YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







Yorumlar
Yeter Artık! Hayır!
SÜLEYMAN BOZDEMİR
29/07/2010
Yazarın görüşlerine katılıyorum ama halkımızın bu gerçekleri görmesini nasıl sağlamalıyız?Asıl sorun bunları halka anlatmanın ve onları kazanmanın bir yolunu bulmaktır.

Referandumda oyum ne olacak?
MUSTAFA ÇİNKILIÇ
29/07/2010
Mehmet bey, keşke senin dediğin ve algıladığın gibi olsa ve 12 Eylül zihniyetinden hesap sorulsa. geçici 15. maddenin oylaması sırasında CHP nin zaman aşımını ortadan kaldıran önergesi Ak parti oyları ile reddedildi. Niye geçici 15. maddenin kaldırılmasına zaman aşımını kesen fıkra eklenmedi? düşünmeni iserim. 12 Aylül Anayasasının zihniyeti tek kişinin (Cumhurbaşkanı Kenan Evrenin )belirleyiciliğinden bir sistem kurmaktı. Yani tek adam zihniyeti. Bu değişikliklerdede aynı tek adam zihniyeti devam ediyor, gerisi işincilası -kandırmacası lütfen birde bu gözle bak. kolay gelsin

Referandumda oyum ne olacak?
NURAY SOMER BOZBEY
29/07/2010
Genç mağdur vatandaş, 8 yaşında iken yaşadığın mağduriyet bizlerin olgun yaşlarda yaşadığımız mağduriyetin yanında hiç kalır. Dünyanın neresinde olursa olsun askeri veya sivil dikta geldiği zaman bazı mağduriyetlerin yaşanması normaldir. Yakın tarihimizi daha derinlemesine okumanı tavsiye ederim. Türkiye’de askeri darbeler ve yönetimler maalesef olmuştur, ama hep geçici olmuştur. Senin (EVET) oyu vereceğin anayasa değişikliği kabul edilirse sivil diktatörlük başımızdan gitmemesine devamlılık arzedecektir. Bunu bile görememek toplumsal bir gaflet olur. Çünki öyle dönemleri ben eşimle beraber faşist bir sivil dikta yönetiminde Türkmenistan’da bizzat yaşadım. Kanunların kağıt üzerinde kaldığı, masum insanların siyasilerin emirleri ile hapishanelere doldurulduğu, tüm telefonların dinlendiği, internetin yasak olduğu, basın ve televizyonun tamamen devlet yanlısı yayın yaptığı, hakim ve savcıların siyasilerin emrinde olduğu, insan hakları ve basın özgürlüğünün bulunmadığı, halkın açlık ve yoksulluk içinde yaşadığı, yılda bir kez devlet tarafından dağıtılacak bir çuval unu beklediği, kadınların işsizlikten fuhuşa yöneldiği, halkın korkudan sesini bile çıkaramadığı, gizli muhbirlik ve tanıklık sebebiyle babanın, oğluna, kardeşin kardeşe güvenip iktidara muhalif olarak iki cümle konuşamadığı bir ortamı yaşadım. Bunun ne demek olduğunu bilirmisiniz????? Güzel vatanımda sivil dikta istemiyorum, göstermelik değil gerçek demokrasi istiyorum…. Bunun için de sivil diktaya HAYIR diyorum….

Referandumda oyum ne olacak?
TEMEL ÇÜRÜK
28/07/2010
Bu günden bakınca ogün o olayların içinde olan insanların çoğu yaptıkları işlerin yanlış olduğunu,kardeşi kardeşe düşman edip kırdırma olduğunu zaten söylüyorlar.O kötü günlerde herkes rolünü bilerek veya bilmeyerek oynadı ve perde kapandı,o tarihlerde bu oyunun finali çok alkış aldı.Günümüzde politikacılar o günlerle ilgili insanların acılarını depreştirerek kendince kısır döngü patinaj hesaplarıyla yine insanlara cambaza bak diyorlar.şimdide aynı 80 ihtilali öncesi gibi kardeş kardeşe kıyıyor,ülke dahili ve harici hainlerce bölünme tehlikesiyle karşı karşıya, kimse kılını kıpırdatmıyor.Demokratikleşme bu referanduma ve bu memleket için canını ortaya koyup ailelerini tehlikeye atan insanları tasviye etmeye endeksleniyor.Seçim kanunu demokratik mi?dokunulmazlık demokratikmi?siyasi parti kanunu demokratikmi? bu referanduma evet veya hayır denince mi demokrasi gelecek.

Silifke'de Poyraz
FİGEN DORAN
28/07/2010
Nuray hanım, Övgü dolu sözleriniz içn teşekkür ediyorum. Bir gün karşılaşmayı dileyerek selamlarımı gönderiyorum. Dr. Figen Doran

KAPALI SİTELERDEKİ KAPALI YAŞAMLAR
ÇİĞDEM SEZER
28/07/2010
Kaya Bey, değerli yorumunuz ve katkılarınız için teşekkür ederim. Saygılarımla, Çiğdem SEZER Saygılarımla

Bebek Mamaların da Sadece Kurşun mu Var?
FİGEN DORAN
28/07/2010
Sayın Çapar Kanat, Yazınız için teşekkürler. Bebek mamaları konusu şüphesiz çok çok önemli. Lütfen bunu her yerde işleyin, yazın. Bir doktor olarak bu konuyu ele aldığınız için çok mutlu olduğumu söylemek istiyorum. Sabırsızlıkla sdiğer gıda maddeleri konusunu da yazmanızı bekliyorum. Mesela kutu sütlerinde ne varmış? Hazır yoğurtlarda ,tereyağlarında,peynirlerde...Selamlar. Prof. Dr. Figen Doran

YAZLIK VE YAYLA MAHKUMU GENÇLER
MUSTAFA CEYHUN
28/07/2010
Hocamın düşüncelerine katılıyorum. Bizler çalışarak üretmedikçe yok oluruz. Bu gençlerimizi yıllardır tembelliğe iten şartları ortadan kaldırmak için çok güzel proje olduğuna inanıyorum.

YAZLIK VE YAYLA MAHKUMU GENÇLER
MAHBUBE RANYA ERDOĞAN
26/07/2010
yazınızı okurken inanılmaz keyif aldım ve mutlu oldum.Bende gümüşhaneli ve üniverste öğrencisi olarak bizim geleceğimiz bu denli olumlu etkileyecek ve sağlam temeli olan projeler etkinleştirildiği için gurur duydum.Böyle bir yazıyı dayımın yazmış olmasıda ayrı bir onur tabiki.Gercekten gençliğimizin benim kaanatimce 'sorunlarını' çok iyi gözlemlemişsiniz.Dediğiniz gibi beyin göçü nedeniyle aslımızdan topraklarımız ve ananelerimizden kopmak üzereyiz.Biz gençlerin bu tür etkinliklerle farklı sehirlerden iklimlerden bir araya gelmeleri sosyal gelişimleri açısından eminim çok yararlı olacaktır.Ayrıca hemşehrim olan bir beyefendinin bizi düşünerek böyle projelerde bulunmasıda, sağlam bir gelecek için beni çok ümitlendirdi.Böyle aydın insanların ışığıyla yolumuza devam etmek hedef ve hayallerimize ulaşmak inanılmaz bir duygu olacaktır.Emeğinize sağlık. buradan Tebriklerimi bildirir çok teşekkür ederim..

Bebek Mamaların da Sadece Kurşun mu Var?
ÇAPAR KANAT
26/07/2010
Temel bey yorumunuz içi ve iltifatınız için teşekkür ederim. Bu siteyi bana siz tanıttınız. Azıcık Ucundan Adana' lı olmamız sebebiyle Adana' lılarımızın buluştuğu sitede de okunmak güzel bir şey olacak. Saygılarımızla Çapar Kanat-Çiğ Süt Üreticisi

Bebek Mamaların da Sadece Kurşun mu Var?
TEMEL ÇÜRÜK
26/07/2010
Saygıdeğer Çapar Kanat abimiz yazın sitede hayırlı olsun.Herzamanki gibi güncel konulara deyiniyorsun,tebrikler ve başarılar.

KAPALI SİTELERDEKİ KAPALI YAŞAMLAR
KAYA ARIKOĞLU
26/07/2010
Tebrik ederim. Hepimizin düşünmesi gereken bir konuyu ele almışsınız. Bence, "Kapalı Siteler" de yaşamanın tercih edilmesi çok kaygı verici bir gelişme. -Toplum içinde barışın ve güvencenin yok olması sosyal bölünme yaratabilir. -Üst gelir gurupları diğer guruplara karşı korunmuş olarak toplumsal problemlere duygusuz kalabilirler. Bu tip konut yaşamlarının çoğalması "Kentlerin Ölümü"nün başlangıcıdır. Topluma "Açık Kentler" demokratik paylaşımın fiziksel yapısını temsil eder. "Kapalı Siteler" tam tersi "toplumsal tecritin kaleleri"ni temsil ederler. Bu gelişimin önlenmesi için kent merkezlerinin daha yaşanır ve emniyetli olmaları gerekir...Bunun içinde kent merkezine ciddi yatırımların planlanması gerekir. Saygılarımla, Kaya Arıkoğlu

Proje Müdürü ve Fırıncı
FATOS SAHIN
26/07/2010
Sayın Efsun Erkemen yazınızı esefle okudum. Büyük dedem, Dedem, Dayım ve şu anda Dayımın çocukları olarak geçmişten bugüne fırıncılık mesleğini yapmaktadır. Fırıncıların kendilerine özgü damak tadları ve yemek menüleri vardır, bütün gün yüzlerce lahmacun ve etli yemek pişirdiklerinden o yemeği bazen görmek bile istemezler. Endişelerinizi gidermek adına söylüyorum gönül rahatlığıyla yemeklerinizi herhangi bir fırına gönderebilirsiniz kimsenin içinden çalmayacağına neredeyse garanti verebilirim.

ÇUKUROVALILAR DERNEĞİ (Ankara)
ÇAPAR KANAT
24/07/2010
Derneği tanıtımınız için teşekkür ederim. Çukurova' da oturanlar hiç olmaz ise Ankara' da bir derneklerinin olduğunu öğrenmiş oldular

CESARETİN BİTTİĞİ YERDE ESARET BAŞLAR
ÇAPAR KANAT
24/07/2010
Kazanılması mümkün olmayan mücadelelere girişmek büyük cesaret ister. İşte büyük mücadelelerde cesaret gösterip ileri atılanlara kahraman denilir, sonuçta sağ kalanlara gazi denilir, canlarını verenlere şehit. Düşman tarafına yakalananlar esir veya tutsak,tutuklu. Tutsaklar bir de hürriyet bedeli ödemiş olurlar. Gazilik ve şehitlik de aynı ölüm riskini alırlar. Bu mücadelenin tesadüfen yanında yer almış olanlar ,karşılaştıkları zaferden kendilere en çok pay ayrılmasını isteyenlerdir.

ÇETİN ALTAN’A AÇIK MEKTUP!…
SUNA GERMEN
19/07/2010
ben sizden dahada derin şaşkınlığı,adını bile anmak istemediğim bu kişiyle bir zamanlar 80 yıllarda IST.ispanyol konsolosluğunda verilen davette büyük bir heycanla yanına oturduğumda kendileri özalı arşıalaya çıkartıp Atamızın İzmir mahkemesinden sonra astıklarının sayısını anlattı (hem valla hem billa) kendisine neden yazmadınız diye sorunca da ' yazayım da yok mu etsinler dediğinde ' fena mı olur kahraman olurdunuz (!) dedimdi.Sola gittim bir kob olkmadı sağa bir kob olmadı, şimdi bu yolda gidiyorum deyince 70 e gelenin aşk araması demek böylesi boza biliyormuş bir insanı yazıklar olmuş biz 68 kuşağına Vallahide Billahi demişidim.

Silifke'de Poyraz
NURAY SOMER BOZBEY
17/07/2010
1969 senesine kadar Silifke’yi tahta kaşıklarla oynanan hareketli folkloru ile tanıyordum sadece… Yeni mezun bir öğretmen olarak görev yerimi belirleyen kurada Silifke’yi çekince rahmetli genel müdürümüz Müjgan Dericioğlu ‘benim memleketime gidiyorsun, çok seveceğine eminim’ demişti. Ev bulana kadar ailemle İmren Palas’ta kalmıştık. Otelin veya eski kervansarayın güzel yüzlü, aydın bir Cumhuriyet kadını olan sahibesini çok sevmiştim. Babam o yılların küçük kasabasında herkesle dost olmuş, kaymakamın da askerliğini yanında yaptığını öğrenince, ‘hocahanımın komutanı da sensin bundan sonra’ diyerek gönül rahatlığı ile beni Silifke’lilere teslim etmişti. Öğretmenlere saygı duyulan yıllardı. Meslek hayatımın ilk yılında Silifke’de olmaktan çok mutluydum. Kız Enstitüsü o yıllar tepedeydi. Hergün başka bir heyecanla o yokuşu tırmanırdım. Okul çok eski bir binaydı. Sınıfımızın boya ve badanasını, tamiratını şimdi bir kısmı öğretmen olan sevgili öğrencilerimle yapmıştık. Silifke’nin poyrazı ile ilk kez o tepedeki okulumuzda tanıştım. O zamanlar ev hanımlarına yönelik bir gazete çıkarmaya hazırlanıyorduk. Poyrazın beni adeta arkamdan hızla iterek okula tıktığı o gün gazetemizin adını da koymuştum zihnimde…Poyrazın getirdikleri….. Bu gün tesadüfen okuduğum yazınız beni o günlere götürdü. Poyrazı öyle güzel anlatmışsınız ki; biran eteklerimin havalandığını, gözlerime kum tanelerinin dolduğunu, arkamdan hızla itildiğimi hissettim sanki. Kaleminize, yüreğinize sağlık…. Sevgiyle ve sağlıkla kalın.. Nuray Somer Bozbey ( bir Silifke gelini )

ADANA'DA MEŞALE OLMAYA NAMZET BİR PLATFORM
MEHMET ALİ BALTA
15/07/2010
VATAN,MİLLET VE BAYRAK SEVGİSİNİN YOK EDİLDİĞİ,BİLGİ VE İLİMİN TARİKATLAR VASITASIYLA AYAKLAR ALTINA ALINMA PLANLARININ HIZLANDIRILDIĞI GÜNÜMÜZDE,BÖLGEMEMİZDE DEĞERLİ VATANSEVER İNSANLAR TARAFINDAN ULUSAL BİR TOPLUMSAL FAALİYETİN ORGANİZE EDİLMESİ TÜM BÖLGE HALKI TARAFINDAN CANI GÖNÜLDEN DESTEKLENMELİDİR

ÜCRETLİ OTOPARK UYGULAMASINA KARŞI AVUKAT ARANIYOR
MUSTAFA ÇİNKILIÇ
15/07/2010
sevgili koral bey konu ilginç. bildiğim kadarı ile; aparmanların otoparkı yoksa, projede yeterli otopark alanı ayrımamışlarsa, belediyeye otopark parası ödemek durumunda ve belediye bu otopark paraları ile otopark yapmak zorunda, hatta belediyeye otopark için ödenen paraları otopark yapımından başka bir alanda kullanılması da yasaktı. son yasal düzenlemelere ve değişikliklere bir bakarım. Ne yapılabilir bir değerlendirelim.

İSRAİL VE TÜRK HÜKÜMETİNİN TUTUMU
F. SAYGIN
13/07/2010
Bizim güzel insanlarımız işte sadece böyle hem kendimizi hem bizim dışımızdakileri eleştirir sonra da unuturuz geçer. Türkiye iç ve dış sorunlarını halletmesi için sorumluluklarını bilen, aklını kullanan, yetinmeyi bilen, çalışma ahlakı olan, insana insan olarak olarak yaklaşan, her türlü eğitim donanımını sağlamış, kültüre doymayan nesiller yetiştirmeyi amaç edinip gerçekleştirmeye baksın, işte o zaman çözüm olacak durumlar devreye girer. Sonra yapılacaklara ilk bakıyoruz, şehit verip bir anakuzusunun evine ateş düşüyor anca iki bayrak asılıp vatan millet sakarya deniyor, sonrası malum "Amaaann Allah büyük" diyen halk... Hadi bunlar varsayımlar, peki bu gemi olayına gösterilen tepkinin aynısı bir şehide neden verilmiyor? Türkiye'de hangi fabrika bu kadar hızlı basım yapıp bir iki saatin içinde 2 milyon civarı gazze bayrağı ve olayı protesto pankartları basılıyor. Hepsi çok güzel oynanan oyunlar. Adam gelme vururum diyor ve diğer devlet sen git evladım sevap kazan gemide şehit ol diyor. Vee koskoca millet ayakta uyuyor. Neyse söylenecek daha çok söz var ama ne zaman ne de yazmak yeter...

AKKUYU NÜKLEER SANTRALI: GEREKLİLİK Mİ,SİYASİ TERCİH Mİ?
CENGİZ YETİŞ
11/07/2010
Yusuf hocam, yazınızı neredeyse soluk almadan bir çırpıda okudum. Maalesef Turkiye Nukleer santral kurma ve nukleer enerji konusunda çok geç bırakılmıştır. Akkuyu santrali ile bunu acilen devreye sokup yenilerini hızla eklemelidir. Yıllar önce Akkuyunun depremselliği ile ilgili Milliyet gazetesinin Düşünenlerin düşüncesi sütununda yazmiştim. sizden ricam, elinizde mutlaka bilgi olduğuna inanıyorum, Amerika, Kanada, Japonya başta olmak üzere nükleer kullanan avrupa ve diğer ülkeler son 10, 20, 30 yılda, yılda kac nukleer santrali devreye sokabilmişler? Biz 1 taneyi hala devreye sokamaz iken! Saygılar. Hep iyi olunuz. cyetiş

AKKUYU NÜKLEER SANTRALI: GEREKLİLİK Mİ,SİYASİ TERCİH Mİ?
MEHMET YILDIRIM
09/07/2010
Sayın hocam, Eline sağlık, çok çok güzel bir yazı. Keşke bu yazınız ulusal medya\'mızda yer alabilse. Ama ne yazık ki medya sansasyonel haber peşinde; gerçeklerin değil. Batı bizim gibi islam ülkelerinin nükleer teknolojiye sahip olmaması için her yolu deniyorlar. Türkiye\'de de cevreci etiketli örgütlere finansman desteği sağlayarak bu amaçlarına ulaştılar ne yazık ki. Umarım bu sefer başaramayacaklar. Saygılarımla Mehmet Yıldırım

Silifke'de Poyraz
MEHMET ALİ SULUTAŞ
09/07/2010
İyi bilirim o poyrazın hırçınlığını. Bucaklı Mahallesi’nin en sonundaki yaşam damından çıkıp ‘Kumluk’ diye bilinen alana geldikten sonra o poyrazın kaldıracıyla ürpertili havalanır, Asarkaya’nın yamaçta asılı duruşundan huylansam da, taş köprünün beri kulağına ulaşır, köprünün batı yönünde yükselen korkuluk duvarın kuytusunda, Karşıyaka’daki Ortaokul’a gider gelirdim, 1950-54 arası. İlkokul beşinci sınıfta da öyleydi, Cumhuriyet ve Sakarya okullarına gidip gelirken. İlk dört yılımızda az etkilenmiştik poyraz burgacından, Bucaklı okulunda... Silifke’nin poyrazı sadece şarkı ve türküde dillendirilmedi; şiir ve öyküde de yerini aldı. Sözgelimi, İngilizceye de çevirdiğim, benim gibi Gülnar kökenli olan, Silifkeli şair-yazar Ali F. Bilir’in “Üşüyen Sıcak Düşlerim” (*) başlıklı öyküsündeki, “Fırtınanın dağlardan kopup gelen bağırtılı soluğu, pencere camlarında patlıyor ilkin…” diye başlayıp, “Giderek daha da azgınlaşıyor fırtına. Oyunbozan, yaramaz bir çocuk sanki. Ağlayıp sızlıyor, ortada dolaşıyor, taş yağdırarak korku salıyor çevresine. Sesi kısıldığı anda bile, pusuda beklediğini sezdiriyor. Belli ki, oyun istiyor canı. Hangi karanlık gölgenin ardına sinmiş? Loş, buzsu ininde tilki uykusunu dinlendiriyor…” diye devam eden bu çocukluk yıllarını yansıtan koşuksu öykünce. Silifke Kalesi’nin eteğinde bir damda yaşamış olan şair-yazarımız Ali F. Bilir’in de öyküleştirdiği o “Deli Poyraz” sağladı sağlam kalmamızı belki de... Mersin, 8.7.10 Perşembe Mehmet Ali Sulutaş, MBA, İktisatçı Soroslu değil ama has bir Toroslu Yurttaş Kanada Büyükelçiliği fahrî (muhtarı) temsilcisi Karabucak Turizm Projesinin Fikri Bilgin’le yaratıcısı TURAB Kurucu Genel Sekreteri, ilk YİK Bşk Yardımcısı Mersin Sivil Toplum Birliği Kurucu Başkanı ve Gözlemcisi Tüm Çeviri İşletmeleri Derneği Kurucu Genel Sekreteri ve bilgesi ‘Migration Ballads’ adlı Ali F. Bilir şiir kitabının İngilizce çevirmeni ‘Düşüncelerin Dansı’, ‘Ana Sütüm Türkçe’, ‘Üçüncü Arka’, ‘Türkçenin Kandilleri’nin yazarı ‘Migration Ballads: A Poet's Journey’ Poet: Ali F. Bilir, Translator: M. Ali Sulutas plainviewpress.net/gallery2/pages/MigrationBallads.htm Amazon.com: Migration Ballads-A Poet's Journey (9781891386398): Ali F ... Pirireis Mah 1125 Sokak No: 5C/15 (Dağıstan Sitesi) Yenişehir, Mersin 33110 (324) 327 4749; (532) 606 5776 www.adanafikirplaformu.org www.demokratmersin.com/ ekemer.com gundemmersin.com/editornews.asp?ID=98 malisulutas@yahoo.com malisulutas@hotmail.com (*) Ali F. Bilir, “Üşüyen Sıcak Düşlerim”, E Yayınları, İstanbul, 1994 (s. 9)

YANLIŞIMIZ NEREDE
SVT KADETOVA
06/07/2010
Very clever and important article.It is important for all people whom want have good education for there childrens.

YAŞLANMAYAN İLHAN SELÇUK!...
METİN ATAMER
30/06/2010
Cok guzel bir uslupla yazilmis bir yazi, Ilhan Selcuk'u tanimak bir ayricalik olduguna inanirim.Cok guzel anlatmissiniz.



Toplam: 1040 sonuç, 826-850 gösteriliyor
«Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 »Sonraki


  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

  • ÇAY ÜRETCİSİ KENDİ ÇAYLAĞINDA İŞÇİ HALİNE GELDİ
    14/05/2017
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNDE      AFYONU YASAKLATTILAR >>

Devam >>