YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







2019 SAĞLIKTA ATILIM YILI OLABİLİR Mİ?
Yazar: MELİH BULUT | Tarih: 04/02/2019 | Saat: 22:22

2018 kamu ve özel sağlık sektörü açısından epey sıkıntılı bir yıldı; krize rağmen 2019 atılım yılı olabilir.

Önce bir genel çerçeve çizelim. Dünyada giderek kendini daha çok belli eden bir karmaşa var. Bu karmaşanın bizi en çok ilgilendiren yanı uluslararası piyasalarda paranın bizi tercih etmemesiyle ağırlaşacak olan dış borçlanma ve kredi maliyetlerinin artması. Ticaret savaşları, jeopolitik kırılmalar ilave riskler yaratıyor ve girdileri büyük ölçüde dövize bağlı sektör üzerine aşırı yük biniyor. Acaba bu olumsuzlukları fırsata dönüştürebilir miyiz?

Her yeni yüzyıl, bir bakıma, insanlığın farklı bir evresine karşılık geliyor. 21. yüzyıla asıl giriş zamanının cep telefonlarının dijitalleştiği ve yıkıcı teknolojilerin en derin şekilde kendini hissettirdiği 2007 yılı olduğu genelde kabul gören bir varsayım. Şu anda aşırı hız çağındayız ve çok hızlanmış bir değişim yaşıyoruz. Gerçekten de sağlıkta dönüşümü değerlendirirken bu tarihi yeni bir başlangıç olarak alabiliriz.

Büyük veriyi üreten en önemli kanallardan biri sağlık; bunu gereği gibi kullanıp bilimsel, klinik araştırmalara yön verebilecek miyiz? Blokzincir teknolojisi gerçekten sağlık sigortacılığını dönüştürüp sigortacıları işsiz bırakacak mı? Üç boyutlu biyoyazıcılar ile ne zaman organ yapabileceğiz? Cep telefonlarımız küçük eklemelerle ultrasonografi, mikroskop olabilirken acaba ileride sadece ekrana dokunarak kan tetkiklerimizi de yaptırabilecek miyiz? Gen tedavisi, kök hücre tedavisi hangi hastalıklara çare olabilecek? Bir şikayetimiz olduğunda veya kontrol amacıyla, Çin’de olduğu gibi önce yapay zeka kabinlerine mi başvuracağız? Sentetik biyoloji ve gen mühendisliği insan yaratıcılığının sınırlarını nereye kadar zorlayacak?

Bu sualleri sormaya neden olan baş döndürücü teknolojik gelişmeleri hemen her gün basında, sosyal medyada ilgiyle izliyoruz. Sevindirici olan yukarıda sözü edilen edilmeyen tüm ilerlemeleri yurtiçinde ve yurtdışında Türk bilimcilerin de başarıyla gerçekleştiriyor olması. Robotikten arttırılmış gerçekliğe, pek çok sihirbazlık gibi uygulamayı bizim gençlerimiz kolayca yapabiliyorlar, icat çıkarabiliyorlar! Sorun bu inovatif girişimcilerin sağlıkta karar verici liderlerle buluşamamasında… Kanımca burada gençlerin sektörü tanımaması kadar liderlerin, kurumların günlük koşuşturmaca içinde sağlıkta inovasyona gereği kadar değer vermemesi; vakit ve kaynak ayırmaması da önemli rol oynuyor.

Sağlık Bakanlığında özgün işlere imza atan başarılı kurum TİTCK (Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu) sağlıkta girişimciliği çok önemsediklerini belirterek tüm sağlık girişimlerini bir çatı altına toplayacak, tek elden merkezi bir koordinasyon ile sevk ve idaresini sağlayacak, kısa adı SEDA olan bir yapı kurdu. Bu ifadeler aşırı merkeziyetçi devlet yapımızla örtüşüyor ama yeni nesil girişimciliğin doğasıyla pek uyuşmuyor. Yine de biz devletimizin bu iyi niyetli çabası hakkında fazla dedikodu yapmayalım, onlara yardımcı olalım isteriz.

İlgili her kesim, sağlık bilimleri ağırlıklı üniversitelerin girişim başlatmayı hedefleyen işleri (startupları) ciddiye alacak bir yapıya kavuşmaları, üniversitesi olmayan büyük hastanelerimizin yenilik yaratmayı destekleyen kuluçka merkezleri açmaları ve girişimcilere yoğun biçimde destek sağlamaları için cesaretlendirmeli, desteklemeliyiz. İnovasyon kültürünü, yenilikçiliği sağlık için bir yaşam biçimi haline getirmeliyiz.

Sağlık harcamalarının ani artışı olarak tanımlanabilen medikal enflasyon, ülkede yaşadığımız çoklu krizle beraber dayanılmaz noktalara geldi. Bireysel ödemeye dayanan sağlık sigortası olan hastalar sorunlarının çözümü için olabildiği kadar alt segmentlere kayıyor. Zorlanan kurumlar çalışanlara yaptırdıkları özel sağlık sigortalarında kesintiler yapıyor. Bazı hastaneler % 10 indirim ilan edip duruyorlar ama pansuman tedbirlerden çok, daha kalıcı çözümlere ihtiyaç var. Gelin 2019’u medikal enflasyonla mücadele yılı ilan edelim. Topyekün mücadele burada da gerekiyor. Bunun en kolay yolu inovasyon seferberliği ile yerli ürünlerin kullanımını yaygınlaştırmak ve maliyetleri düşürmek. Sağlıkta işbirliğine dayanan bir ihracat seferberliği ile bu ürünlerin ayrıca global pazarda da tutunmalarını sağlamak gerekir.

Özel sağlık sigortacılığımız başlangıçta hızlı gelişti ancak şimdi tamamlayıcı sigorta seçeneğine rağmen duraklama evresini yaşıyor. Buna karşılık bireysel emeklilik sistemi (BES) devletin de desteğiyle yaygınlaşıyor. Yine de alınan önlemlere rağmen BES’ten de çıkışlar %30-40 lar düzeyinde artıyor. Vatandaşın sigorta sistemine tam güvenini sağlamak için ona hayatı boyunca gerçek bir sağlık sigortası ve yaşlılığında da bakım verecek bir sigorta seçeneği ile yaklaşılmalı. Sağlık sigortacılığının yurtdışı pazarlara açılması da sağlık ihracat seferberliğinin bir parçası olarak ele alınmalı, bu konudaki engellerin kaldırılması için çalışılmalı.

20.yüzyılda tıbbın ana meselesi “Hastalıklar” idi. Hastalıkların sebepleri, teşhisi, tedavisi, rehabilitasyonu çok ön plandaydı. Dolayısıyla tıbbın mabedi hastaneler oldu. Halen biz ve pek çok ülke sağlık bütçelerinin %85’ini hastanelere, tedavi edici hekimliğe ayırarak bu mabedi kutsuyor. 21. Yüzyılda tıbbın ana meselesi “Sağlık” olmalı. Çünkü insanların talebi bu yöne evriliyor. Tüketici davranışları ile ilgili sürekli değerlendirme yapan Nielsen şirketinin son araştırma bulgularına göre insanlarımız artık sağlıklı ürünler değil sağlık veren ürünler tüketmek istiyor! Sağlık ekonomistleri de bu yaklaşımın doğruluğuna işaret ediyor. O halde hastaneler de sadece hasta tedavisi ile yetinmemeli, bir yandan da sağlığı geliştiren kurumlar haline gelmeliler. Dünya Sağlık Örgütünün bu konuda çok önemli yönlendirmeleri mevcut. Avrupa Komisyonu da “Her Politikada Sağlık” vurgusu ile sağlığın bütünlüğüne dikkat çekiyor. Engelli bir yaşlımız, bir toplantıda hastane içi ulaşımda ne kadar zorluk çektiğini anlattığında üzülmeliyiz, utanmalıyız. O halde hastanelerimizin JCI Akreditasyonu kadar Yaşlı Dostu Hastane olmasını da önemseyelim. Bir hastane çalışanı olsak da esas işimizin sağlığa bütünsel bakmak ve onu korumak, geliştirmek için çalışmak olduğunu hiçbir zaman unutmayalım.

Sağlık bilişimi değişimin adeta lokomotifi. Bu alanda iyiyiz, daha da iyi olmalıyız. Buradaki en önemli eksiğimiz aslında iyi yönetişimin temel ilkelerini tümüyle kapsayabilen dijitalleşmeye sadece işleri kağıtla değil de bilgisayarla yapmak olarak bakmamız. Dijital çağın derinliğini, bütünselleştiriciliğini iyi kavrarsak ondan çok daha etkin yararlanabiliriz. Şeffaflık, dürüstlük, samimiyet, paylaşımcılık, işbirliği, misyon odaklılık, çevre duyarlılığı yeni nesil şirketlerin vazgeçilmez özellikleri, dijitalleşme ile geliştirilebiliyor.

Cep telefonlarımız sayesinde bilgiye her an her yerde ulaşabiliyoruz. Cep telefonu aplikasyonları ile artık hekimler, hemşireler birbirleriyle olgu paylaşabiliyor, iletişim zorluklarını aşabiliyor. Büyük ve zincir hastaneler bu teknolojik olanakları personel eğitiminde daha fazla kullanarak hizmet kalitesini arttırmalı.

Sürdürülebilirlik önemli bir kavram, israftan kaçınma ve verimlilik ile beraber, bu kavramı gelecek yıllarda daha çok duyacağımıza şüphe yok. ABD’de yapılan çalışmalarda ortalama olarak hastane yatışlarının %30 unun gereksiz olduğunu iddia eden araştırma bulguları var. Kim bilir bu hastalara ne kadar çok gereksiz tetkik yapılıyor. Bizim de bu açıdan yapabileceğimiz ne çok şey var. Artık 2019’ la beraber gereksiz MR ve BT çekimlerindeki dünya şampiyonluğumuzu da kaybedelim.  Bu niyetle, makineler yerine insana vermemiz gereken önemin değerini de artıralım.

20.yüzyılın tıp uygulamalarında olan teknololjik gelişimin gereği her alanda aşırı uzmanlaştık. Hekimler, hemşireler, teknisyenler kendi aralarında bile uzmanlaştılar. Bir süre sonra sektörün tüm unsurları birbirlerine kapalı “silo”larda yaşamaya başladı. Herkesin kendi normları, meslek etiği oluştu. Bu gruplar bilhassa tek tanılı, karmaşık olmayan hasta söz konusu olduğunda kolayca bir araya gelip gereğini yapabiliyordu. Ancak multidisipliner yaklaşım gerektiren kronik hastalıklarda modern tıbbın başarısını tartışıyoruz. Nesnelerin interneti çağında artık bu silolardan çıkıp birbirimizle daha etkin iletişim kurmalıyız. Paydaşlar işbirliği koşullarını her fırsatta zorlamalı. Bu amaçla kongreleri daha etkili kılmalıyız. Donuklaşmış, bilimi amaç değil araç haline getirmiş yeknesak toplantılar yerine 2019’ da konuyla ilgili tüm tarafların birbirini daha yakından tanıdığı, karşılıklı “daha iyi nasıl yapabiliriz” i konuştuğu ortamlarda bir araya gelmeliyiz.

Türkiye sağlığın pek çok alanında başarılı. Özellikle fedakar ve yetenekli sağlıkçılarımız sayesinde milli gelirden ayırdığı paya göre sağlık hizmet sunumunun başarılı olduğuna inanıyorum. Ancak daha da iyi olmak için yapılması gereken en önemli katkının parça parça verilen hizmetleri bütünleştirecek sevk ve iletişim zincirinin hayata geçirilmesi gereğine birlikte inanmak ve bunun için çabalamak olduğunu düşünüyorum. “Sağlıkta Önder Ülke Türkiye” vizyonu ile var olan başarımızı ihtiyacı olan toplumlara ancak bütünleşerek taşıyabiliriz. 2019 bu anlamda bir atılım yılı olmalı, sadece hizmette değil eğitim ve araştırmada da önderliğimizi birlikte pekiştirmeliyiz. “Sağlıkta Güçlü Türkiye” ancak yerli ve küresel anlamda güçlü olduğumuzda var olacaktır.

http://www.sagligabakis.com/2019-saglikta-atilim-yili-olabilir-mi/



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (1) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • What GM's layoffs reveal about the digitalization of the auto industry
    16/12/2018
    ABD'de otomotiv endüstrisinde yaşanan işten çıkarmalar meslek insanlarından beklenen>>

  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

Devam >>