YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







Yorumlar
RÜŞTÜ
HALİL ARIK
19/07/2015
Ben de Unutulmaz insan Kemal Kurdaş döneminin öğrencilerindenim... O yılların herşeyi güzeldi... dostlukları, yurt hayatı, fikirlerin paylaşımı, hocaları, forumları, hatta boykotları bile... Komer'in yakılan arabasının toplumda yaydığı ışık bile... Şükrü Baba'ları, Yalım Hoca'ları mı "iyi" olmayacak bunca iyiler arasında.... Ve bugünlerin kirli siyasetine karşı mücadele kazanılabilmiş olsaydı, bu hallere düşer miydi bu ülke!.... Kaybedilen hayatlar, ülkenin geleceğinden çok şeyler çaldı götürdü...

'GECEKONDU ÜNİVERSİTELER' ELEŞTİRİSİ DOĞRU, ANCAK KABAHAT KİMİN?
ALİ KOTAN
19/07/2015
Sayın Ortaş, "bilimi ve liyakatı savunan " az ama var. Eleştirilerini dersime taşıyacağım. Sevgiler.

ORUÇLULAR ALKOLLÜ GİBİ SÜRÜYOR
MURAT ÖZER
10/07/2015
Bu yazı "sap ile samanı birbirine karıştıran" bir yazı olmuş. Oruçlu olan insanın vücut kimyası değişir ve insan sakin ve huzurlu bir hale bürünür. Yazının sahibi belli ki oruç tutmuyor ve bir tecrübesi yok. Sadece tahmin edip atıyor. Beyefendi oruç tutmak güzeldir, hem de çok güzeldir. Oruçlu sürücüler istatistiki olarak hiçbir tehlike arz etmezler. Tam tersine daha emniyetlidirler. Böyle iftira yazıları ancak Türkiye gibi sözde aydınlarının resmi devlet ideolojisinin kalemşörleri olmuş ülkelerde görülür. Ne diyelim Allah akıl fikir versin. Ve Allah bu zihniyete azıcık araştırma ve öğrenme merakı nasip ediversinde İslam'ın güzellik ve büyüklüğü ile Hak olduğunu görsünler.

HATIRLAMAK SENİ
ZEREN YORGANCI
25/06/2015
bayıldımm ...siir biz bayaniara kaldı..

Gelişmekte Olan Ülkelerde Hükümet Kurmak !..
MEHMET ALİ SULUTAŞ
24/06/2015
TBMM’ne değil, TBMM’ye; MİY’na değil, MİY’e olmalı.

SAYIN BAYKAL’A AÇIK MEKTUP….
HAMİT SERBEST
12/06/2015
Halil hocam, Size katılıyorum, Baykal'ın hepimize bir açıklama yapması gerekiyor. Hızır gibi yetişip Erdoğan'ı milletvekili ve başbakan yapmıştı. Şimdi de sıra Erdoğan'ı Başkan yapmasına geldi galiba. Her ne hikmetse bu ülkenin muhalefet liderleri gerektiğinde AKP'nin imdadına yetişiveriyorlar. Bahçeli de Abdullah Gül'ü Cumhurbaşkanı yapmıştı. Siyasetin çok çetrefilli bir iş olduğunu biliyorduk ama bu dönemin siyasilerinin ne kadar gizemli olduklarını bilmiyormuşuz. Saygılarımla. Hamit Serbest

KİRLİ SİYASET.....................
ÖZCAN YILMAZ
07/06/2015
çamaşırlar makineden biraz temiz çıktı.....tekrar yıkamamız gerekecek....daha da temiz olsun.....

SEÇİME DOĞRU SİYASİ YELPAZEDE SOL CEPHE
NEVZAT IKİZ
01/06/2015
Bize göre Türk solunun en büyük şanssızlığı yine dine dayalı batıl inanç kaynaklıdır. Genel anlayışa göre Sağ makbul, sol sıkıntılıdır. Kapıdan çıkarken veya sokağa çıkarken önce besmele çekmek, sonra sağ ayakla çıkmak, sağ eli kullanarak iş görmek normaldir de sol el veya sol ayağını kullanan biri solak olarak adlandırılır ve dikkati çeker. Genel olarak tanımlanmak istenirse çocukluktan gelen bir anlayışla sağ cicidir ama sol kakadır. Bu nedenle diyebiliriz ki Türk solu oldum olası şanssızdır. SN. Dr.Baysan Yazınızın bu bölümünden sonrasını okuma gereği duymadım. Çünkü; İnsanların anatomik yapısına göre (tıp dok.çok iyi bilir) insanlar hayırlı yerlere girerken sağ adımla girerler,wc ,banyo ve buna benzer yerlere girerken sol adımla girerler. Bu adımlarda,sol adım önde ise baygınlık geçirdiğiniz de geriye doğru sağ adım önde ise öne doğru düşersiniz. Sol eli kullanmayınız dediğin dede; eski dönemlerde bizim kültürümüzde taharetlenme sol elle yapıldığından dolayı el iyi temizlenemez ve bakteriler bulaşmasın mantığıdır. Saygılarımla Nevzat İkiz

OY ÇALINMASINI KESİN OLARAK NASIL ÖNLEYEBİLİRİZ?
İSMET AYDEMİR
24/05/2015
Beklemeyelim, Davranalım Şapka düşmüş, kel görünmüştür. Don düşmüş, göt görünmüştür. Kırkharamiler at değiştirme veya kan tazeleme gereğini görmüştür. Eğer; gerek fırka başkanlarını, gerekse milletvekili adaylarını, tüm fırkalarda, bütün fırka üyelerince seçmeli olarak belirlenemiyorsa, dar bölgeli, çift kademeli seçim ve fırkalar yasası çıkmamışsa, bunun için bir yasal zorunluluk ve olanak yoksa, sözde bir halk yönetimi için, sözde bir seçim demektir, kırkharamilerin değermenlerine su taşımakta yarıştır. Dalan 22 aralık 2010 da demiştir ki: -ANAP ın kuruluş paralarının yarısını ben türkiyedeki iş adamlarından topladım, anapıın kuruluş paralarının diğer yarısını turgut özal amerikadaki yahudilerden getirdi. Seçimlerde çok para harcadık, çok uğraştık, ama ancak yüzde ondört civarında oy alabildik. Yüksek seçim kurulunda hile yapıldı ve seçim sonuçlarında anap yüzde 34 oyla birinci parti olarak ilan edildi. 2007 seçimlerinde ise ysk dan bir memur, seçim akşamı kanal türkde açıkladı: -Bugünkü seçimlerde 7 milyon sahte oy kullanıldı. Sabahleyin ise abd ankara büyükelçisi ysk ı ziyaret etti. YSKdan bir memurun seçimlerde hile yapılarak 7 milyon oy kullanıldığını türk milletine ihbar etmesine rağmen, chp genel başkanı rockefellerden bursla okuyan baykal tepkisini ortaya koydu: -Halk bize muhalefet görevi verdi, demiştir. Ortalıkda iple dolaşan ipsiz bahçeli ise bu ihbarı duymadı. 1957 seçimlerinde, şimdi halen yaşayan bir kadın; seçim odasında yanyana bulunan chp nin ve dp nin seçim çuvallarından, chp nin çuvalından bir tomar oy alarak kuşağına sokmuş, eve gelirken, ayak yoluna gitmiş ve bu oyların üstüne işediğini bize söylemiştir. Günümüz dünyasında, tüm halkların yönetimini para ve silah zoruyla ellerine geçirmiş olan kırkharamiler, üç kağıt oynuna uygun olarak, her ülkede halk yönetimi adlı bir tezgah kurmuşlardır. Tezgahlarının ayakları, yalan dolan, iftira, cinayet ve soygundur. Halkların gözlerini boyamak için ortaya sürdükleri oyunculara siyasetci denir. Bunlar onlara ezberletilenleri, karşılarına konan yazıya göre konuşurlar. Ne anlama geldiğini dahi anlamazlar. Tek dişi kalmış canavar olarak tanımlanan batı örf ve adetlerinde siyasetci demek; gerçek amacını gizleyerek, sürekli konuşabilen yetenekde kişi demektir. Bizim köyde korkudan yalan söyleyen çocuğa, 'bu büyüyünce siyasetci olur', diye uyarıda bulunulurdu. Diğer yandan ise: Bir arabanın sürülmesinde, ehliyeti olan kişiyle, ehliyeti olmayan kişi aynı söz hakkına sahib olabilir mi? Para için bacaklarını açmak zorunda kalan bir kadınla, kömür, makarna için oy vermek zorunda kalan kişilerin verdikleri oyla, bu yazıyı okuyan sevgili okurların, seçimde vereceği oy, aynı değerde ise, goy gitsin o seçime de öyle halk yönetimine de. Tevrat, orta asya öğretilerinden olan kabalaya göre dörtbin beş yüz yıl kadar önce yahudilerce derlenmiş. Bu öğretide, kıralın kölelik düzenine karşı baş kaldırı şekli, işi bırakmaktır. Yani köleler, işi bırakarak mısırdan kaçmışlardır. Gerek anadoluda, gerekse tüm ülkelerde, yelkensiz geminin bütününde, gerçek bir halk yönetimi için, bin yıllardır süren kölelik düzenlerinin değişmesi için, tüm halkların aydınları, sanatcıları kolları sıvamalıdır. Türk Örf ve Adetlerine göre ‘Zorla güzellik olmayacağına göre, iş başa düşmüştür. ‘Kara gündür, gelir geçer’ demiş ahmet arif sinop ceza evinde. Şahane bir sahilde, zindanı yaşarken. Düşmanlar ipleriyle bağlanacaktır: Her ülkede kurulacak fırkanın hedefi; dünyada hiç istisnasız kesin silahsızlanma, herkese ev barınak, yeme içme, giyim kuşam, sağlık ve eğitim ücretsiz olacaktır. Üretime ve güzel sanatlara yönelik tabii bilimlere dayalı bir eğitim düzeni olacaktır. Tüm dillerden, öldürmek sözü silinecektir. Nefsi müdafa haricinde cana kıyılamıyacaktır. Kısacası, Yelkensiz Gemi, Türkistandan ibaret olacaktır. Camilerde, sinagoglarda, kiliselerde toplumu korkutup uyutmak için kullanılan meditasyon yöntemleri, toplumu bilgilendirerek, yüreklendirerek büyük oyun için hazırlanacaktır: Firavunların da, kızlarının da ellerine kazma kürek tevrata uygun olarak verilecek, tüm çöllerde barış ormanları kurdurulacaktır. Akşam sabah birer saat davul zurna kemençe gibi müzik aletleri eşliğinde oynayacaklar, yedikleri önlerinde, yiyemedikleri arkalarında olacak. 50 yüz yıl içinde tüm dünya yemyeşil olacak, insanlığın beş bin yıllık savaşlarla, barbarlıklarla, yoksulluklarla dolu geçmişi bir kabus gibi geride kalacaktır. Hemde oynaya, oynaya. Cin şişeden çıkmıştır. Artık bilgi hapis edilemeyecktir. Bundan dolayıdır ki; seçim günü sokaklarda davul zurna eşliğinde oynayarak, böyle bir seçime katılmayalım, kırkharamilerin orta oyunlarında yardımcı oyuncuyu oynamayalım. Biline

12 Eylül de Kenan Evren'le Öldü mü?!.
İSMET AYDEMİR
16/05/2015
Şerif kenan evren ve ona rahmet okuyanlar! Evet, azmanistan oğlanı size siyonistlere hizmet ederek rahmeti hak etmiştir. Ama o ve diğerleri tüm türkmen dünyasına ve komşularımıza ihanet etmiştir. O yüzden o bir haindir. 1) İstanbulda önce sağdan beş öğrenci, sonraki gece ise soldan beş öğrenci beraber kaldıkları evlerinde öldürülmüşlerdi. Masonların gazetesi hürriyet haberleri şöyle duyurmuştu: KIZILLAR İSTANBULU KANA BULADI! Bir sonraki haberi ise şöyle vermişti: MİLLİYETCİLER İNTİKAM ALMAKDA GECİKMEDİ Görgü tanıkları ise, cinayetlerin işlendiği her iki evde de kapının önünde subay giyinimli kişiler gördüklerini söylemişlerdi. İki cinayetde de kullanılan mermilerin hepsi, aynı silahdan çıktığını balistik muayene sonucu kanıtlanmıştı. Sözde tc savcıları ve sözde tc yöneticileri bu cinayetleri her türlü olanakları ellerinde bulundurmalarına rağmen açıklayamadıkları için, hem kendilerinin hemde soylarının gelecekdeki yolları türk halk mahkemelerine çıkacaktır. 2) Önce ayda bir, sonra haftada bir, daha sonra ise günde bir, derken, cinayet sayısı yavaş yavaş günde yirmilere doğru tırmanmıştı 1980lerde. Herkes başının çaresine bakmak zorundaydı. Aydınlar bir bir öldürülüyordu. Vatanın güvenliği, yurttaşların mal ve can varlığının savunması için var olan tsk, devlet bütçesinden yüzde otuzbeş payı 70 yıldır alıyordu. Ama görevini yapamıyordu. Çünkü türk milletinin güvenliği, haçlı ordusu natoya emanet edildiğinden, bu 580 general marsa geziye gitmiş, viski içerek kendilerinden geçmişlerdi. Yurtlarında olan bitenden haberleri yokdu. Onlara haberler, haçlı orduları merkez üssü olan pentagondan, pensilvanyadan geliyordu. Emniyet genel müdürleri de, mit de onlara eşlik ediyorlardı. İlginç bir olay vardı. Türkiyenin her yerleşim bölgesinde can güvenliği yokdu, karaborsa ayyukdaydı. Var olan malın yokluğu vardı. Başbakansa bilderberg üyesi ecevit ve çetesiydi. Millet bu çeteden bıkmıştı. 3) Masonlar cemiyeti üyesi demirele rab tarafından işaret verildi. Bir de çek defteri. Rab yürü kulum dedi, chp ordu milletvekili günay yalın demirelin elini öptü ve kızılayda sümer sokakda bir otelin sahibi oldu. -Meclisde beni kumara alıştırdılar, bağımlı oldum, onlara teslim oldum, diye günah çıkardı, günay yalın. CHP ordu senatörü orhan vural ise, ordulu bir milliyetci ile birlikde Ulusda bir otel sahibi oldu. Siyonistlerin bu akçeli siyasi oyunları sırasında; bahriye üç ok adlı aydın hanım ordu ili chp delegeler pazarına, sadece beşbin türk lirası ile girdiği için ön aday olarak seçilememişti. Orhan vural onbeşbin vererek senatörlükde birinci adaydı. Ve bahriye üçok adlı ordunun aydın hanımını ankarada evinde ikinci kez öldürüyorlardı. Masonlar cemiyeti üyesi başbakan demirel ilk işaret fişeğini fırlattı: -Fatsalar türkiyede 571 olmadan fatsa susturulmalı. Ne demekti bu? Fatsada halk hiç bir fırkaya oy vermemiş, emekli astsubay fikri sönmezi belediye başkanı olarak seçmişti. Belediye başkanı fikri sönmez ve arkadaşları, ilçelerinde kara borsaya müsade etmemişlerdi. Belediye tanzim satış mağzaları açarak, halkı 17 çakala dalaklatmamışlardı. Türkiyenin her yerinde benzin, mazot, şeker, tuz yoktu, karaborsaydı. Ama fatsada herkese lazım olan her şey vardı. Güvenlikde vardı fatsada. Şehit fikri sönmezin altı aylık yönetiminde ne fatsanın içinde nede köylerinde hiç bir kişinin burnu dahi kanatılmamıştı. Mahalle ihtiyar heyetleri kurularak tüm davalar 6 ay içinde tatlıya bağlanmış, mahkemelerde dosyalar kapatılmıştı! ABDe eğitimden geçen kontırgerillanın fatsada tutanacağı in yokdu. Masonlar cemiyeti üyesi başbakan demirelin fatsayı hedef göstermesinden sonra; bolu dağ komando birliği komutanı şanlı eşref bitlis paşa yiğit, kahraman askerleriyle bir gecede helikopterlerle fatsadaki tepelere kartal gibi konarak düşman şehri fatsayı kuşattılar. Yanlarında 17 tane fatsalı maskeli hain vardı. Onlar, aydın fatsalıların hangi evlerde oturduklarını biliyorlardı. Bir gecede 3500 fatsalı düşmanı et balık kurumunda topladılar. Kardeniz tarihinde en aşağlık ruhsal ve bedensel saldırıyı hunharca et balık kurumunda ve fatsa imam hatip lisesinde yıllarca uyguladılar. 17 yaşında bir ünyeli lise öğrencisini fatsa imam hatipe götürdüler, onu bir sandelyeye oturtarak bağladılar. Başına şıp şıp su damlatmaya başladılar. Üç saat aradan sonra, su damlaları çekiş darbesi gibi gelmeye başlıyormuş. Soruyordular: -Arkadaşların nerede? Türkiyede 570 ilçe vardı. Hepsinin türk halk yönetimini kurma olasılığı vardı. Kırkharmilerin çanlarına ot tıkanacakdı. Mason uşaklarının korkusu buydu. Derken yurdun değişik yerlerinde, bu ve benzer olaylarla, su bulandırılıyor, hava sislendirilerek azmanistan oğlanlarının darbe yapmasına ortam hazırlanıyordu. BBC temmuz 1980 de’ Türkiyede ihtilal için koşullar hazırlandı, darbe an meselesidir’ diye açıkdan yayın yapabiliyordu. Nitekim, pentagondan darbe planlarını getiren genarelin uçağı londrada iki saat gecikme ile kalkıyor. Uçağın kalkışındaki gecikmeden habersiz olan bbc, iki saat önceden haberi veriyor: -Türkiyede şu saatte darbe oldu. Şimdi gelgelelim kuru fasülyenin nimetlerine: Darbenin şerifi evren, tam beş yüz konuşma yapmıştır. Bunların bazılarını yazılı bazılarını ise yazısız ve çakırkeyif olarak yapmıştır. Bu beş yüz konuşmalarının birinde şöyle demişti: - Biz TSK olarak cinayetleri seyir ettik. Sivil, askeri hapishanelerden kaçan katilleri seyir ettik. İstedik ki; insanlar canından bezsin, ve biz ihtilal yapınca da bizi desteklesin. 27 mayıs ihtilalini halk desteklememişti. Halkın arasına yerleştirilmiş acanlar onu bu konuşması esnasında alkışlıyordu. Şerif Kenan Evren aşka gelmiş, devam ediyordu: -Ya, ya, görüyormusunuz, şimdi bizi nasıl da alkışlıyorsunuz, diyordu. Bu konuşmayı dinleyenlerden biri kahvehanede şunu dedi: -Siyonistlerin casusu bu hain düpedüz itirafda bulundu. Onu bu konuşmasıyla, mevcut yasalara göre idam cezasıyla cezalandıracağız. -TSK nın anayasal görevini bilerek ihmal ettiğini, düşmanlarla işbirliği ettiğini itiraf etmiştir. ABD de amerikanın sesi radyosu türkce yayında darbeyi verirken şöyle diyordu: -Canından bezen halk, özellikle yaşlılar türkiyedeki darbeyi destekliyor. Bunu duyan 85 yaşında okur yazar olmayan bir kadın şöyle diyordu: -Dünyanın öbür ucunda oturan gavur, benim ne düşündüğümü bilebildiğine göre, bu darbede onların da parmağı olabilir. 12 eylül 1980 de cinayetler bir günde bitiveriyordu. Katiller görevlerini bitirip, tatile gönderilmişti. Amasya askeri ceza evinde mahkeme başkanı olan genaral, elindeki kalemi, polislerin gözleri önünde saat 13de kitabcı dükkanını, mhp lilere yaktırılan öğretmen hasanın başına fırlatıyor ve bağırıyordu: -Ulan bakın irana! Sizin gibilerini orada hiç yargılıyorlar mı? Biz sizi en azından yargılıyoruz. Sanıklar arsında bulunan 17 yaşlarında rüstem adlı öğrenci ise; azmanistan oğlanı genaralin barbarlığına dayanamıyor ve ayağından çıkardığı ayakkabıyı generalin kafasına fırlatıyor ve haykırıyordu: -Ulan hain, ulan amerikan uşağı! Gücün yetiyorsa yargılama ulan. Senin ve senin gibi siyonist uşaklarının, türk milleti bir gün muhakkak kulaklarından yapışacaktır. Sonra askerlerin kollarında, bacakları havada, tek ayağında ayakkabı yok, bize dönüp haykırıyordu: -Ey halkım, bakın görün halimizi. Bu durumu daha ne kadar seyir edeceksiniz? 4) Şerif evren ve çetesi türk halk yönetimini silah zoruyla alavera dalaveryla gaspettiğinde, devletimizin dış borcu iki milyar dolardı. Şerif ve çetesi; bankerler yasası yoluyla piyasada bulunan 225 milyar tl nin 200 milyarını kısa sürede cebellez etmişlerdi. Uğur mumcu koyun sürüsü halkı, kurtlara, çakallara, tilkilere karşı uyarıyordu: -Güney korede bankerler yasası yoluyla halk dolandırıldı. Sakın ha üç kağıtcılarla yatağa girmeyin. Dünyada hiç bir ülkede, hiç bir şirket yılda yüzde otuzbeş kar edemez ve ortaklarına veremezde.... Bu uyarılara rağmen kazıklandı, bilgilisiz bırakılmış millet. Sonrada hazineden, bu enayilerin zararları karşılanmaz mı? Kızılayda albaylar, resmi elbiselerle ziraat bankasının önünde halk arasında kuyruğa girmiş, hazineden bankere kaptırdıkları paranın bir kısmını kurtarmaya çalışıyorlardı. 5) Bedrettin Dalanın ifadelerine göre; türkiye ve abd deki yahudilerin paralarıyla kurulan ANAP seçimlerde yüzde ondört oy almasına rağmen, ysk de hile yapılmış ve anap ın oyları yüzde otuzdört olarak ilan edilmiştir. Yani türk halk yönetimi bu defa silah zoruyla değil de, hile ile gasp edilmiştir. Şerif ve çetesi hazinenin iki milyarlık dış borcunu, onbeş milyara çıkarmışlardır. Siyonistlerin turgut özal çetesi ise borcu dört yıl içinde 40milyara dayama başarısını göstermişlerdi. Hele hele, masonlar cemiyeti üyelerinden demirel ve çetesi ise dış borcu bankalar kanunu ile 200milyara tırmandırmışlardı. Yani türk milletinin malı deniz, yemeyen domuzdu. Siyonistler ve uşakları, akla gelemeyecek her türlü hile ve şiddetle, demokrasi ve insan hakları maskeleri içinde har vurup harman savuruyorlardı. Dünyadaki tüm yönetimleri ellerine geçirmiş kırkharamilerin, yurdumuzdaki uşaklarının yaptıklarını çarpıtmak suyu bulandırmaktır, casuslukdur, halkdan biri olarak gözüp, ama halkın aleyhine haltlar işlemektir. Tevratta rab topukcu yakupun torunları olan israiloğullarına öğüt verir: -Birbirlerinizle iyi geçinin. Birbirlerinizin hak hukukuna saygılı olun. Ben sadece sizi seviyorum. Sizi diğer kavimlerden üstün yarattım. Siz diğer kavimleri yönetin. Onları öldürmek, çalıp şarpmak size serbest. -Bir de diğer kavimlerden size hizmet eden uşaklarınızı esirgeyin! Şerif kenan evren ve çetesi esirgenmiştir. Ama eşkiya dünyaya ebediyyen hükümdar olamaz. Biline

12 Eylül de Kenan Evren'le Öldü mü?!.
İSMET AYDEMİR
16/05/2015
Türkmenlerin tanrı inancına göre; bir kişi, bir kişiye haksızlık ederek zarar verdiyse ve o kişinin affını almadıysa onu tanrı afedemez. Milyonlarca kişiye göz yaşı döktüren, binlerce kişinin ölümüne neden olmuş bir siyonist uşağını affedecek tanrıyı aklı başında olan hiç bir kimse afedemez. Biline

ACILARLA YOĞRULMUŞ BİR TARİH: TÜRK- ERMENİ ÇATIŞMASI
İSMET AYDEMİR
26/04/2015
Her Olayın Bir Nedeni vardır Oyun İçinde Oyun Vardır 600 yıldan fazla bir zamandır sadık millet olarak tanınan Ermeni toplumu nasıl oldu da ansızın hain millet oluverdi? Osmanlı Devleti günümüzdeki Avrupa Birliği gibi bir yapılanmaydı. Avrupa Birliğini, ABDni, SSCBni, Çini kurduranlar da, Osmanlıyı kurduranlar da, hatta günümüzdeki tüm devletleri kurduranlar, yıkanlar, yeniden kurduranlar tarihdeki kırkharamilerdir. Ki onlar siyonistlerdir. İsraili kurabilmek için; Dünya Siyonistleri İstanbula Theodor Herzyl adlı bir Yahudinin başkanlığında bir heyeti 1904 yılında göndermiştir. Osmanlı Devletinin Dış İşleri, Maliye ve Eğitim Bakanlığının yönetimlerini 600 yıldır ellerinde bulunduran sadık millet olarak bilinen Ermeni toplumu; Theodor Herzylin Filistin Topraklarında Kenan İllerinde Tevrata göre bir İsrail Devleti kurma önerilerini kabul etmemişlerdir. Bunun üzerine dünya siyonistleri Osmanlı Devletinin yıkılmasına karar verip; horoz döğüşü hazırlar gibi birinci dünya savaşını hazırlamışlardır. Masonlar Cemiyeti üyelerinden olan Selanik üçüncü ordu subayları İstanbula gelerek, darbe yapmış ve sadık Ermenileri devletten uzaklaştırmışlardır. Bununla kalmayıp, Taşnaksuyu kurdurarak Türkmen ve Ermeni toplumları arasında düşmanlık tohumları attırmışlardır. Birinci dünya vahşeti öncesi ve sırasında olan, Türkmen ve Ermeniler arasında olan, kanlı olayları bu açıdan incelemek, doğru sonuca gider. Siyonsitler bu olayı kurcalatmaktan şıp diye vaz geçer. Biline.

ÇANAKKALE SEN BİLİRSİN
RAMAZAN KARALÜRT
20/04/2015
Düşencelerinize, vermiş olduğunuz milli duyguya ve vatan sevgisinden dolayı teşekkürler hocam.

Üniversitelerin Dünü ve Bugünü !..
CENGİZ YETİŞ
19/04/2015
Erdal bey, ekleyecek birşey bırakmamaışsınız. Elinize saglik. En alt kadememden en ust kademeye kadar 45 yıl universitede bilfiil, aralıksız çalışmış birisi olarak universite toplumu tavuk gibi oldu. Birkac kisi dışında sesi sedasi çıkan kalmadı. Demekki herkez halinden memnun....!!!! Sabah gel oda kapisini iceriden kapa, akşam dışarıdan kapa haline geldi. Kimse yaptigi isi beğenmiyor ama koltukta oturmaya devam ediyor. Oncelik ile insanın yaptığı işi sevmesi ve mesleğine saygı duyması gerekir. Buyuk çoğunluk meslegini doğru durust yapmiyor!!!! Mesleğini doğru durust yapmayan bir kişi ogretimde nasil basarili olacak, ne anlatacak. Hala dersini yazdirarak, okuyarak ders anlatan hocalar var. Hem de cogunlukta. Eskiden tepe goz dediğimiz aletler bu tür hocaların imdadina yetişiyordu. Simdide malum Power point sunumlar. İnanin saygıdeğer ilk okul ogretmenlerimiz gibi elinicebine sokup bağimsiz ders anlatan hoca sayısı oldukça az. Butun sunumlar da benzer sekilde. Karanlık bir sınıf, amfi vb de 2-3 saat kalmak, konsantrasyonu yerinde tutmak zaten insan dogasina aykiri... 1993 - 1997 yillari arasinda Mersin Universitesi'nin kuruluşuna Çukurova Universitesi'nden yardima gelmiştim. Bu süreçte Mut Meslek Yüksekokulu'nun yönetimini de yürüttüm. Okul Selcuk Üniversitesi tarafindan kurulup Mersin Üniversitesine devredilmişti. Benim dışımda tum ogretim elemanları Öğretim gorevlisi kadrosunda idi. Genç öğretim görevlisi elemanlari toplayip ders nasil anlatilir konusunu kendilerine anlattim. Herkesin dersini çalışarak siniflarina gitmeleri gerektigini, ögrencilerine not yazdirmamalarini, sinifta kitaptan birşey okumamalarini açik seçik anlattim. Sonundada herkesin dersine girerek nasil ders anlattigini izleyeceğimi soyledim. Herkesin dersine de girdim. Ogretim gorevlisi arkadaslardan bir tanesi surekli okuyup yazdirarak ders yapmakta israr etti. Ben de kendisine ya dersini anlatmasini ya da Mut disinda bir yuksek okul bulmasini bulmasini ilettim. Sonuçta durumu rektorluge ilettim. İlgili arkadaşı once başka bir yuksek okula aldilar. Sonrada ders ANLATMAYI beceremeyen hoca universiteden ayrıldı. Kıssadan hisse... Devam edersem korsan bir yazi yazmiş olacağım... İşlerinizde kolayliklar, hep iyi olmaniz dilegi ile... Cengiz YETİŞ

BİLİYORMUSUNUZ? TEHCİR ERMENİLERDEN ÖNCE İKİ KERE TÜRKLERE UYGULANDI
İSMET AYDEMİR
16/04/2015
İsraili kurabilmek için; Dünya Siyonistleri İstanbula Theodor Herzyl adlı bir Yahudinin başkanlığında bir heyeti 1904 yılında göndermiştir. Osmanlı Devletinin Dış İşleri, Maliye ve Eğitim Bakanlığının yönetimlerini 600 yıldır ellerinde bulunduran sadık millet olarak bilinen Ermeni toplumu; Theodor Herzylin Filistin Topraklarında Kenan İllerinde Tevrata göre bir İsrail Devleti kurma önerilerini kabul etmemişlerdir. Bunun üzerine dünya siyonistleri Osmanlı Devletinin yıkılmasına karar verip; horoz döğüşü hazırlar gibi birinci dünya savaşını hazırlamışlardır. Masonlar Cemiyeti üyelerinden olan Selanik üçüncü ordu subayları İstanbula gelerek, darbe yapmış ve sadık Ermenileri devletten uzaklaştırmışlardır. Bununla kalmayıp, Taşnaksuyu kurdurarak Türkmen ve Ermeni toplumları arasında düşmanlık tohumları attırmışlardır. Birinci dünya vahşeti öncesi ve sırasında olan, Türkmen ve Ermeniler arasında olan, kanlı olayları bu açıdan incelemek, doğru sonuca gider. Siyonsitler bu olayı kurcalatmaktan şıp diye vaz geçer. Biline.

2014 YILI TÜRKİYE EKONOMİSİ TAHMİNLERİM NE ÖLÇÜDE GERÇEKLEŞTİ?
Koral Çepni
06/04/2015
İltifatlarınıza teşekkürler Sayın Teberik. Her yıl yaptığım yorumlar Adana Fikir Platformunda yayınlanmaktadır. 2014 yılı tahminlerimi Adana Fikir Platformu 3 Mart 2014 tarihli yazımda bulabilirsiniz. Selamlar Koral

ÖRTÜLÜ ÖDENEK KÂBUSU
İSMET AYDEMİR
06/04/2015
Örtülü Ödenek Ne demek? ‘Erkeğin malı meydanda olur’ Masonlar Cemiyeti üyesi Demirel 1990lı yıllarda başbakan iken; İsviçrenin Davos kentinde, dünya siyonistlerinin uşakları olan başbakanlar toplandı. Toplantı gizliydi! Orada konuşulan, kararlaştırılan her şeyi orada bulunan başbakanlar bilebilecek, ama onların halkları bilemeyecekdi! Türk Milleti hakkında alınan kararları düşman hükümetlerinin başbakanları bilebilecek ama Türk Milleti bilemeyecekti! Ama Demirel cömert kişiydi. Ondan çok şey öğrendik: Neler demişti? 1) -Türkiyede Azmanistan (ABD) askeri üsleri yok, sadece tesisleri vardır. 2) -Türkiye 70 cente muhtaçdır. (Hazineyi yedik bitirdik, deniz bitti. Şapka düştü kel göründü. Hükümeti değiştirme zamanı geldi.) 3) İstanbulda bir gece arayla önce sağdan beş öğrenci, sonraki gece ise soldan beş öğrenci tabancaya evlerinde gece yarısı öldürülüyor. Başbakan Demirel: -Bana milliyetciler cinayet işlediler, dedirtemezsiniz, diye basına açıklama yapıyor. Balistik muayene Demireli haklı çıkarıyor. Hem sağcı, hem de solcu öğrencileri vuran kurşunlar aynı tabancadan çıkmışlar. Cinayet kapısında askeri giyimli kişilerin göründüğünü tanıklar açıkladı. TSK içinde, yani Türkiye Siyonist Kuvvetleri içinde örgütlenmiş önceki isimleri; seferi birlik teşkilatı, konırgerilla, askere alma teşkilatı vs olan cinayet şebekesi sağ sol çatışması alevlendirerek, Azmanistan(ABD) oğlanlarının Türk Devlet Yönetimini ele geçirebilmeleri için neden yarattmak için, ön hazırlık çalışmaları yapmışlardır. Olanlar olmuştur. 4) - Türkiye binmiş bir alemete gidiyor, gıyamete! 5) Yeğeni Yahya kereste ihraç ayağına Türk Milletinin hazinesini tokatlamış, deveyi hamuduyla yutmuş ve 29 yıl ceza almış. -Herkes yeğeninden ne kadar sorumlu ise ben de o kadar sorumluyum, diye saldırıya geçiyor çoban sülo. Gazeteciler soruyor: -Yahya İsviçreden yurda döndü. 29 yıl ceza evinde yatacak mı? Demirel: -Rab; darda kalanlara yardım, eder! Demirelin duasını duyan siyonist uşaklarından Turgut Özal hemencecik kanunu değiştirir ve Yahya iki buçuk yılla yırtarak Muradına erer. Adını değiştirerek piyasaya çıkan Murat; Türk atasözüne hak verdirir. ‘Çan çıkar, huy çıkmaz.’ Ama devlet bankası olan Şekerbankdan iki milyon dolar çıkar, eski dolandırıcı Yahyanın cebine konar. Yahya sizin yeğeniniz olsaydı, herhangi bir devlet bankasına tokat çekebilir miydi? Demek ki; Demirelin yeğenine karşı bizim yeğenlerimize karşı olan sorumluluklarımıza göre daha farklı sorumlulukları vardı. 6) Belekde 110 dönüm araziyi sahibi, Demirelin kardeşi Şevkete hediye etmişti. Demirele de kardeşi Şevket bu araziyi hediye etmişti. Demirel de buraya kavak diktirmişti. 1995 yılında Demirelin Belekdeki kavak ormanını gördüm. Ne olmuş da bu arazinin eski sahibi, Demirelin kardeşi Şevkete durup dururken bu araziyi hediye etmişti. Durum açık: Arazi sahibi ticaret yapım derken borca girmiş, dara düşmüş. Hemen dara düşen arazi sahibinin imdadına Şevket Demirel yetişmiş. Gitmişler bir bankaya. Ama Atatürkün yüzde 29 hissesi olan, eski osmanlı bankasının sahiplerinin İşbankasına değil, de bir devlet bankasına, Türk Halkının bir bankasına gitmişler. Şevket Demirel, banka müdürüne kaş göz etmiş, iki de laf etmiş.’Devlet malı deniz, yemeyen domuz,’demiş. Müdür devletin memurluğunu yapmış, halkın parasını çöpe atmış. Kardeş de aşka gelmiş: -Sülo! Lan senin zamanın yok, ticaret yapmaya. Al sana verdim bu araziyi gitti. Taş attım da kolum mu ağrıdı, demiş. 7) Davosda siyonist uşakları başbakanların toplantısından dönen Demirel, kendini tutamayıp açıklıyordu. -Bir çok sınır, değişecek. Irak sınırı gerekirse zorla değişecek! Önümüzdeki on yıl içinde ‘Devlet bitecek!’ ‘Türkiye binmiş bir alemet, gidiyor kıyamete!’ 8) Azmanistan vatandaşı Tansu Çiller: -Yeniden örgütlenme olacak. CİA gibi haber getirenler, FBI gibi işi bitirenler olacak. İçişleri Bakanı MAAğarı Devlet Güvenlik Mahkemeleri Başsavcısı Demiral yalandan çağrıyor: -Gel ulan buraya. Eli kanlı katil, diye yalandan fırça atıyor. Ağar hemen şantaca başlıyor: -Yargılanacaksa bir dönem yargılnmalı. Binin üzerinde OPERASYON yaptık! Masonlar Cemiyeti üyesi Cumhurbaşkanı Demirel hemen avaz avaz bağrıyor: -Devlete hizmet edenleri, devlet korur! Hangi devlet? Derin devlet tabii. Tevrat gereği de bu yapılmak zorundadır. Çünkü Tevratda ‘ ---Ey İsrailoğulları birbirinizle dayanışın. Size uşaklık eden başka milletlerden olan uşaklarınızı da esirgeyin der. Ağarın burnundan kıl çekebilen bir babayiğit savcı çıkabildi mi? 9) Örtülü Ödenek Türk Milletinin ortak malıdır, denizdir. Siyonistlerin ve onların uşaklarının istediği gibi har vurup harman savurduğu bir hazinedir. Azmanistan vatandaşı Tansu Çillerin bu hazineyi nasıl dalaklattığını basında izlemiştik. Yargıtaydaki siyonist uşakları hakimler karar vermişlerdi: -Örtülü ödenek, kötüye kullanılmıştır. Türk Milletinin malı araklanmıştır, çar çur edilmiştir. Ama lakin bu suçu cezalandıracak, madde, şimdki ceza yasalarında bulunmadığından suçlunun beratına, diye karar vermişlerdir. O zamanları TBMMde, yani Türkiye Büyük Masonlar Meclisinde bulunan siyonistvekilleri kör, sağır ve okur yazar olmadıklarından Yargıtayın bu kararından haberleri olmamışdır. O zamanların Yargıtay başkanı olan zat ise duruma açıklık getirmişti: -Hakimler; vicdanları ile cüzdanları arasına sıkıştığından mahkemelerde altlarına kaçırmakta olup, bu yıllardır süren pis kokunun nedenlerindendirler. Türk Halk Mahkemeleri kuruluna kadar bu pis koku sürecektir. Örtülü ödenek sadece başbakana veya BOP Eşbaşkanına özgü olmamalıdır. Siyonistlere hizmette kusur etmeyen, diğer memurlara ve generallere, MİT başkanlarına da geçerli olmalıdır. Örneğin, Kılçıkoğlu, Bahçeli ve tayfaları da yararlanmalıdır. Hatta AB-D ve İsrail Büyükelçilikleri de örtülü ödenekden zıkkımlanmalıdırlar. Türkmen Milletine, Türk Devletine ihanette CHP ve MHP i yönetenlerin, BOP Eşbaşkanından nereleri eksik ki? Nasıl olsa Aksarayda kurulacak Türk Halk Mahkemelerinde aynı sanık sandelyelerini paylaşacaklar bu Rabbin kulları! Biline

2014 YILI TÜRKİYE EKONOMİSİ TAHMİNLERİM NE ÖLÇÜDE GERÇEKLEŞTİ?
MAHMUT TEBERİK
06/04/2015
Sevgili hocam, Tahminleriniz neredeyse %100 tutmuş. Bir debu tahminleri nerede yayınladığınızı yazsaydınız sizin için daha inandırıcı olurdu. Selamlar, kolay gelsin.

2014 YILI TÜRKİYE EKONOMİSİ TAHMİNLERİM NE ÖLÇÜDE GERÇEKLEŞTİ?
MEHMET ALTIOK
06/04/2015
Koral Bey; Böyle bir ülkede böyle güzel tahminler bence çok büyük isabet buyurmuşsunuz, Saygılar.

2014 YILI TÜRKİYE EKONOMİSİ TAHMİNLERİM NE ÖLÇÜDE GERÇEKLEŞTİ?
AHMET HAMDİ DEMİREL
06/04/2015
EKONOMİ BAKANI OLACAK ADAMSIN HOCAM...

YETTİ BEE!...
AHMET BAŞAK KAYIRAN
29/03/2015
MAALESEF TÜRK SİYASETİNDE KALİTE ÇOK DÜŞTÜ. BEN 44 YIL BÜROKRASİNİN ÜST DÜZEYİNDE GÖREV YAPTIM. BU KADAR DÜZEYSİZ İNSANLARA RASTLAMADIM. TÜM YORUMLARINIZA KATILIYOR, SİZE SAYGILAR SUNUYORUM SAYIN ARIK.

T.C. gidecek, A.Ş. gelecek!..
İSMET AYDEMİR
28/03/2015
Türkiyedeki Sorunların Çözümündeki İlk Adım Yürürlükteki Seçim ve Partiler(Fırkalar) Yasasının derhal değiştirilmesi ve erken seçim yapılması gerekir. Yasalarda yapılacak değişikliklerle gerçek bir Halk Yönetimi kurulabilecektir. 1) Tüm fırkalarda; Gerek fırka başkanlarını, Gerekse milletvekili adaylarını, Doğrudan doğruya ve tüm fırkalarda, Fırka üyeleri önseçimlerle ve seçmeli olarak belirleme zorunluluğu ve olanağı mecburiyeti olacakdır. Böylece, DELEGELER PAZARI ebediyen kapatılacak, gömlek değiştirir gibi fırka değiştirmelere son verilecektir. Türkiye Masonlar Cemiyetinin tüm fırka yönetimlerine kendi uşaklarını getirebilme, dolaysıyla tüm milletvekillerinin uşaklarından oluşturma açık kapısı ebediyyen kapatılacaktır. Çünkü; ‘Masonlar Cemiyetinin Varlığı; Türk Devrimlerinin geleceği için, Türk Devletinin geleceği için, Tehlikeli olduğundan, Derhal kapatılmasına’ Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk tarafından 1935 yılında karar verilmiş ve emir edilmiştir. Bu emir ogünkü Cumhuriyet Gazetesinin birinci sayfasında tam sayfa yayımlanmıştır. Bugünkü Cumhuriyet Gazetesinin İnternet Arşivlerinde 1935 yılına ait, Masonlar Cemiyetiyle ilgili tek satır yoktur. Bunun nedenini Cumhuriyet Gazetesinin ticaretini yapanlar açıklamak zorundadırlar. Cumhuriyet Gazetesinin ogünkü nüshası Başbakanlık Arşivlerinde vardır. Atatürkün 1935deki uyarıları, ne acıdır ki gerçekleşmiştir: İç ve dış düşmanlar elele vermiş, Türk Milletinin bilgili kişilerini öldürtmüşlerdir. Nazım Hikmetten , Sebahittin Aliden den tutun da , Uğur Mumculara, Bahriye Üçoklara, Talat Aydemirlere, Apdi İpekcilere,Eşref Bitlislere kadar, Kubilaylara, Fikri Sönmezlere, Hırant Dinklere kadar binlerce Türk Örf ve Adetlerine göre yaşayan kişileri, yani Türkmenleri öldürtmüşlerdir. Böylelikle Türk Halkının bilgilenmesini önleyerek, gerçekleri öğrenmesini engellemişlerdir. Turaova Atı yöntemleriyle; Atatürkcülük maskeleriyle, Milliyetcilik kisveleriyle, Dindarlık kılıflarıyla, Türk Devlet Kurumlarının tümünü işgal etmişlerdir. Türk Devletinin Yönetimindekiler, kırkharmilerin ülkeleri olan Azmanistan(ABDveİsrail) ve AB ülkelerini yöneten eşkiyalarca güdülmektedir. Birleşmiş Milletler kisvesindeki kırkharamiler, AB adındaki kuruluşta üstlenen eski düşmanlar, Bizi yönetenlere hak hukuk guguk dersleri vermektedir. Azmanistanda 200 milyon üzerinde, çok sayıda dil konuşan kişilerin sadece bir tane devlet dili olduğu halde, AB ülkelerinde(Kırkharmilerin ini İsviçre hariç) sadece bir tane resmi dil varken, Yudumuzda çok değişik halklardan kişiler, Türk Örf ve Adetlerine göre beraber yaşarken, resmi devlet dili Türkce iken, şimdi kırkharamiler istiyor diye, dil yüzünden kardeş halklar arasında savaş kışkırtıcılığı yapılmaktadır. Türk Devletinin varlığını tartışma konusu yapmaktadır, Kırkharamiler. Bu koşullarda, Türk Devletinin ve Türk Milletinin nefsi müdafa hakkı doğmuştur. Azmanistanın, İsrailin ve AB ülkelerin Kırkharimilerden oluşan yönetimlerinin de varlıklarının tartışılması kaçanılmazdır. Hatta buandan itibaren. 2) Darbölge çift kademeli seçim düzenine geçilmelidir. Böylelikle çeşitli örf ve adet farklılıklarından, sen ben kavgalarından doğan siyasi çekişmeler son verilecek ve uzalaşmacı, barışcıl bir yol izlenecektir. Böyle bir seçim yasasına göre oluşacak bir gerçek Türkiye Halk Meclisi, Hızla mevcut yasaları, uluslar arası anlaşmaları gözden geçirecektir. Artılar, eskiler masaya konacaktır. Türk Milletinin zarar ve ziyanı sorumlulardan derhal Halk Mahkemeleri yoluyla telafi edilicek, giderilecektir. Türk Halk Ordusu kurulacaktır. Türk Güvenlik Teşkilatı kurulacaktır. Masonların yani kırkharamilerin can ve mal varlığını, sömürüsünün, cinayetlerinin bekçiliğini yapan TSK, Emniyet ve MIT yöneticileri, artık Türk Milletinin cebinden yallanamayacaktır. Bu kurumların sorumlularını da Pensilvanyada, Telavivde, Londrada da olsa altın kafesler içinde Konyaya getirip Türk Halk Mahkemelerinde dara çekeceğiz. Halk Üretim , Ulaşım ve Tüketim Birlikleri kurulacaktır. Üretim Birimlerinin yönetimlerinde üreticiler ilk söz sahibi olcaklardır. Tüm yurttaşların, barınma, yeme içme, giyim kuşam, eğitim ve sağlık gibi gereksinimlerini gidermek, yöneticilerin sorumlulukları altında olacaktır. Tüm bağımlılık yapan, insanlığı tehdit eden şeylere karşı, kesin sonuç getirici, barışcıl çözümler uygalanacaktır. Gerek yurdumuzda, gerekse dünyada doğum konusunda kişiler düzenli bir şekilde bilgilendirilecek, kimsesiz çocuklar doğmasına meydan verilmeyecektir. Herhangi bir şekilde korumasız olan çocuklar bilimsel olarak esirgenecek ve yetiştirilecektir. Evlilik öncesi, tıpkı sürücü okulları gibi, evlilik öncesi bilgilendirme eğitimi yapılacaktır. Dünyada Mutlak Silahsızlanma için halklar arası gerekli kuruluşlar oluşturulacak ve kısa sürede başarıya ulaşılacaktır. Her alanda çalışmalarda; eğitim, barış, saygı ve sevgi uğraşlarımızın temel ayakları olacaktır. Kırkharamiler denen eşkiyanın, ejderhanın dört ayağı: Yalan dolan, İftira Cinayet ve soygundur. Güçleri ise para ve silahdır. Asıl güçleri ise toplumların bilgisiz bırakılmalarıdır. Tezelden Halk Kurultayları düzenlemeli, sorunlarımızı somut olarak tartışmalı ve çözüm yollarını irdelemeliyiz. Herkes bir seçim ve fırkalar yasası üzerinde çalışma yapıp tartışmaya açmalıdır. ‘Fikirlerin güreşmesinden hayırlı eserler meydana gelecektir.’ Saygılarımla, İsmet Aydemir

YETTİ BEE!...
İSMET AYDEMİR
28/03/2015
Sende mi? M16 birimlerinde iki yıl eğitim alan bu Gülyan değil mi, öğretmenim? İngiliz masonlarının temsilcisi olan kraliçeden, hem de gemisine giderek İstanbulda üstün hizmet madalyası alan bu Gülyan değil mi? Başbakanlığı sırasında, Azmanistan Büyükelçisinden 9 maddelik şu kadar sayfalık bir emir aldığını itiraf eden bu Gülyan değil mi? Turova atı içinde sahte atatürkcülerin ve sahte milliyetcilerin onu, yani Gülyanı, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı makamlarına omuzlarında getirdiklerini sen de mi fark edemedin öğretmenim? Yürürlükteki Seçim ve Fırkalar yasasına göre, Türk Milletinin kendini yönetecekleri fırka başkanlarını ve milletvekili adaylarını seçmeli olarak belirleyebilme olanakları var mı ki? Yok. Çift kademeli, dar bölgeli seçim ve fırkalar yasası var mı? Yok. Adaletli olmayan usullerle bir Halk Yönetimi nasıl kurulabilir? Bedrettin Dalanın itiraflarına göre ANAP seçimlerde yüzde ondört oy almasına rağmen, hile yapılarak yüzde otuzdört olarak, YSK seçim sonuçlarını ilan etmiştir! Kimlerdi bu YSK üyeleri? 2007 seçimlerinde 7 milyon sahte oy kullanıldı. Seçimden sonra ABDnin yani Azmanistanın Ankara Büyük Elçisi doğrudan YSK u teftişe gitti? Türkiye, Azmanistanın bir eyaleti oldu mu? Menderesin 1950lerde iftiharla itiraf ettiği gibi ‘Küçük Amerika’ oldu mu? Üç kağıtla yani meşhur deyim olan kumpasla kurulan bir TBMM yani Türkiye Büyük Masonlar Meclisi Türk Halkını nasıl temsil edebilir? Haçlı ordusu Natonun uşakları olan, oğlanları olan TSK, yani Türkiye Siyonist Kuvvetleri generallerinin elindeki Türk Milletinin parasıyla alınan silahların gölgesinde onlar Türk Milletini 70 yıldır temsil ediyorlar. Siyonistlerin Türkiyedeki tayfaları, gerek fırka başkanlarını, gerekse milletvekili adaylarını delege pazarlarında ayarlayıp; Türk Milletine seslenmiyolar mı? -Hadi vatandaş koş al, seçmece bunlar, kendine ölümlerden ölüm beğen, diye basın yayın araçlarıyla gece gündüz bangır bangır bağırmıyorlar mı? Öğretmediyse öğretmeni, ne yapsın öğrencisi? ABD Mandacısı İnönü ve tayfası 1945 yılında TÜRKİYE MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ YETKİLERİNİ, Azmanistanın Ankara Büyükelçisine altın tepsi üstünde, savaşsız, yenilgisiz teslim etmiştir. Sizler ve bizler ve de bugünkü nesilin eğitim düzenini Azmanistanın Ankara Büyükelçiliğindeki siyonist tayfa ayarlamaktadır. O yüzdendir ki; ne okur yazarlar, ne de okuması yazması olmayanlar, doğruyla yanlışı, iyiyle kötüyü, güzelle çirkini birbirinden ayırt edemiyorlar! Sevgili öğretmenim buraya kadar olan yazıyı şaka olarak yazdım. Sana gerçek bir öykü anlatacağım: Mekodanyadan 25 yaşlarında bir gençle tanıştım. Evli, iki çocuğu var. Adı Sevgilim. Amcası yeğeni olduğunu askerlikde duyunca, adını sevgilim koyun, demiş. Kuran kursunda hoca; Sevgilimküçükken, kafasına sopayla vurunca bir daha kuran kursuna gitmemiş, o. Okulda da öğretmenler böyledir, diye okula da gitmemiş. Onu polisle tehdit etmişler, okula gitmesi için: -Gitmeyeceğim okula da ulan, polis gelirse ormana kaçarım, büyüyünceye kadar orada yaşarım, diyerek direnmiş. Sonra içini geçirerek devam etti: -Pişman değilim, kuran kursuna da, okula da gitmediğim için, dedi. -Baksananıza hocaların, papazların, hahamların, öğretmenlerin, hekimlerin, mühendislerin, avukatların, hakimlerin, milletvekillerinin davranışlarına, hallerine! İçler acısı, benden hiç farkları yok, demiyorum benim kadar bile yürekleri yok. -Herkes şunu biliyorki; dünyayı bin yıllarcadır yöneten eşkiyalar, yalan söylediler, iftira ettiler, Irakda, Filistinde, Libyada, Afganistanda, Balkanlarda insanları toplu toplu öldürdüler ve soydular. -Din okullarında ve resmi okullarda hırsızlık malı satın almayın, günah diyorlar. -Petrol hırsızlık malından da öte gasp malı değil mi? Bunu bu okur yazar sürüsü bilmiyorlarmı? -Petrolden yapılan benzini, dizeli hepimiz kullanmıyormuyuz? -Dini ve resmi okullarda verilen ahlakın içine sıçım desem bokuma yazık, dedi. Bu delikanlı bir Türkmen kökenli baba ve çingene kökenli anadan çocukluğunda koruma almış. Sene 1973 yılları. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde 'Türk Devrim Tarihi' adlı dersin son dersi. Hoca kürsüde: -Arakadaşlar ben bu zamana kadar hiç bir dersinize gelmedim, zannettiniz ki, hoca hasta, değil mi? Her kafadan aynı sesler çıkıyor: -Evet hocam, olabilir. -Arkadaşlar hepiniz Türkmüsünüz? Kürtcülük yapan öğrenciler dahil hepsi: -Evet Türküz, diye ses veriyorlar. Hoca: -Güzel, diye gülüyor ve devam ediyor. -Arkadaşlar ben hasta değildim. Sizlere Türk Devrim Tarihi diye verilen bu kitaplar yalanlarla doludur. Sizlere Türk Devrim Tarihi adına yalan söylemem isteniyordu. Sizlere yalan söylememek için, derse gelmedim. -Hepiniz Türk olduğunuza göre, kendi tarihinizi araştırarak öğrenin. Ben hepinize bu dersden pek iyi veriyorum, dedi. 50 yıldan sonra Uluslar Arası Halk Okullarında öğrendim ki; Kırkharamiler siyonistlerdir. Hiç bir padişah Türkmen değildir. Hiç bir imparatorluğu ve hiçbir devleti halklar kurmamıştır. Lüzumu üzerine Kırkharamiler kurmuşlar ve yıkmışlardır. 'Aynı tas, aynı hamamdır, fellaklar değişmiştir.' Delikli demirler icad olup Orta Asyada toplumcu Türkmen düzeni, 'Arap atlarının uzağı yakın etmesi' sonucu yıkılarak, 'kılıç müslümanı' kavramı doğduktan sonra, suya atılan musalar, firavunun kızları olan işverenler tarafından sudan değilde, Münihde, Şututgartta, Hamburgda tiren duraklarından, hava alanlarından alınarak köle olarak doğru iş yerlerine gönderildiler. Bunların torunlarından aynı anda iki fakülteyi bitirecek kızları, altı dil bilebilen kızları gördüm. Kırkharamilerin inlerinde 'Çoban ateşini yakıp', eşkiyanın dünyaya hakimiyetine son vereceğimizi görmek, Yelkensiz Geminin her köşesinde Türk Örf ve Adetine göre bir yaşam düzeni kurabileceğimizi, tüm halkların Türkmenleşeceğini, yani tüm canları kendi canlarıyla bir tutup, ekmeğini paylaşacağını ve büyük bir hoş görü içinde yaşayabileceklerini görmek çok güzel olacaktır. Gülyan işbirlikci bir haindir, eleştirilmez, cezalandırılır. Türk Halk Ordusu ve Türk Halk Mahkemeleri kurulacak, siyonist uşaklarına hak ettikleri cezalar verilecektir. Kırkharamiler bu dünyaya ebediyyen hükümdar olamayacaktır. Biline.

MONA LİSA YANIMDA İSTASYONDAYIM
ÖZGÜR DAŞÇI
23/03/2015
Onur duydum hocam, satırlar dolusu ömürler cümlemize.

18 MART DENİZ SAVAŞI VE SONRASI
CENGİZ YETİŞ
20/03/2015
Galip bey, elinize saglik. cengiz yetiş



Toplam: 1050 sonuç, 176-200 gösteriliyor
«Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 »Sonraki


  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

  • ÇAY ÜRETCİSİ KENDİ ÇAYLAĞINDA İŞÇİ HALİNE GELDİ
    14/05/2017
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNDE      AFYONU YASAKLATTILAR >>

Devam >>