YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







ADANA ADRESLERİNİ YİTİRİYOR
Yazar: SAMİH AZMİ EZER | Tarih: 31/01/2012 | Saat: 22:30

Çocuk, meraklı ve utangaç gözlerle etrafa bakıyordu. Yardım istiyordu belli ki. 20’li yaşlarında, yanında kız arkadaşı. Ben yanlarından geçerken umutla bana döndü ve sordu; “Pardon, Sun Sineması’nın nerede olduğunu biliyor musunuz?”

Bastonuna dayanmış, yaşlıca, tatlı mı tatlı bir kadıncağız, yanında olasılıkla kızı olan bir kadınla birlikte, gençleri durdurup Sun Sineması’nı sormuş. Bilememişler. O sırada oradan geçmekte olan 4-5 genç kıza da onlar sormuş, ama kızlarda da yanıt aynı; “Valla bilmiyoruz”.

Yaşlı kadın ve kızı, anlaşılan Adana dışından gelmişler ve gene anlaşılan Adana’ya oldukça uzun bir zaman aralığından sonra gelmişler. Sun Sineması’nın, Arı Sineması ile birlikte popüler olduğu, Sun Sokağı’nın Adana’nın moda merkezi olduğu zamanlarda kalmışlar. Çünkü o sokaktaki bir mağazayı arıyorlardı. Tarif ettim –Mağaza neyse ki hala açık olan bir işyeriydi- teşekkür edip gittiler.

Atatürk Caddesi’nin ortasında kalakaldım. Sun Sineması’nı bilmeyen gençler. Hiç inanasım gelmemişti. Şaka gibiydi. Adana’da ol ve Sun Sineması’nı bilme. Olacak gibi değildi.

Ama sonra düşününce insan bazı şeylerin ayırdına varıyor.

Ben doğma büyüme değil, sonradan olma Adanalılar’danım. Antakyalıyım ve Adana’ya 1983 yılında geldim. Dile kolay 29 yıl olmuş.

Bu süre içerisinde Adana’da ne denli çok şey değişti farkında mısınız? Adres olarak gösterilen, bu kent için marka olmuş ne denli çok yer değişti, yok oldu.

Biz çocukken Antakya’dan Adana’ya gelirdik. E-5 o zaman İnönü Caddesi’nden, Kuruköprü’den geçerdi. Annem-babam Küçüksaat’ten Büyüksaat’e giden yol üzerindeki Mahir mağazasından alışveriş yaparlar, sonra, şimdi Dörtyol’da Sabancı İş Merkezi’nin bulunduğu yerdeki Onbaşılar’da kebap yerdik.

1970’li yıllarda doğmuş Adanalı arkadaşlara Onbaşılar’ın o lokantasını anlatmayı başaramadım.

Onbaşılar Kebapçısı, çok sonra karşıdaki Özelsancak İşhanı’nın birinci katında uzun süre faaliyet gösterdi ama orayı da kapatmak zorunda kaldılar.

Özelsancak’ın girişinde Gündoğdu Börekçisi vardı. Çok güzel börek, çorba ve ayran yaparlardı. Orayı kapatıp Kuruköprü civarına taşındılar, uzun yıllar orada faaliyet gösterdiler ama sanırım artık orası da kapandı.

Özelsancak İşhanı’nın alt katında Liman Lokantası vardı. Karadenizli ortaklar işletirdi. Doğru anımsıyorsam Rize’nin Çamlıhemşin ilçesindendiler. Kuru fasulyesi, orman kebabı, tas kebabı, ille de hamsili pilavı, hamsi buğulaması muhteşem ötesiydi. Çok popülerdi ama tarihe karıştı.

Kuruköprü’de Turgut’un Yeri Ocakbaşı vardı. Eski bir Adana evinde, gerçek bir Adana ocakbaşı. Orası da kapandı. Gene Kuruköprü’de Pehlivan Palas Oteli, yıkıldı yıkılacak. Pencereleri, pervazları sökülmüş; son demlerini yaşıyor. Ayrıca onun yanında önce Set, sonra da Selibra Oteli olan bina. Şimdi yerinde yeller esiyor.

Cemal Gürsel Caddesi’ne İnönü Caddesi tarafından hemen girişte SHP’nin İl Başkanlığı binası vardı. Adana siyasetinin kalbinin attığı yerlerden biriydi. Orası da tarih oldu.

Yeni Adliye binasının yerinde Can Lokantası vardı. Şimdi CHP’de çeşitli görevler alan, o zaman Bağımsız Laspetkim-iş Sendikası’nın Şube Başkanı olan Zeki Özer’in emeklilik yemeğini orada yemiştik, bir grup gazeteci arkadaşla birlikte.

Kurtuluş Mahallesi’ndeki Ramazanoğlu Caddesi, bir türlü bu isimle bilinmez. Orası Pandora Sokağı’dır. Pandora mağazası oraya adını vermiştir. Mağaza bir süre önce Gazipaşa Bulvarı’na taşındı. Ama orası hala Pandora Sokağı diye anılır.

Bu sokağın hemen karşısında, Atatürk Bulvarı’nın diğer tarafında büyük bir apartman vardı. Sabancılar’a ait apartmanın ilk bir-iki katı Amerikan Konsolosluğu idi. Bölgenin adres nirengi noktalarının başta gelenlerinden biriydi. Boşaltıldı, yıkıldı, gitti. Konsolosluk şimdi kent dışında, Ceyhan yolu üzerinde. Birine Cemalpaşa’da adres tarif ederken yanılıp da Konsolosluğun yanında- yönünde diye anlatırsanız, dinleyen kişinin yandığının resmidir.

Oralara gelmişken Gülbahçesi’ni anmadan geçmek olmaz. Orada eskiden gerçekten bir gül bahçesi vardı. Önünde de fotoğrafçı, hediyelik eşyacı gibi bir sıra dükkan. “Gülbahçesi” diye anılan o yer, sonrasında yıllar süren ve yılan hikayesine dönen yapım çalışmaları nedeniyle “Kastelli İnşaat” olarak adlandırılmış, nihayet aslına rücu edip “Gülbahçesi Sitesi” adını almıştı.

Yolun karşı tarafında da Yolgeçen Kitabevi vardı. Adana’nın en gelişkin, en zengin kitapçısı idi ve adres tarifleri oraya göre yapılırdı. O da gitti. Gülbahçesi Sitesi’nde bir yere sığındı ve sanırım orası da kapandı.

Atatürk Parkı’nın güney tarafında, şimdiki Bahripaşa Çeşmesi’nin olduğu yerde, herhalde dünyanın en güzel tavuklu sandviçini yapan büfelerden biri vardı. Tadına doyamazdınız. O da kaldırıldı, sanırım Seyhan Oteli’nin arka sokağında bir yere taşındı ama eski ünü de havası da kalmadı.

Eskiden bir de pavyonlar sitesi vardı. Adana’nın tüm barları- pavyonları, belki bir- ikisi dışında aşağı yukarı şimdiki Galleria’nın olduğu yerde ve yan yanaydı. Orası da tarih oldu.

Eski Baraj’ın orada da Genç Eğlence Tesisleri vardı. Halil Genç’in işlettiği mekanın en bilinen olaylarından biri de Bülent Ersoy’un sahnede vurulmasıydı. Çok popüler bir yer idi ama artık ne Halil Genç kaldı ne de tesisleri.

Tarihe karışan ayrı bir mekan da Sular bölgesiydi. Birkaç yazlık sinema, lokantalar, kafeler, eğlence yerleri ile Adana’nın özelikle geceleri keyif merkeziydi.

Ve de Sular’da, Tren İstasyonu’nun hemen yanında yer alan Gar Lokantası. Gerçek bir kent geleneğiydi. Birkaç kez sahip değiştirdikten sonra orası da kapandı, yok oldu, gitti.

Ve Mavi Köşe Pastanesi. Özelikle doğumu 1950’li, 1960’lı yıllarda olan Adanalı gençler için tam anlamıyla bir toplanma yeri, piyasa mekanı olan işletme. Orası da artık bir tarih. Adana’da Mavi Köşe’yi bilmeyen nesiller var, inanılır gibi değil.

Mavi Köşe’nin az ilerisinde, Sun Sokağı’nın Atatürk Caddesi tarafından girişinde de Uğur Cafe vardı. Kişisel tarihim açısından çok önemliydi. Hemen her gün uğrayıp bira eşliğinde yemek yer, arkadaşlarımla buluşurdum. Sahibi Mehmet, bir süre Gar Lokantası’nı da çalıştırdı, sonra Adana’yı terk edip Bodrum’a yerleşti. Yıllar sonra karşılaştığımızda, “Adanalı diye sor, herkes tanır” demişti. Bir gün denk getirecek ve Bodrum’a gidip soracağım.

Adana’nın yitirdiği değerlerden biri de örneğin Tatlıcı Fehmi. 1941’den beri faaliyette olan bir Adana markası, artık yok. Teslim bayrağı çekti. İlk faaliyete geçtiği yeri bilmiyorum ama Gazipaşa Bulvarı’ndaki mekan, herkesin bildiği, adres tarifi için merkez olarak kullanılan bir noktaydı. Şimdi bir unlu mamuller işletmesine dönüştü.

Adana’nın bir de köşkleri vardı. Şimdiki Özel Adana Hastanesi’nin yerinde – ki orası da uzun yıllar Universal Hastanesi idi ve onun da ad değişikliği hala tümüyle kabullenilebilmiş değil- Özgür ailesinin köşkü vardı. “Sütçü’nün Konağı” adıyla bilinirdi. Bir başkası da, şimdiki Atatürk Caddesi Groseri mağazasının yerinde bulunan Gökçelilerin eviydi. Olağanüstü estetik, güzel ve gösterişli bir yapıydı. Şimdi yerinde Groseri ve bir “rezidans” yükseliyor.

Eski gösterişli köşklerden bir-iki tane kaldı. Ziyapaşa Bulvarı üzerinde kolonyal mimarisi ile Talip Aksoy’un evi, Kurtuluş mahallesi Yüzevler  bölgesinde Süreyya Oral’ınki ile birlikte birkaç konak, hepsi bu.

Aklıma gelmeyen eminim daha birçok varlığını yitirmiş Adana tarihsel noktası vardır. Ben aklıma gelenleri yazmaya çalıştım.

Adana, adreslerini yitiriyor.

Geçmişe tümüyle ve körü körüne bağlı kalmak, her şeyi hiç değişmeden korumak elbette sağlıklı değil ama yaşanılan yerin belli değerlerini –maddi olsun, manevi olsun- olanaklar ölçüsünde ayakta tutmaya çalışmak, gelecek kuşaklara aktarma çabası göstermek, herhalde o yaşanılan yere ödenmesi gereken bir borç olmalı.



[ Yorum Ekle ]    [ Yorumları Oku (5) ]    [ Yazıyı Öner ]    [ ^ Başa Dön ]    [ Yazdır ]




  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

  • ÇAY ÜRETCİSİ KENDİ ÇAYLAĞINDA İŞÇİ HALİNE GELDİ
    14/05/2017
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNDE      AFYONU YASAKLATTILAR >>

Devam >>