ve Çanakkale Deniz ve Kara Harbi 

1877-78 Rus-Osmanlı harbinden sonra doğu Anadolu'nun birçok yerinde  ayaklanmalar olmuş ve 1915'de Van şehri Ermeniler tarafında alınıp Ruslar'a bırakılmış. Burada 30,000 Müslüman'ın katledilmesine ve şehrin tamamen yıkılmasına sebep olmuş. Van olayları hakkında birçok kitap yazılmış ve bazı konferanslarda da konuşulmuştur. Van'da yaşayan bir Amerikalı misyoner, Van olayları hakkında, tamamen tek taraflı bir kitap yazmış ve bu sonra ''Ararat'' adı altında filme çekilmiştir. Van hakkında en kapsamlı kitap Justin McCharty ve Dilce Erdoğan tarafından yazılmış kitaplardır (7).

Doğuda Ermeni ayaklanmaları devam ederken, hepimizin bildiği gibi, Batı'da önce İngiliz donanması Çanakkale'yi geçmek istemiş, bunda başarılı olamayınca, karadan çıkarma yapmış ve sonunda geri çekilmek mecburiyetinde kalmış. Bazı tarihçilere ve yazarlara göre, Çanakkale harpleri, Osmanlı hükümetinin Tehcir kararı almasında etkili olmuştur.  

4.   1915 Ermeni Tehciri, Geri dönen Ermeniler, Ermeni Göçü ve mallarının İadesi

Şimdiye kadar birçok konferanslarda  belirtilmiş olduğu gibi, tehcir, Ermenilerin belki 1870’lerden beri 50'nin üstünde bölgede isyanlar çıkarmaları ve 1915’de Ruslarla beraber Van’ı alıp hemen hemen, şehirdeki tüm Müslümanları öldürmeleri üzerine verilmiş bir karardır. Sayin Talat Halman’in, Sayin Sukru Aya’nin kitabinin tanıtım toplantısında yapmış olduğu konuşmada belirttiği gibi, bu doğru bir karar değildi. Tehcir hakkında çok kitap yazılmış olduğu ve konuşulduğu için, bunun hakkında bir şey söylemeye gerek görmüyorum. Bilinen diğer bir hususta, tehcirden sonra bir çok Ermeni geri dönmüşler fakat bir çoğu, güney Anadolu'ya yerleşmiş olan Fransız güçleri ile, Türklere karşı savaşmıştır. 

5.   Asılsız Ermeni Soykırım Tezleri ve Uydurma İddialar

Hepimizin bildiği gibi, Ermeniler ve onları destekleyicileri, tehcir’de 1.5 milyon Ermeni’nin öldürüldüğünü ve bunun bir soykırım olduğunu iddia etmektedirler. Önce ölenlerin sayisi, birçok tarihçinin ve araştırmacının devamlı olarak belirttikleri gibi, hakikatlere uymamaktadır. Sayın Prof. Nurşen Yazıcı’nın bir yazısında belirtmiş olduğu gibi, tehcirden sonra dönenlerle beraber, Anadolu’daki Ermeni nüfusu 300,000’nin üzerindedir ve göç edenlerin sayısı da 900,000’e yakındır.

6.    Ermeni Meselesi Üzerine ve Türkiye Karşıtı olan Yayınlar, Sergiler, Filmler ve Televizyon Programları

Ermeni meselesi üzerine yazılmış on binlerce kitap var. Bu kitapların çoğu, Uluç beyin de belirtmiş olduğu gibi, dört kitap üzerine yoğunlaşmaktadır. Bunlardan ve diğer bir kaç kitaptan bahsetmek istiyorum.

-          The Murder of a Nation, Henry Morgenthau. Amerika’nin 1913 – 1916 arasi Istanbul’a Buyuk Elci  olarak atadığı (ve bir çoğunun belirtmiş olduğu gibi normal bir elcilik görevi yürütmemiş olan bir Türk düşmanı) Henry Morgenthau’nun  yazdığı ''AmbassadorMorgenthau's Story'' kitabından bir bolum, 1975 senesinde ayrı bir kitap olarak yayınlandı ve Amerika’da bir çok kütüphaneye hediye edildi. Hikâye kitabı Türkçeye de tercüme dildi ve 2006'da, İstanbul Kitap fuarında tanıtımı yapıldı

-            “Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermenilere Yapılan Muamele 1915-16” adlı kitabın Türkçe “sansürsüz basımı” Ankara’da 26 Haziran 2009'da, düzenlenen bir toplantı ile tanıtıldı. Kamuoyunda ’Mavi Kitap’ olarak bilinen kitap, İngiliz desteğiyle TBMM’de bütün Milletvekillerine gönderilmiş.

İngiliz Lort James Bryce ve tarih profesörü Arnold Toynbee’nin kaleme aldığı ve tercümesini Lortlar Kamarası üyesi Lort Avebury’nin yaptığı kitap, şimdi Türkiye'de birçok kitapçılarda satılıyor. İnsan Hakları Derneği Genel Merkezi’ndeki tanıtım toplantısına, Lort Avebury ile Gomidas Enstitüsü’nden Ermeni tarihçi Ara Sarafian katıldı. Avebury, uzun yıllar önce dönemin TBMM başkanının, İngiliz parlamentosuna mektup yazarak kitabın geri çekilmesini talep ettiğini, İngiliz parlamenterlerin de TBMM’nin bütün üyelerine mektup yazarak, karşılıklı diyalog ile konunun tartışılmasını istediğini belirterek, hiçbir Türk parlamenterin mektuba cevap vermediğini söyledi. Avebury, kitabın Türkçeye çevrilmesinin ardından yeni bir diyalog ortamı oluşturulacağını da ifade ederek, “Tarihini kabul etmeyenler bunu tekrarlamak durumundadır. Bütün ülkelerin karanlık dönemleri vardır. Britanya kraliçesi Hindistan’dan, Britanyalı parlamenterler de İrlanda halkından özür dilediler” dedi.

Tarihçi Sarafian da “Mavi Kitap” ile resmi Türk tezlerinin tartışmaya açıldığını belirterek, milletvekillerinin kitabı okuduktan sonra değerlendirme yapması gerektiğini söyledi. Toplantıya katılan Avustralya Gelibolu Dostluk Derneği Kurucu Başkanı Gül Arslan ve bazı Türk tarih araştırmacıları da kitabın “büyük yanlışlarla dolu” olduğunu savundu. Arslan, Avustralyalıların, Türklerden “adil savaşçı” olarak söz ettiklerine işaret ederek, buna ilişkin Avustralya kaynaklarını gösterdi. Arslan, bu kaynaklarda “Ermeni iddialarının hiçbiri doğru değil, çünkü biz Türklerle savaştık” şeklinde ifadeler yer aldığını” söyledi.

Aradan iki seneye yakın bir zaman geçti fakat bu kitapla ilgili bir gelişme olup olmadığı pek basında yer almadı. 

-          Culture and Mass Killings in the First World War, Simon Sebag Monteflore, Hitler’in uydurma sözü ile başlıyor ve Ermenilerin tamamen yok edilmesinin, Osmanlı Devletinin bir politikası olduğunu anlatıyor.

-          Great War of Civilisations, Robert Fisk. 1100 sayfalık kitap, yazarın 30 sene Ortadoğu’da gördüğü savaşları anlatıyor fakat şahidi olmadığı Ermeni meselesi üzerine,  “Armenian Holocaust” adını da 10'uncu bolümde ekliyor. Yukarıdaki  kitaplardan ve duyduklarından alıntı yaparak ve bir çok uydurma hikaye de katarak, Ermeni soykırımına holokost yakıştırması yapıyor. Bunu okuyan binlerce kişiden birisi olan Pakistanlı bir öğrenci, çekinmeden ''Türkler Milyonlarca Ermeni’yi Katletti'' diye bir yazı yazıyor.

7.   Sempozyumlar, Konferanslar ve Üniversitelerde Yapılan konuşmalar

Hemen her sene, Türkiye ve yabancı üniversitelerde, sivil toplum kuruluşlarında, Ermeni meselesi üzerine konferanslar düzenlenmektedir. Geçen sene Columbia Üniversitesinde yapılan bir konuşmada, Öğretim üyesi Fatma Göçek tamamen tek taraflı bir tez sunmuştur. Bilgi Üniversitesinde yapılan meşhur konferansa ise tamamen Ermeni tezini destekleyen konuşmacılar davet edilmiş, buna karsı Gazi Üniversitesinde yapılan konferansa, davet edildikleri halde, bu konuşmacılar katılmamışlardır. Bütün bu konferanslar hakkında bilgi vermek imkansız, fakat bundan bahsetmemdeki gayem, her iki tarafın tezlerini destekleyen konuşmacılarla bir ''Çalıştayın'' düzenlenmesini tavsiye etmektir.

The Federation of Turkish Associations UK, Londra’da Prof. Justin McCarthy ve Prof. Sevket Pamuk’un katılacağı bir sempozyum düzenlemiş. Konu: “Ermeni Sorunu, Aldatmalar ve On Yargılar.” Bütün mesele de zaten bu,  Ermenilerin ve destekleyenlerin aldatmaları, uydurmaları ve ön yargılar. Onun için bu sempozyumun özetinin geniş bir dağıtımının yapılması iyi olur.

8.   Ermeni Meselesi Uzerine Calisan Kuruluslar, Araştırmacılar, Yazarlar ve Koordinasyon Meselesi

Türkiye’de ve Amerika’da, Ermeni meselesi üzerine çalışan birçok kuruluş ve bilim elemanları var. Ermeni meselesi üzerine ilk çalışmaya başladığım zaman faydalandığım kitapların çoğu ve  Adana ayaklanmaları hakkında ilk okuduğum kitap, KOKSAV yayınlarından çıkanlardandı.

Ermeni meselesi üzerine araştırma ve yayın yapan kurumların başında Ankara'daki “Ermeni Araştırmaları Enstitüsü“ gelmektedir. Türk Tarih Kurumunda bir Ermeni masası olduğu gibi TÜRKSAM, TESEV gibi sivil toplum kuruluşlarında da Ermeni bölümleri var. Amerika'da, uzun zamandan beri Ermeni meselesi üzerine çalışmalar ve yayın yapmış olan Asamble (ATAA) , Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu, Turkish Forum ve son iki yıldır faaliyette olan Turkish Coalition of America derneği ve MIM gibi kuruluşlar var. Tabii American Turkish Council, American Turkish Society gibi diğer birçok kuruluşlar, isimlerini burada vermekten kaçındığım ve binen bir çok gönüllüler var. Fakat Sayın Orhan Araslı'nın bir çalışmasında belirtmiş olduğu gibi, bütün bu kuruluşlar ve gönüllüler arasında iyi bir koordinasyon olduğunu söyleyemeyiz fakat bunu yapmalıyız.

9.   2015'de Planlanan Etkinlikler ve Amerika Türk Müzesi ve Kütüphanesi   

Bu Sempozyuma katılmamın amacı, şimdiye kadar öğrendiklerimi sizlerle ve bilhassa öğrencilerle paylaşmak ve bazı önerilerde bulunmaktır. Bir de, 2015'de nelerin olabileceğini anlatmak. Birçok Ermeniler ve  destekleyicileri, müthiş bir organizasyonla, birçok ülkede, Türkiye karşıtı propagandalarına devam ediyorlar. 2015 senesinde asılsız Ermeni soykırımının 100. yıldönümünü anmak için çalışmalara başlamışlar. Bunların başında, Washington DC'de ''Ermeni Soykırım Müzesi' ve Los Angeles'de, ''Ermeni Müzesi'' açılması geliyor. Müzelerin açılması kabul edilebilir, hatta Los Angeles’deki müzenin ismine ''Soykırım'' koymamışlar, fakat, biraz sonra değineceğim gibi, yalanlara ve Washington DC'deki US Holocaust Memorial Muesum'de olduğu gibi uydurma panolara yer vermeden.

Türk Hükümeti 1998'den beri, Washington DC'ye yakın Maryland'daki küçük bir kasabada, ''Turkish-American Community Center'' yapmak için çalışıyor. İçinde okulu, Türk Evi, Camisi, spor alanları olacakmış, fakat planları yapıldığı halde, işe başlanmamış. Bunun hakkında bir kaç ay önce bir Türk gazetesinde haber vardı. Hâlbuki o kasabada oturan pek Türk de yokmuş. Bu projenin yerine ve Amerika'da, belki New York'ta, ''US Turkish Museum and Library'' açılması daya iyi olabilir ve açılışı 2015 de yapılabilir, çünkü 1915 Türklerin de öldürüldükleri korkunç bir katliamında anısıdır. Türkiye'deki her kültür burada temsil edilebilir ve hakikatler sergilenebilir, Ermenilerin tarihi dahil.

Bugün, Amerika'daki paxturcica@yahoogroups sitesinde devamlı yazan bir arkadaştan bir haber geldi. Steven Spielberg 2015 için Ermeni meselesi üzerine bir film yapacakmış. Artık Spielberg'ün ''Shindler's List'' filmini görenler, bu defa nasıl bir film yapacağını tahmin edebilirler. Hele şimdiki Türkiye - ISRAEL ilişkileri ve bugün gösteriye girecek olan ''Kurtlar vadisi - Filistin'' filmi göz önüne alınırsa. Herhalde yeni bir ''Kurtlar vadisi - Spielberg'' gerekecek. Amerika'daki arkadaşın uyarısını aynen veriyorum.

It will be disastrous act, and we should do everything in our power to stop this movie. Start that campaign immediately ,e mail, phone calls everything you got - http://news.am/eng/news/46023.html

10.  Meselenin Halledilmesi için Yapılması Gerekenler - Bazı Öneriler 

Biz mühendisler, katıldığımız her toplantının sonunda bir ‘’Action Items List – Yapılması Gereken İşler’’ listesi hazırlar ve bunların gerçekleşmesi için çalışırız. TAO 57 mezunu Orhan Araslı kardeşimiz, çok güzel bir çalışma neticesi, meselenin halledilmesi için nelerin yapılabileceğini bir Rapor olarak sunmuş fakat pek cevap veren olmamış, tek bir devlet kuruluşundan başka. Bunu ek olarak sunmayı düşünüyordum, fakat isteyenlere ayrıca dağıtılması daha iyi olur düşüncesiyle bundan vazgeçtim.  Bazılarının Orhan Araslı’nın listesinde de olan yapılması gereken önemli işlerden bazıları:

1.      Prof Arnold resman’ın bahsetmiş olduğu ve kendi sininde üzerinde çalıştığı, ABD’nin başkent’i Washington DC'de bulunan ‘’United States Holcaust Memorial Museum’un'' duvarındaki Hitler’in uydurma sözünün kaldırılması. Bununla ilgili herhalde en kapsamlı çalışmayı İstanbul’da yaşayan Melih Berk yapmıştır. Bunu için çok büyük kapsamlı bir kampanyanın başlatılması iyi olur.

2.      ABD Dış İşleri Bakanlığı ve ABD Türkiye Büyük Elçiliği ile temasa geçip Henry Morgenthau’nun kitabının gerçeklere bağdaşmadığının kabul ettirilmesi.

3.      İngiliz hükümeti ile temasa geçip Toynbee’nin propaganda olarak yazdığı Kitabı’nda gerçeklerle bağdaşmadığının kabul ettirilmesi.,

4.   Filmi bile yapılmış olan ''Forty Days on Musa Dagh' kitabının hakikatleri yansıtmadığını kanıtlamak.

5.    Bir de bu sabah Ankara'da oturan ve Ermeni meselesi çalışmalarına büyük katkısı olan bir hanım arkadaşımızdan aldığım bir mesajı da eklemek istiyorum.

Yarınki görüşmelerinizde, öğretim üyesi ve öğrenciler de olur herhalde. Bu kişilerle sohbet etme fırsatı bulduğunuzda, eğer uygun bulursanız, www.mediawatch.com'u tanıtmanız ve yorum/comment yollamanın öneminden bahsetmeniz mümkün olursa size çok minnettar kalırım.

Bu mediawatch'da asılan haberlere, Ergun Bey, ben ve Kanada'dan bir arkadaş dışında yorum yollayan tek tük oluyor.

Bazı büyük gazetelerin forum kısımları, commentleri sansürsüz yayınlıyorlar. Bizden katılım olmayınca veya az olunca ki genellikle böyle oluyor, ben çok zorlanıyorum. Üç dört farklı rumuzla comment yollamak zorunda kalıyorum. Çünkü birincisi bizim tarafın kalabalık görünmesi gerekiyor ve karşı taraf insanı çileden çıkaracak derecede ileri gidiyor. İkincisi, tek bir isimle birden çok comment yolladığınız zaman, şahsi olarak size saldırıyor, hakaret ediyor ve sinir bozuyorlar. Diğer taraftan, gazeteler, yazı yollayan kişilerin bilgisayar IP adreslerini kaydedebildiklerinden, farklı olan her commenti farklı bilgisayarlardan yollamam gerekiyor. İşte, esas olarak bu beni çok yoruyor; işten zaten geç çıkıyorum çünkü. 

Size son yolladığım ekte, 'Sivil diplomatlık görevimizi yapıyor muyuz?' yazısı da vardı. Bu işin adı, 'sivil diplomatlık' işte. Bunun anlamını, ancak yurt dışında, tek başına kalıp, Türkiye'ye ait her şeyin yükünü ve sorumluluğunu hisseden ve suçlanan insanlar bilebiliyorlar. Fakat artık, savaşlar propaganda ve basın yoluyla yapıldığına göre, bizim özellikle gençlerimizin ve öğretim üyelerimizin, yurt dışına çıkmadan da bu görevi üstlenmeleri ve yapmaları gerek. Bunun için de hiç değilse, İngilizce bir kitaptan veya sitedeki yazıdan bir alıntı yapıp koymaları bile yeter.

Hem yazılı hem görsel yayınlarda Türkiye aleyhine devamlı yazılar çıkıyor. Bunların en son örneği, Yeni Zelanda’daki bir Herald Tribune blog'unda, Pakistanlı bir öğrencinin, Türklerin milyonlarca Ermeni’yi öldürdüklerine dair asılsız bir yazı. Buna da maalesef cevap veren bir kaç Türk oldu, yorumların sayısının 90'a yaklaşmış olmasına rağmen. Onun için, Sayın Lale hanımın önerisi çok yerinde ve bugün burada olan öğrenci arkadaşlar bu meseleye de zaman ayırırlar.

11.   Amerika Türk Müzesi ve Kütüphanesi Projesi, New York

Amerikan halkına Türkiye’yi, Türkleri ve tarihimizi anlatmak için en etkili bir proje, New York’a bir Amerika Türk Müzesi ve Kütüphanesi'nin kurulmasıdır diye düşünüyorum. Bugün Müzeler şehri olarak bilinen New York'ta, Yahudilerin, Yunanlıların ve diğer bir çok toplumun müzeleri var, Türkiye müzesi yok.

12.   Sonsöz ve Çalıştay Teklifi

Son 15 senesi Türkiye de olmak üzere, 45 seneden beri yapmakta olduğum çalışmaların neticesi olarak gördüğüm durum pek ümit verici değil.  Her şeyden öce, Orhan Araslı arkadaşımızın da yazmış olduğu gibi, büyük bir koordinasyon eksikliği var. Bence, Türkiye’nin en önemli dış ilişkiler sorunu Ermeni meselesidir çünkü hemen her alana etkisi vardır ve dış ülkelerde yaşayan Türklerin hayatlarını etkilemektedir.

Belki yapılması gereken, Amerika'da ve Türkiye'de, ayrı ayrı fakat birbirine bağlı birer Çalıştayın organize edilmesi. Bu mesele internet yazışmaları ile çözülecek bir şey değil. Bu çalıştay bir derneğin önderliğinde organize edilebilir.

Referanslar  ve Bazı Kitaplar üzerine Yorumlar

1.  The Red Rugs of Tarsus, A Woman's Record of the Armenian Massacres in 1909, By Helen Davenport Gibbons

2.  Stories from the Vineyard, By Dorothy Nilson Fyfe

3.  The Murder of a Nation, By henry Morgenthau

4.  The Other Side of the Falsified Genocide, By Holdwater

5.   Soykırımmı değilmi? By Prof. Dr. Türkkaya Ataöv

6.   The genocide of Truth, Vol 1 and 2, By Şükrü Server Aya

7.   Pocket Guide to Truth on Armenian Claims,

8.   Armenian Fabrications, By CPTSTRS, 

9.   Türk Soykırımı, By S. Kemal Ermetin

10.  KÖK Series of Social and Srategic Studies

11.  Turkish and Armenian Women's Magazine, Published By

 12. 1915 – The 90th Anniversary of the Battle of Dardanelles in West Anatolia and Revolts and Resettlemnt of Armenians in East Anatolia. May 19, 1915, By Yüksel Oktay

Notlar:

(1) 1915 - The 90th Anniversary of the Battle of Dardanelles in West Anatolia and Rebellions and Resettlemnt of Armenians in East Anatolia' May 19, 2005

(2) The Genocide of Truth Continues - But Facts Tell the Real Story

(3) Stories from the Grapevine

(4) Van Rebellions Prof. Dr. Justin McCharthy

(5)  Turkey holds 1st ceremony for Holocaust Remembrance, By GIL SHEFLER  01/27/2011 



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (0) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>