YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







Yorumlar
BEBEKTEN MESAJ SİZE
ZELİHA ÖZDEMİR
06/12/2015
İÇLER ACISI BİR DURUM.. BU ÇAĞDA BU KADAR İNSANIN, ÇOCUĞUN,BEBEĞİN ÖLÜMÜNE SESSİZCE SEYİRCİ KALAN HÜMANİST GEÇİNEN AVRUPA İÇİN BU UTANÇ YETER. BIRAKIN "Avrupalı bebekleri" Karettalar, balinalar..., kadar bile şansları yok bu masum minik yavruların.. Buna benzer şiirlerin, yazıların gündemde tutulması ve bu "UTANÇ VERİCİ İNSANLIK AYIBININ" son bulması temennisiyle! Kaleminize sağlık.

TİRŞİK ESSAHTAN ÇORBAMIZ
ZELİHA ÖZDEMİR
06/12/2015
Çorba denice; yayla çorbası, mercimek çorbası ve tirşik çorbası gelir aklımıza. Diğerlerini kolayca yaparız ama tirşik çorbası için aynısını söyleyemeyiz. Onun hem mevsimini beklemek, hem de ustasını bulmak lazım. Anlayacağınız özlenen, özlemle beklenen bir çorbadır bizim için ''Tirşik'' çorbası. Bir adıda ''Özlem'' çorbasıdır bizim için. Kaleminize, emeğinize sağlık. Şiiri okurken “Tirşik” “ diyarlarında... “Tirşik” muhabbetlerinde bulduk kendimizi. Teşekkürler !

DALGA KIRAN ELLERİN
ZEYNEL CEBECİ
06/12/2015
Sevdigim deniz rengi,..., Siyah belki... Tebrikler Turgut Hocam, selamlar.

DALGA KIRAN ELLERİN
VELİ BİLİCİ
06/12/2015
Tebrikler, beş defa okudum. Güzel bir şiirdi.

ANALİTİK DÜŞÜNME
CENGİZ YETİŞ
02/12/2015
Ali hocam, büyük bir emek ve titizlikle hazırladığınız yazı için ellerinize sağlık. Tekrar okuyacagım. Teşekkür ederim. Cengiz YETİŞ

ÖĞRETMENLER GÜNÜ VESİLESİ ile ÖĞRETİM ve EĞİTİM!..
SÜLEYMAN BOZDEMİR
27/11/2015
Yazarı kutluyorum.Güzel bir yazı.Yararlandım.Zevkle okudum.

PROF. DR. CELAL ŞENGÖR’DEN ÖZEL RİCA...
MEHMET ALTIOK
20/11/2015
Hamit Hocam; Bir de şu Adana'da Seyhan nehri yatağına kentsel dönüşüm adı altında yüksek bina dikenlerin de gündeme alınması gereklidir diye düşünüyorum. On beş - yirmi katlı binalar Yüreğir'de yükseliyor? Felaket geldiğinde mi uyanacağız bilemem.

33 Yıllık YÖK Sistemi: Bilimde İlerleme veya Gerileme
SEYFİ SON
11/11/2015
YÖK'ün kaldırılması ve üniversite özerkliği, tıpkı demokrasi ve özgürlük gibi ülkemizde ilgili hemen herkesin istediği ama kimsenin mantıklı izahatini yapamadığı, adeta duyduğunu sorgulamadan söyleyen çoğunluğun talepleridir diye düşünüyorum. Hocam kırıcı gelmesin lütfen, kimseyi kişisel suçlamıyorum, açıkça çoğunluğumuzu suçluyorum. Hani hep "ezberci zihniyet" diye dert yanarız ya ezbere, sanki ezber hep kötüymüş, hiç meziyet değilmiş gibi, aynen öyle ezberci bir söylem olduğunu düşünüyorum bunların. Veya ODTÜ'lü asi gençlerin isyanları gibi, araziye uyarcasına, çevresinde hep bir şeylerden şikâyet ederek konuşup duranların söylemlerini sorgulamaksızın tekrarlamaları gibi. "Demokrasi", "özgürlük", "boyun eğmeyeceğiz", gibisinden bağırır dururlar. Yanlarına yaklaşıp usulca "Neden?" diye sorsanız, önce bir bocalarlar, sonra klişe laflarla açıklama yaptığını sanırlar. Sonra o klişelerin nedenini sorsanız, bunların evrensel değerler olduğunu iddia ederek aslında farkına varmadan adeta papağanlık itirafında bulunurlar, o değerlerin hiç de evrensel olmadığını, binlerce yıldır o değerler olmadan dünyanın dönegeldiğini bildikleri halde. Yanlış anlaşılmasın, "papağanlık" kelimesini kimseye hakaret anlamında kullanmıyorum, papağanlığın aklın icabı olduğu yerler de olabilir. Zira her şeyin sorgulanması görüşünde değilim, çelişki olmasın yeter. Meselâ "önyargısızlık" önyargısı kendi içinde çelişkili olduğundan saçmadır, "ezber'e ezbere karşı çıkmak" ve "asla 'asla' deme" sözü gibi. Halbuki "a=b ve b=c ise a=c" önyargısı -kendisi kullanılmadan- ispatlanamaz bir önyargı olduğu halde tutarlı olduğu için matematiğin temellerinden biridir. Kurt Gödel'in "gerçeğin, hepsi ispatlanabilir önermelerden oluşan bir küme içinde ifade edilemeyeceği" teoremi, önyargıları kaçınılmaz kılıyor. Konumuza gelirsek, sizin yazınızda da YÖK'ün neden kötü olduğuna dair bir açıklama bulamadım. Özerk ortamda bilimin daha iyi gelişeceğinin bir dayanağını göremiyorum. Merkeziyetçiliğin karşısında özerklik istemek, "bir kral olmasın, bin kral olsun" demek gibidir. Kaynağı çoğunluk insanların karakteri olan sorunlar, özerklikle daha da artacaktır; çünkü başına buyrukluk artacak, kalitede standartlaşma azalacaktır. Liyakat ideal ölçü muhakkak; ama özerk olunca kayırmacılığın ve çıkarcılığın azalacağının hiç bir güvencesi yok. Özgürlük kaliteli insan için iyidir. Çoğunluk tercihiyle karar alma da öyle. Ama insanları kalite oranlarına göre ayrık kümeler (A1, A2, ...) halinde düşünerek Bayes teoremiyle olasılık hesabı yaparsak P(B) = P(B|A1)P(A1) + P(B|A2)P(A2) + ... formülüne göre, çoğunluk tercihiyle iyi bir karar (B) çıkma olasılığının ne kadar düşük olduğu aşikâr görülür, akademisyenler için bile. Bonus olarak da akademisyenler entrikalarla, ayak oyunlarıyla uğraşmak zorunda kalır, kutuplaşmaya zorlanır. Merkeziyetçi yönetimde ise baştaki iyiyse otoriter yönetim çok iyi işler (nedeni tanım gereği, "iyi" ve "otoriter" dedik ya), baştaki kötüyse de otoriter yönetim çok kötü işler. Başa kaliteli bir yönetici gelme ihtimali ne kadar düşük olursa olsun, topyekün camianın kalitesinin yüksek olma ihtimali yanında çok çok yüksek sayılır. İşte bu yüzden çoğunluk tercihiyle karar mekanizması, çoğu kez yazı-turayla karar mekanizmasından bile daha kötüdür. Otoriter merkeziyetçilikle başımıza kötü yönetici gelmişse de "her toplum layık olduğu gibi yönetilir" gerçeğiyle (işte bu gerçekten evrensel, ama "herkes" değil, "her toplum") kendi kalitemizi artırmaya çalışmak düşer bize. Tahmin edebileceğiniz gibi hiç "demokrat" değilim; ama yukarıdaki Bayes teoreminden dolayı bile değil; "demokrasi" kavramının hiç bir anlamı olmadığı için! Anlamı olan seçim yasasıdır. Bir seçim yasasına göre birinci çıkan karar, başka bir seçim yasasıyla aynı milli irade tarafından sonuncu çıkartılabilir. Yani "demokrasi" adlı sistemlerde iktidarların mahiyeti seçimle değil, seçim yasası belirlenirken kararlaştırılır. "Demokratım" diyenlere acı bir gerçek de şu ki seçim yasasının da seçimle belirlenmesi -oybirliği olmadıkça- imkânsız bir kısır döngüdür. Zavallı "demokrasi" kavramı! Kusura bakmayın, uzun oldu. Sözün özü, bahsettiğiniz sorunların çoğu gerçekten büyük sorundur; ama çaresi özerklik değildir. Önemli olan adalet ve liyakattir, varsın despotlukla olsun! Başı iyiyse YÖK çok güzel bir sistemdir. Gelişmiş ülkelerin böyle güzel bir sistemi getirmeye gücü yeten diktatörlük fırsatları olmadı ama bizim oldu. Bunu kaybetmeyelim. Özellikle de üniversiteye giriş için merkezi sınavları kaldırıp, gençleri her üniversiteye tek tek başvurtarak madden ve manen germeyelim.

33 Yıllık YÖK Sistemi: Bilimde İlerleme veya Gerileme
SEYFİ SON
09/11/2015
Cidden yorum yayınlıyor musunuz? Yayınlamıyorsanız boşuna vaktimi ziyan etmeyeyim. Yayınlıyorsanız bunu yayınlayın ya da bir e-posta atın da görelim,.

MUTLULUĞUN TEMEL İLKELERİ
BAYRAM HASAN YİĞİT
02/11/2015
Mehmet Bey Merhaba, *Mutluluk aradan yıllar geçse de bir dosta merhaba demektir. * Başarmanın sonunda gelen sevinçtir. * Yaş ilerlese de, ruhun genç kalmasıdır. Selamlar

PERİNÇEĞİ AYAKTA ALKIŞLAYALIM
CENGİZ YETİŞ
26/10/2015
Sayın Baysan'a aynen katılıyorum. TC devletinin yapması gereken, hepimizin onuru olan bir işi sayın Perinçek tek başına yapmış, yapabilmiştir. Maalesef bu konuda bizi yoneten ne iktidar nede muhalefet partileri kimse ortada yoktur. Acaba bu işlem sayın Perinçek'e manevi/maddi neye malolmuştur? Çok kaliteli bir insan, bir aile. Gerçek vatansever. Doğu Perinçek'in amca oğlu Doğan Perinçek İstanbul Üniversitesinden sınıf arkadaşımdır. Kalite bu olmalı... Cengiz YETİŞ

'COOPING' DE NE?
HAMİT SERBEST
24/10/2015
Özlem hanım, Nereden çıkarıyorsunuz böyle hikayeleri anlamadım doğrusu. Hem bizim gibi padişah demokrasisiyle yürütülen bir ülkeyle ne alakası olabilir söylediklerinizin. Çok şaşırdım...

DİLİNDEN UTANANLAR
Deniz Banoğlu
23/10/2015



İŞSİZLİK ARTMIŞŞŞ......GEÇİNİZ..........
SEYFİ SON
23/10/2015
Siz seyisliğin ne kadar vasıflı ve yüksek ücretli bir iş olduğunu yeni anlamışsınız. Hepsi bu. Bunun işsizlikle ilgisi yok.

PERİNÇEĞİ AYAKTA ALKIŞLAYALIM
AHMET BAŞAK KAYIRAN
22/10/2015
Dünya lideri yönetimindeki hükümetimiz 13 yılda başarısızlıklara uğrarken Sayon Perinçek'in tek başına gerçekleştirdiği bu başarıyı da görmezden geldi. Halbuki bu tüm ülkeyi ilgilendiren yaşamsal bir konu idi. Sevelim sevmeyelim ama bu başarıyı hep beraber alkışlayalım.

Olacak O Kadar!..
CENGİZ YETİŞ
19/10/2015
Eline sağlık Erdal bey, Levent Kırca sağ olsaydı, birileri kovanına çomak sokmasa idi, bu yazdıklarınızı nasılda rengarenk bizlere sunardı.... şimdiden özledik. ben 70 yaşındayım. 1968 de İstanbul universitesinde idim. Yani 68 kuşağı. ulkemizin hiç bu kadar aciz, yalan dolan, çalma şırpma ile yonetildiğini gormedim. karamsarım. Hem de çok.. Suriye'lilere yapılan resmen tehcirdir, soykırımdır. gariban olanlar bodrum yarımadası ve ege kıyılarının tümünde nastırılmış halde, sokakta dolaşmaları yasaklanmış halde fazla göz önü olmayan duzluklerde karşı yunan adalarına geçebilme derdinde. Uyduruk botlar, arızalı motorlar ile telef olup gitmekteler. Bizim yoneticiler de ABD ve AB nin taşeronu olarak bu tehcir ve soykırımın yurutucusu durumunda. Dun de Merkel den biraz harçlık kopartmışlardır herhalde. işin utanç verici tarafi onlar da bu harçlığı direkt bizim yoneticilere verme tarafında değiller. bu günler 1 kasım da biter inşalah. BU DA GEÇER YAHU......(Osmanlı dan kalma deyiş) Hakkımızda hayırlısı. Cengiz YETİŞ

YENİ ORTA VADELİ PLAN 2015-18
İSMET AYDEMİR
18/10/2015
Fakirliğimizin en önemli belirtisi ise; bunun için ölçü biriminin, bilgi, saygı, sevgi değil de, para olduğunun sanılmasıdır.

YENİ ORTA VADELİ PLAN 2015-18
AHMET BAŞAK KAYIRAN
18/10/2015
Sayın ÇEPNİ, fakirleştiğimiz doğrudur, işçi, memur, emekli, esnaf, çiftçi, ama son on üç yılda mutlu bir azınlık öyle zenginleşti ki, sanki son 92 yıldan rövanş almak istercesine. Ben kamudan oldukça iyi bir ücretle emekli oldum, eşim de emekli, çocuklarımı okuttum, ikisi de özel sektörde çalışıyorlar, yani iki kişiyiz. ancak emin olun ay sonu zor geliyor. Bunları yazarken utanıyorum, bin lira maaşa çalışan asgari ücretlileri düşündükçe, ancak gerçek bu. Maalesef hepimiz (belli bir zümre hariç) fakirleşmekteyiz.

ULUSAL YAS......................
AHMET BAŞAK KAYIRAN
13/10/2015
Ülke akape (şeytanın oturduğu yer demekmiş) iktidarı süresinde zaten ulusal yasta değil mi?

YORUMSUZ...
Koral Çepni
30/09/2015
Başka bir gazetede de yayınlanmış olsa PKK'nın ateşkes şartlarının Adana Fikir Platformunda yayınlanmasını doğru bulmuyorum. Koral çepni

ÇUKUROVA’NIN KANGRENLEŞMİŞ ANIZ YAKILMASI SORUNU VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
VELİ BİLİCİ
27/09/2015
Tespit ve önerileriniz harika. Yasal metinler ya da kurul kararları da harika.... Ama az önce '7/09/2015 saat 18;30 G.Antep Adana Yolu üzerinden geçiyorum Osmaniye-Toprakkale sınırlari içinde Otobanın her iki tarafında anız yangını devam ediyor.... Belki şu saatte de olabilir.... Anızı yaktınız çevreyi kirllettiniz iş bitmedi... Toprağın altında ve üztünde gözle görüleninden gzle görülmeyenine tüm canlıların yok oluşunu düşünerek Adana istikametine doğru direksiyondayım ve kafam allak bullak.... Bu memlekette eğitim şinanay... eğittiğimiz adamlar şinanay..... kaba bir tarifle birirdiğim için özür beyanım var size... Vallahi biz adam olmatız... Keşke toprağın altında kavrulan solucan kadar eziyet çekebilseydi bu anızı yakan her kimse....Saygılarımla...

BEN SİZİN BABANIZIM....BEN NE DERSEM O OLUR....
VELİ BİLİCİ
27/09/2015
Sayın Özcan Yılmaz Beyefendi Merhaba. Yazılarınızı takip ediyorum. Harika konular. Bu son yazınız belki de yıllardır ilgimi çeken yada yaşantımızda sık karşılaştığımızdan olsa gerek hayli ilgimi çekti ve beni yıllarca "Ben sizin babanızım, ben ne dersem o olur" şarkısını söyleyen yöneticilerimizi yad etmemize ve 5-10 TL bedel ödeyerek görevi ifa eden kadrolu küfürcü beyefendiyi hatırlattınız ve onu yad etmemizi sağladınız. Bunun yanında benim çok sevdiğim bir şarkı vardır Rahmetli Cem Karaca Beyefendinin hani "Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkında"..... İşte bu "Ben sizin babanızım, ben ne dersem o olur" çükletini ağzında kokuşturan yöneticilerimizi de Kadrolu Küfürcü Arifimle birlikte yad ediyoruz. Tabi bu arada bizim beşlikler ve onluklar havada uçuşuyor. Teşekkür ederim bu vesileyle siz Beyefendi... Saygı ve hürmetlerimle.

ALMANYAYA GÖÇMEN AKINI...
İSMET AYDEMİR
17/09/2015
Orta Oyununun Arka Yüzü Bir gün, karanlık ve aydınlıktan oluştuğu gibi; olayların da bir görünen, birde görünmeyen yüzleri, yönleri, şekilleri elbette vardır. Berlin güneş enerjisi araştırma merkezinde çalışan bir fizik profösörü: -Yapılan yüksek hesaplamalara göre; günümüzdeki ölümle doğum arasındaki kıyaslamalara göre, 300 yıl sonra alman halkı kendiliğinden ölüp yok olacaktır. -Bu güzel halk, ebediyyen yok olacaktır, diyor ve gözlerinden bir kaç damla yaş akıyordu. -Buralarda türkler ve polanyalılar bu çoğalma oranlarına göre çoğunluk olacaktır, diyordu. Mart 2015de karlsruhede yapılan yaklaşık ikiyüz hekimin katıldığı toplantısında, toplantı başkanı: -96 yaşının üzerinde yüzden fazla hekim yaşıyor. Bunlar bizim emeklilik kasamız için büyük yük! Konuşmaya devam ediyor: -2030 yılında, yani onbeş sene sonra almanyada milyonlarca emekli daha olacak. İş yerleri boşalacak. -Bu emeklilere gelecek maaşı hangi işçiler emekli aidatı olarak ödeyecek? -Ama bir çözüm bulundu. İlticacılar öncelikle almanyayı seçecekler! -İlticacıların öncelikle almanyayı seçmesinden ben gurur duyuyorum. Konuşma böyle sonlanıyordu ki bir türkmen hekim son sözü aldı: -İlticacıların almanyayı seçmelerinden dolayı gurur duymuyorum! -Gürcistandan, afganistandan, ırakdan, suriyeden, filistinden, mısırdan, tunusdan, türkiyeden gelen ilticacıları görünce, onların yetim çocuklarıyla göz göze gelince ben çok utanıyorum. -Irakdan gelen babası öldürülmüş 5,8,11 yaşlarında üç çocuğuyla almanyaya gelen arap asıllı kadına sordum: -Sizler niçin almanyaya geldiniz? Kadın almanca bilmiyordu. Beni anlayan büyük çocuk, cok ciddileşti, asker gibi karşıma dikildi ve almanca yanıt verdi: -Amerika! Kan! Petrol, diye bağırdı. -Bu çocuğun önünde de çok utandım. Halen, bütün dünyada mutlak silahsızlanma için her hafta sonu avrupada meydanları doldurup el ele verip oynayarak bu vahşete baş kaldırmadığımız için. Dünyada kesinkes silahsızlanma için, siyasi olarak örgütlenerek halk yönetimlerini eşkiyalardan almadığımız için, dedi. -Almanya dünyada silah ihracatı yapan ilk üç arasında, bundan dolayı ben çok üzgün ve öfkeliyim, diyerek sözünü bitirdi. Oturum başkanı diş hekimi kadın: -Siz bir siyasi fırka kurun, çıkın ortaya. Ama benden oy alamayacaksınız, almanyayı beğenmiyorsanız, burayı terk edin,dedi. Türkmen hekim yanıtladı: -Almanya yönetimi, doğu almanyadan kalan rus silahlarını atacak çöplük ararken, türkiye siyonist kuvvetleri generallerine bir marklık silahı üç marka sattı. - Yurdumda karşıma bu silahlar çıktı. Dünyanın neresine gitsem alman silahları orada muhakkak var. O halde burayı terk etmeye gerek yok. Ecderhanın üç başınadan biri de burada. Ödediğim vergilerin hesabını sorarım. ‘Bundan kendi ceplerini dolduran, sadece kendi çevrelerini düşünen, muhaliflere, halkına köle gibi davranan o ülkeleri yöneten Krallar, Şeyhler, Emirler, Diktatörler utanmalıdırlar.’ Sevgili mehmet tanlının yukarıdaki görüşünün kapsamını bir az daha genişletmemiz gerek: Utanacaklar içinde dünyadaki tüm halkların aydınları ilk başta gelir. „Gelenlerin sayısı her ne kadar yüksek olsa da Kurallar ülkesi düzenin, tertibin çok önemli olduğu Almanya bu işin altından kalkar. Göç sürecinde, barınak, illere dağıtım titizlikle yürütülmektedir. Sağlık konusunda imkânlar seferber edilmekte ’’üst seviyede’’ konfor sunulmaktadır.’ Bu gün, bir ilticacı gürcü kadının elinde ilticacılara bakan toplumsal kurumun bir yazısını okudum: -Sinir hekiminiz, üç yıldan beri olan baş dönmeniz, baş ağrınız, kulak çınlamanız yüzünden sizin beyin röntgenizin çekilmesini istemiş. -Siz ilticacısınız, geçmişte olan şikayetleriniz için, bu muayenenin ücretini üstlenemeyiz. Sadece yeni olan, acil hastalıkların masraflarını üstleniriz. Bu muayeneyi yaptırmayı erteleyebilirsiniz, diye yazmışlar. Dil bilmez, yol bilmez bu kadıncağız acılardan ağlıyordu. AB anlaşmalarına göre; ab ülkelerinden birine ayak basan siyasi ilticacı o ülkede sığınma baş vurusu yapmak zorunda. Neden onları almanyaya kimler, niçin getiriyor, bu konuda 18 ekimde alman eski istihbaratcılarından ve alman hükümeti eski danışmanlarından christoph hölzylin am starberger see de bir toplantısı olacak. Kazın ayağı öyle değil, biline.

ORGANİK...
CENGİZ YETİŞ
05/09/2015
Evet Metin bey, çok doğru bir noktaya temas ettiniz.

Kuzey kutup, ekvator, güney kutup arasında kaç farklı iklim kuşağı var acaba???? Bunları bir de göl kıyısı, iç deniz/okyanus kıyısı, alçak/orta/yüksek ova olarak düşünün... Bunlara yöre jeolojisi, toprak oluşum süreçleri, toprak kalitesini ilave edin.... Yüzey ve yeraltı su kalitesini yok sayamazsınız.... Hava kalitesi? yükseklik? güneşleme suresi.......

SONUÇ:

a. BESNİ ÜZÜMÜ SADECE BESNİ DE YETİŞİR. AYNI ÜZÜMÜ DÜNYANIN BAŞKA YERLERİNDE DE YETİŞTİREBİLİRSİNİZ AMA besni üzümü olmaz....

b. Bir Amerikan vatandaşı eşinin sağlığına kavuşabilmesi için Meksika dan San Diego yu satin almiş...

SON SONUÇ: YAŞAYACAĞIMIZ YERLERİ DE BUNA GÖRE SEÇEBİLİRİZ....

CENGİZ YETİŞ


ÇİVİSİ ÇIKMIŞ ...........................
HAMİT SERBEST
05/09/2015
Özcan beycim, dünya hep çivisi çıkmış vaziyette dönüyor sanırım. Çiviyi dert edenlerin sayesinde henüz zıvanasından çıkmış değil:) Sevgiler.



Toplam: 1086 sonuç, 176-200 gösteriliyor
«Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 »Sonraki


  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

  • ÇAY ÜRETCİSİ KENDİ ÇAYLAĞINDA İŞÇİ HALİNE GELDİ
    14/05/2017
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNDE      AFYONU YASAKLATTILAR >>

Devam >>