YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







Yorumlar
BEN SİZİN BABANIZIM....BEN NE DERSEM O OLUR....
VELİ BİLİCİ
27/09/2015
Sayın Özcan Yılmaz Beyefendi Merhaba. Yazılarınızı takip ediyorum. Harika konular. Bu son yazınız belki de yıllardır ilgimi çeken yada yaşantımızda sık karşılaştığımızdan olsa gerek hayli ilgimi çekti ve beni yıllarca "Ben sizin babanızım, ben ne dersem o olur" şarkısını söyleyen yöneticilerimizi yad etmemize ve 5-10 TL bedel ödeyerek görevi ifa eden kadrolu küfürcü beyefendiyi hatırlattınız ve onu yad etmemizi sağladınız. Bunun yanında benim çok sevdiğim bir şarkı vardır Rahmetli Cem Karaca Beyefendinin hani "Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkında"..... İşte bu "Ben sizin babanızım, ben ne dersem o olur" çükletini ağzında kokuşturan yöneticilerimizi de Kadrolu Küfürcü Arifimle birlikte yad ediyoruz. Tabi bu arada bizim beşlikler ve onluklar havada uçuşuyor. Teşekkür ederim bu vesileyle siz Beyefendi... Saygı ve hürmetlerimle.

ALMANYAYA GÖÇMEN AKINI...
İSMET AYDEMİR
17/09/2015
Orta Oyununun Arka Yüzü Bir gün, karanlık ve aydınlıktan oluştuğu gibi; olayların da bir görünen, birde görünmeyen yüzleri, yönleri, şekilleri elbette vardır. Berlin güneş enerjisi araştırma merkezinde çalışan bir fizik profösörü: -Yapılan yüksek hesaplamalara göre; günümüzdeki ölümle doğum arasındaki kıyaslamalara göre, 300 yıl sonra alman halkı kendiliğinden ölüp yok olacaktır. -Bu güzel halk, ebediyyen yok olacaktır, diyor ve gözlerinden bir kaç damla yaş akıyordu. -Buralarda türkler ve polanyalılar bu çoğalma oranlarına göre çoğunluk olacaktır, diyordu. Mart 2015de karlsruhede yapılan yaklaşık ikiyüz hekimin katıldığı toplantısında, toplantı başkanı: -96 yaşının üzerinde yüzden fazla hekim yaşıyor. Bunlar bizim emeklilik kasamız için büyük yük! Konuşmaya devam ediyor: -2030 yılında, yani onbeş sene sonra almanyada milyonlarca emekli daha olacak. İş yerleri boşalacak. -Bu emeklilere gelecek maaşı hangi işçiler emekli aidatı olarak ödeyecek? -Ama bir çözüm bulundu. İlticacılar öncelikle almanyayı seçecekler! -İlticacıların öncelikle almanyayı seçmesinden ben gurur duyuyorum. Konuşma böyle sonlanıyordu ki bir türkmen hekim son sözü aldı: -İlticacıların almanyayı seçmelerinden dolayı gurur duymuyorum! -Gürcistandan, afganistandan, ırakdan, suriyeden, filistinden, mısırdan, tunusdan, türkiyeden gelen ilticacıları görünce, onların yetim çocuklarıyla göz göze gelince ben çok utanıyorum. -Irakdan gelen babası öldürülmüş 5,8,11 yaşlarında üç çocuğuyla almanyaya gelen arap asıllı kadına sordum: -Sizler niçin almanyaya geldiniz? Kadın almanca bilmiyordu. Beni anlayan büyük çocuk, cok ciddileşti, asker gibi karşıma dikildi ve almanca yanıt verdi: -Amerika! Kan! Petrol, diye bağırdı. -Bu çocuğun önünde de çok utandım. Halen, bütün dünyada mutlak silahsızlanma için her hafta sonu avrupada meydanları doldurup el ele verip oynayarak bu vahşete baş kaldırmadığımız için. Dünyada kesinkes silahsızlanma için, siyasi olarak örgütlenerek halk yönetimlerini eşkiyalardan almadığımız için, dedi. -Almanya dünyada silah ihracatı yapan ilk üç arasında, bundan dolayı ben çok üzgün ve öfkeliyim, diyerek sözünü bitirdi. Oturum başkanı diş hekimi kadın: -Siz bir siyasi fırka kurun, çıkın ortaya. Ama benden oy alamayacaksınız, almanyayı beğenmiyorsanız, burayı terk edin,dedi. Türkmen hekim yanıtladı: -Almanya yönetimi, doğu almanyadan kalan rus silahlarını atacak çöplük ararken, türkiye siyonist kuvvetleri generallerine bir marklık silahı üç marka sattı. - Yurdumda karşıma bu silahlar çıktı. Dünyanın neresine gitsem alman silahları orada muhakkak var. O halde burayı terk etmeye gerek yok. Ecderhanın üç başınadan biri de burada. Ödediğim vergilerin hesabını sorarım. ‘Bundan kendi ceplerini dolduran, sadece kendi çevrelerini düşünen, muhaliflere, halkına köle gibi davranan o ülkeleri yöneten Krallar, Şeyhler, Emirler, Diktatörler utanmalıdırlar.’ Sevgili mehmet tanlının yukarıdaki görüşünün kapsamını bir az daha genişletmemiz gerek: Utanacaklar içinde dünyadaki tüm halkların aydınları ilk başta gelir. „Gelenlerin sayısı her ne kadar yüksek olsa da Kurallar ülkesi düzenin, tertibin çok önemli olduğu Almanya bu işin altından kalkar. Göç sürecinde, barınak, illere dağıtım titizlikle yürütülmektedir. Sağlık konusunda imkânlar seferber edilmekte ’’üst seviyede’’ konfor sunulmaktadır.’ Bu gün, bir ilticacı gürcü kadının elinde ilticacılara bakan toplumsal kurumun bir yazısını okudum: -Sinir hekiminiz, üç yıldan beri olan baş dönmeniz, baş ağrınız, kulak çınlamanız yüzünden sizin beyin röntgenizin çekilmesini istemiş. -Siz ilticacısınız, geçmişte olan şikayetleriniz için, bu muayenenin ücretini üstlenemeyiz. Sadece yeni olan, acil hastalıkların masraflarını üstleniriz. Bu muayeneyi yaptırmayı erteleyebilirsiniz, diye yazmışlar. Dil bilmez, yol bilmez bu kadıncağız acılardan ağlıyordu. AB anlaşmalarına göre; ab ülkelerinden birine ayak basan siyasi ilticacı o ülkede sığınma baş vurusu yapmak zorunda. Neden onları almanyaya kimler, niçin getiriyor, bu konuda 18 ekimde alman eski istihbaratcılarından ve alman hükümeti eski danışmanlarından christoph hölzylin am starberger see de bir toplantısı olacak. Kazın ayağı öyle değil, biline.

ORGANİK...
CENGİZ YETİŞ
05/09/2015
Evet Metin bey, çok doğru bir noktaya temas ettiniz.

Kuzey kutup, ekvator, güney kutup arasında kaç farklı iklim kuşağı var acaba???? Bunları bir de göl kıyısı, iç deniz/okyanus kıyısı, alçak/orta/yüksek ova olarak düşünün... Bunlara yöre jeolojisi, toprak oluşum süreçleri, toprak kalitesini ilave edin.... Yüzey ve yeraltı su kalitesini yok sayamazsınız.... Hava kalitesi? yükseklik? güneşleme suresi.......

SONUÇ:

a. BESNİ ÜZÜMÜ SADECE BESNİ DE YETİŞİR. AYNI ÜZÜMÜ DÜNYANIN BAŞKA YERLERİNDE DE YETİŞTİREBİLİRSİNİZ AMA besni üzümü olmaz....

b. Bir Amerikan vatandaşı eşinin sağlığına kavuşabilmesi için Meksika dan San Diego yu satin almiş...

SON SONUÇ: YAŞAYACAĞIMIZ YERLERİ DE BUNA GÖRE SEÇEBİLİRİZ....

CENGİZ YETİŞ


ÇİVİSİ ÇIKMIŞ ...........................
HAMİT SERBEST
05/09/2015
Özcan beycim, dünya hep çivisi çıkmış vaziyette dönüyor sanırım. Çiviyi dert edenlerin sayesinde henüz zıvanasından çıkmış değil:) Sevgiler.

DENİZ BAYKAL'IN CEVABI
CENGİZ YETİŞ
05/09/2015
Sayın Baykal, 7 Haziran seçimlerinin ardından AKP nin sahibi, Cumhurun başı R.T.Erdogan dan randevu talep ederek huzura çıkacağına O ZAMAN BU YAZIYI YAZABİLMİŞ OLSAYDI bir saygınlığı olabilirdi. Bence. Sayın Baykal'a siyaset arenasında 7 haziran oncesinede yaptığı değerli çalışmalar için teşekkür eder, bundan sonraki yaşamında mutluluklar dileriz..... Bence. CHP nin Sayın Ümit Kocasakal başkanlığında yeniden yapılanması sağlanmalıdır.... 1 kasım seçimlerinden once olabilse CHP yucelmez mi???? Bence ... cengiz yetiş

TEKRAR SEÇİM ve PARTİLER !..
CENGİZ YETİŞ
05/09/2015
Erdal bey tekrar elinize saglik. Başlamışken, elinize kalemi almış iken MHP ve AKP yi de şoyle bir geçseniz olmaz mıydı? HDP konusunda olay maalesef Ulkemizdeki Kürt kardeşlerimiz ile sınırlı değil. Uluslararası arenada bir kürt devletinin kurulması süreci hızla devam ediyor diye düşünüyorum. Şu anki süreç kurulacak kürt devletinin Akdenize bağlantısını sağlamak üzere Suriye de çıkarılan kargaşadır. Bu Suriye halkına uygulanan TEHCİRdir. SOYKIRIM dır. Burada topun ağzında olan sadece Suriyeliler değil bolge coğrafyasında olan özellikle Irak ve diğerleri vardır. Bir yandan PYD, PKK vb kürt oluşumlardan, bir yandan da IŞID den kacanlar, canlarını kurtarmak, kendilerine ve çocuklarına daha huzurlu bir yaşam sağlamak amacıyla Egenin her noktasından Yunan adalarına, oradan Avrupa ABD ye dağılmaktadır. Sahiller bu gariban insanlar ile doludur. Ucuz oteller fakirleri ile doludur. Pahalı oteller zenginleri ile doludur. Büyük çoğunluğun elinde pasaport yoktur. Seyahat hürriyeti yoktur. Ucuz bot üreten sahtekarlar turemiştir. Bunların sayesinde insanlar telef olmaktadır. Sorun Demirtaş ın sempatikliğinin, akılcılığının çok ötesindedir. Sorun bölge sorunudur. Bölgesel ölçekte çözüm bekleyecektir. Irak, Suriye, Türkiye, İran.... AKP iktidarının ülkeyi çok kötü bir noktaya getirdiği ise önemli bir gerçektir. Ülkemiz ve komşu ülkeler bu sorunu nasıl çözeceklerdir??? Olağan üstü akıla ihtiyaç var. CHP hakkında çok ince yazmişsiniz. Sayın Kılıçdaroğlu o koltuğu maalesef dolduramadı. Emanet durdu. Daha fazlasına hiç gerek yoktu. CHP bu seçime bari genç, dinamik, tecrubeli , sempatik bir yüz ile gidebilse idi ... Gönülün istediği..... Sayın KOCASAKAL a da hem çok ayıp ettiler, hem de çok yazık ettiler. İnşallah yakın geleceğin CHP Genel Başkanı sayın Ümit KOCASAKAL olur. MHP daha da kotu. Sayın BAHÇELİ devrini çoktan tamamladı, hatta bir miktar da çağ dışı kaldılar. MHP de de yukarıda nitelikleri sıralanan yeni yüz gerekli.. AKP mi ? Evvel emirde Saraydaki kişi Sarayına sahip çıkmalı, gerekmedikçe sarayının dışına çıkmamalı ve de en önemlisi AKP ÜZERİNDEKİ VESAYETİNDEN VAZGEÇMELİDİR. ÇÜNKİ O BİR CUMHURUN BAŞIDIR.. Korsan bir bildiri gibi oldu. Hamit hocamın ve sizlerin affına sığınıyorum. Saygılatrım ile... cengiz yetiş

Geleceğimiz Belirsiz mi?..
CENGİZ YETİŞ
05/09/2015
Yazılarınızı ilgi ile okuyorum. Ellerinize saglik. Katilmamak mümkün değil. Bindik bir alamete, bakalim bizi nereye götürecek. Ciddi karamsarim. Karamsar olamıyacağım birşeyler bulamıyorum, göremiyorum. cengiz yetiş

Uyuyanlar !..
CENGİZ YETİŞ
05/09/2015
şu an Suriye ye yapılan resmen TEHCİRdir, SOYKIRIMdır. Amacı hedefi bellidir. bu amacı hedefi belirleyenler de bellidir. Buna hizmet edenler ise maalesef bizi yonettiğini sananlardir. Bu gidisin sonu bence kötü gözüküyor.... cengiz yetiş

Eylül
FATİH BOZ
02/09/2015
Yazınızı çok severek okudum, Ayları ay olarak görürüz çoğu zaman, içindekileri ona itaf etmeyiz. Bu yazı bana bu açıdan farklı bir perspektif kazandırdı. Çok akıcı ve derin yazıyorsunuz. Yeni yazılarınızı dört gözle bekliyorum. Teşekkürler.

NASIL BU KADAR ÇUKUR OLABİLİYORLAR???
ZEREN YORGANCI
24/08/2015
oyy şehidim oyy,oyy vatanım oyy,,, elınıze saglık sayın hamit serbest

KOALİSYON ÖCÜ DEĞİL
MEHMET TANLI
17/08/2015
Yorumunuz icin Tesekkürler. Size katiliyorum Ahmet Bey. Türkiyenin yer alti, yer üstü ve insan kaynaklari tüm sorunlarin üstesinden gelecek gücte. Sorun Demokrasinin tüm Kurum ve Kurallariyla islememesi, ülkenin yanlis kadrolarla yönetilmesi ve inkar politikalaridir. Ölen insanlara olan üzüntümüz ise tarifsiz kesinlikle.

KOALİSYON ÖCÜ DEĞİL
AHMET BAŞAK KAYIRAN
16/08/2015
Türkiye 13 yılda enerjisi saçma sapan şeylerle tüketti. Geriye baktığımızda gözle görülebilir, elle tutulabilir bir gelişme olmamıştır. Ekonomi son 13 yılda tepetakla olmuş, geleceğimizle ilgili ciddi endişeler gerçek yurtseverler tarafından dile getirilmektedir. Buna rağmen kurulabilecek sağlam bir koalisyonun bu sorunların hiç olmazsa bir kısmına çözüm getirecekken, inatla" benim dediğim olacak" anlayışı bu sorunlara çözüm yerine daha da derinleştirecektir. Terörden hiç bahsetmiyorum, Herşeyin çaresi var, bu ülke herşeyin üstesinden gelecektir, ancak giden canların yerine neyi koyacağız. İnşallah aklı selim galip gelir ve yapılacak seçimlerde ülke sorunlarını çözecek kadrolar işbaşına gelir.

BE HEY GAFİL!...
SÜLEYMAN BOZDEMİR
08/08/2015
Meslektaşım Arık'ı bu güzel ve eleştirel şiiri yazdığı için.Muktediri kızdırmaz inşallah.

NE SÖYLEYECEKSİN Kİ..................
HAMİT SERBEST
27/07/2015
Doktor beyim,
Zor iştir deli olmak.
Yaptığın tanıma "aptallık" daha uygun düşüyor. Ama o da sonradan olmuyor. Doğuştan olmak gerek. Bence senin o şansın hiç olmamış.
Boşuna kendini yorma derim...
Sevgiler.
Hamit Serbest


ANLARSIN!...
CEMAL ÇALIŞKAN
23/07/2015
yazana ve paylaşana teşekkürler

RÜŞTÜ
HALİL ARIK
19/07/2015
Ben de Unutulmaz insan Kemal Kurdaş döneminin öğrencilerindenim... O yılların herşeyi güzeldi... dostlukları, yurt hayatı, fikirlerin paylaşımı, hocaları, forumları, hatta boykotları bile... Komer'in yakılan arabasının toplumda yaydığı ışık bile... Şükrü Baba'ları, Yalım Hoca'ları mı "iyi" olmayacak bunca iyiler arasında.... Ve bugünlerin kirli siyasetine karşı mücadele kazanılabilmiş olsaydı, bu hallere düşer miydi bu ülke!.... Kaybedilen hayatlar, ülkenin geleceğinden çok şeyler çaldı götürdü...

'GECEKONDU ÜNİVERSİTELER' ELEŞTİRİSİ DOĞRU, ANCAK KABAHAT KİMİN?
ALİ KOTAN
19/07/2015
Sayın Ortaş, "bilimi ve liyakatı savunan " az ama var. Eleştirilerini dersime taşıyacağım. Sevgiler.

ORUÇLULAR ALKOLLÜ GİBİ SÜRÜYOR
MURAT ÖZER
10/07/2015
Bu yazı "sap ile samanı birbirine karıştıran" bir yazı olmuş. Oruçlu olan insanın vücut kimyası değişir ve insan sakin ve huzurlu bir hale bürünür. Yazının sahibi belli ki oruç tutmuyor ve bir tecrübesi yok. Sadece tahmin edip atıyor. Beyefendi oruç tutmak güzeldir, hem de çok güzeldir. Oruçlu sürücüler istatistiki olarak hiçbir tehlike arz etmezler. Tam tersine daha emniyetlidirler. Böyle iftira yazıları ancak Türkiye gibi sözde aydınlarının resmi devlet ideolojisinin kalemşörleri olmuş ülkelerde görülür. Ne diyelim Allah akıl fikir versin. Ve Allah bu zihniyete azıcık araştırma ve öğrenme merakı nasip ediversinde İslam'ın güzellik ve büyüklüğü ile Hak olduğunu görsünler.

HATIRLAMAK SENİ
ZEREN YORGANCI
25/06/2015
bayıldımm ...siir biz bayaniara kaldı..

Gelişmekte Olan Ülkelerde Hükümet Kurmak !..
MEHMET ALİ SULUTAŞ
24/06/2015
TBMM’ne değil, TBMM’ye; MİY’na değil, MİY’e olmalı.

SAYIN BAYKAL’A AÇIK MEKTUP….
HAMİT SERBEST
12/06/2015
Halil hocam, Size katılıyorum, Baykal'ın hepimize bir açıklama yapması gerekiyor. Hızır gibi yetişip Erdoğan'ı milletvekili ve başbakan yapmıştı. Şimdi de sıra Erdoğan'ı Başkan yapmasına geldi galiba. Her ne hikmetse bu ülkenin muhalefet liderleri gerektiğinde AKP'nin imdadına yetişiveriyorlar. Bahçeli de Abdullah Gül'ü Cumhurbaşkanı yapmıştı. Siyasetin çok çetrefilli bir iş olduğunu biliyorduk ama bu dönemin siyasilerinin ne kadar gizemli olduklarını bilmiyormuşuz. Saygılarımla. Hamit Serbest

KİRLİ SİYASET.....................
ÖZCAN YILMAZ
07/06/2015
çamaşırlar makineden biraz temiz çıktı.....tekrar yıkamamız gerekecek....daha da temiz olsun.....

SEÇİME DOĞRU SİYASİ YELPAZEDE SOL CEPHE
NEVZAT IKİZ
01/06/2015
Bize göre Türk solunun en büyük şanssızlığı yine dine dayalı batıl inanç kaynaklıdır. Genel anlayışa göre Sağ makbul, sol sıkıntılıdır. Kapıdan çıkarken veya sokağa çıkarken önce besmele çekmek, sonra sağ ayakla çıkmak, sağ eli kullanarak iş görmek normaldir de sol el veya sol ayağını kullanan biri solak olarak adlandırılır ve dikkati çeker. Genel olarak tanımlanmak istenirse çocukluktan gelen bir anlayışla sağ cicidir ama sol kakadır. Bu nedenle diyebiliriz ki Türk solu oldum olası şanssızdır. SN. Dr.Baysan Yazınızın bu bölümünden sonrasını okuma gereği duymadım. Çünkü; İnsanların anatomik yapısına göre (tıp dok.çok iyi bilir) insanlar hayırlı yerlere girerken sağ adımla girerler,wc ,banyo ve buna benzer yerlere girerken sol adımla girerler. Bu adımlarda,sol adım önde ise baygınlık geçirdiğiniz de geriye doğru sağ adım önde ise öne doğru düşersiniz. Sol eli kullanmayınız dediğin dede; eski dönemlerde bizim kültürümüzde taharetlenme sol elle yapıldığından dolayı el iyi temizlenemez ve bakteriler bulaşmasın mantığıdır. Saygılarımla Nevzat İkiz

OY ÇALINMASINI KESİN OLARAK NASIL ÖNLEYEBİLİRİZ?
İSMET AYDEMİR
24/05/2015
Beklemeyelim, Davranalım Şapka düşmüş, kel görünmüştür. Don düşmüş, göt görünmüştür. Kırkharamiler at değiştirme veya kan tazeleme gereğini görmüştür. Eğer; gerek fırka başkanlarını, gerekse milletvekili adaylarını, tüm fırkalarda, bütün fırka üyelerince seçmeli olarak belirlenemiyorsa, dar bölgeli, çift kademeli seçim ve fırkalar yasası çıkmamışsa, bunun için bir yasal zorunluluk ve olanak yoksa, sözde bir halk yönetimi için, sözde bir seçim demektir, kırkharamilerin değermenlerine su taşımakta yarıştır. Dalan 22 aralık 2010 da demiştir ki: -ANAP ın kuruluş paralarının yarısını ben türkiyedeki iş adamlarından topladım, anapıın kuruluş paralarının diğer yarısını turgut özal amerikadaki yahudilerden getirdi. Seçimlerde çok para harcadık, çok uğraştık, ama ancak yüzde ondört civarında oy alabildik. Yüksek seçim kurulunda hile yapıldı ve seçim sonuçlarında anap yüzde 34 oyla birinci parti olarak ilan edildi. 2007 seçimlerinde ise ysk dan bir memur, seçim akşamı kanal türkde açıkladı: -Bugünkü seçimlerde 7 milyon sahte oy kullanıldı. Sabahleyin ise abd ankara büyükelçisi ysk ı ziyaret etti. YSKdan bir memurun seçimlerde hile yapılarak 7 milyon oy kullanıldığını türk milletine ihbar etmesine rağmen, chp genel başkanı rockefellerden bursla okuyan baykal tepkisini ortaya koydu: -Halk bize muhalefet görevi verdi, demiştir. Ortalıkda iple dolaşan ipsiz bahçeli ise bu ihbarı duymadı. 1957 seçimlerinde, şimdi halen yaşayan bir kadın; seçim odasında yanyana bulunan chp nin ve dp nin seçim çuvallarından, chp nin çuvalından bir tomar oy alarak kuşağına sokmuş, eve gelirken, ayak yoluna gitmiş ve bu oyların üstüne işediğini bize söylemiştir. Günümüz dünyasında, tüm halkların yönetimini para ve silah zoruyla ellerine geçirmiş olan kırkharamiler, üç kağıt oynuna uygun olarak, her ülkede halk yönetimi adlı bir tezgah kurmuşlardır. Tezgahlarının ayakları, yalan dolan, iftira, cinayet ve soygundur. Halkların gözlerini boyamak için ortaya sürdükleri oyunculara siyasetci denir. Bunlar onlara ezberletilenleri, karşılarına konan yazıya göre konuşurlar. Ne anlama geldiğini dahi anlamazlar. Tek dişi kalmış canavar olarak tanımlanan batı örf ve adetlerinde siyasetci demek; gerçek amacını gizleyerek, sürekli konuşabilen yetenekde kişi demektir. Bizim köyde korkudan yalan söyleyen çocuğa, 'bu büyüyünce siyasetci olur', diye uyarıda bulunulurdu. Diğer yandan ise: Bir arabanın sürülmesinde, ehliyeti olan kişiyle, ehliyeti olmayan kişi aynı söz hakkına sahib olabilir mi? Para için bacaklarını açmak zorunda kalan bir kadınla, kömür, makarna için oy vermek zorunda kalan kişilerin verdikleri oyla, bu yazıyı okuyan sevgili okurların, seçimde vereceği oy, aynı değerde ise, goy gitsin o seçime de öyle halk yönetimine de. Tevrat, orta asya öğretilerinden olan kabalaya göre dörtbin beş yüz yıl kadar önce yahudilerce derlenmiş. Bu öğretide, kıralın kölelik düzenine karşı baş kaldırı şekli, işi bırakmaktır. Yani köleler, işi bırakarak mısırdan kaçmışlardır. Gerek anadoluda, gerekse tüm ülkelerde, yelkensiz geminin bütününde, gerçek bir halk yönetimi için, bin yıllardır süren kölelik düzenlerinin değişmesi için, tüm halkların aydınları, sanatcıları kolları sıvamalıdır. Türk Örf ve Adetlerine göre ‘Zorla güzellik olmayacağına göre, iş başa düşmüştür. ‘Kara gündür, gelir geçer’ demiş ahmet arif sinop ceza evinde. Şahane bir sahilde, zindanı yaşarken. Düşmanlar ipleriyle bağlanacaktır: Her ülkede kurulacak fırkanın hedefi; dünyada hiç istisnasız kesin silahsızlanma, herkese ev barınak, yeme içme, giyim kuşam, sağlık ve eğitim ücretsiz olacaktır. Üretime ve güzel sanatlara yönelik tabii bilimlere dayalı bir eğitim düzeni olacaktır. Tüm dillerden, öldürmek sözü silinecektir. Nefsi müdafa haricinde cana kıyılamıyacaktır. Kısacası, Yelkensiz Gemi, Türkistandan ibaret olacaktır. Camilerde, sinagoglarda, kiliselerde toplumu korkutup uyutmak için kullanılan meditasyon yöntemleri, toplumu bilgilendirerek, yüreklendirerek büyük oyun için hazırlanacaktır: Firavunların da, kızlarının da ellerine kazma kürek tevrata uygun olarak verilecek, tüm çöllerde barış ormanları kurdurulacaktır. Akşam sabah birer saat davul zurna kemençe gibi müzik aletleri eşliğinde oynayacaklar, yedikleri önlerinde, yiyemedikleri arkalarında olacak. 50 yüz yıl içinde tüm dünya yemyeşil olacak, insanlığın beş bin yıllık savaşlarla, barbarlıklarla, yoksulluklarla dolu geçmişi bir kabus gibi geride kalacaktır. Hemde oynaya, oynaya. Cin şişeden çıkmıştır. Artık bilgi hapis edilemeyecktir. Bundan dolayıdır ki; seçim günü sokaklarda davul zurna eşliğinde oynayarak, böyle bir seçime katılmayalım, kırkharamilerin orta oyunlarında yardımcı oyuncuyu oynamayalım. Biline

12 Eylül de Kenan Evren'le Öldü mü?!.
İSMET AYDEMİR
16/05/2015
Şerif kenan evren ve ona rahmet okuyanlar! Evet, azmanistan oğlanı size siyonistlere hizmet ederek rahmeti hak etmiştir. Ama o ve diğerleri tüm türkmen dünyasına ve komşularımıza ihanet etmiştir. O yüzden o bir haindir. 1) İstanbulda önce sağdan beş öğrenci, sonraki gece ise soldan beş öğrenci beraber kaldıkları evlerinde öldürülmüşlerdi. Masonların gazetesi hürriyet haberleri şöyle duyurmuştu: KIZILLAR İSTANBULU KANA BULADI! Bir sonraki haberi ise şöyle vermişti: MİLLİYETCİLER İNTİKAM ALMAKDA GECİKMEDİ Görgü tanıkları ise, cinayetlerin işlendiği her iki evde de kapının önünde subay giyinimli kişiler gördüklerini söylemişlerdi. İki cinayetde de kullanılan mermilerin hepsi, aynı silahdan çıktığını balistik muayene sonucu kanıtlanmıştı. Sözde tc savcıları ve sözde tc yöneticileri bu cinayetleri her türlü olanakları ellerinde bulundurmalarına rağmen açıklayamadıkları için, hem kendilerinin hemde soylarının gelecekdeki yolları türk halk mahkemelerine çıkacaktır. 2) Önce ayda bir, sonra haftada bir, daha sonra ise günde bir, derken, cinayet sayısı yavaş yavaş günde yirmilere doğru tırmanmıştı 1980lerde. Herkes başının çaresine bakmak zorundaydı. Aydınlar bir bir öldürülüyordu. Vatanın güvenliği, yurttaşların mal ve can varlığının savunması için var olan tsk, devlet bütçesinden yüzde otuzbeş payı 70 yıldır alıyordu. Ama görevini yapamıyordu. Çünkü türk milletinin güvenliği, haçlı ordusu natoya emanet edildiğinden, bu 580 general marsa geziye gitmiş, viski içerek kendilerinden geçmişlerdi. Yurtlarında olan bitenden haberleri yokdu. Onlara haberler, haçlı orduları merkez üssü olan pentagondan, pensilvanyadan geliyordu. Emniyet genel müdürleri de, mit de onlara eşlik ediyorlardı. İlginç bir olay vardı. Türkiyenin her yerleşim bölgesinde can güvenliği yokdu, karaborsa ayyukdaydı. Var olan malın yokluğu vardı. Başbakansa bilderberg üyesi ecevit ve çetesiydi. Millet bu çeteden bıkmıştı. 3) Masonlar cemiyeti üyesi demirele rab tarafından işaret verildi. Bir de çek defteri. Rab yürü kulum dedi, chp ordu milletvekili günay yalın demirelin elini öptü ve kızılayda sümer sokakda bir otelin sahibi oldu. -Meclisde beni kumara alıştırdılar, bağımlı oldum, onlara teslim oldum, diye günah çıkardı, günay yalın. CHP ordu senatörü orhan vural ise, ordulu bir milliyetci ile birlikde Ulusda bir otel sahibi oldu. Siyonistlerin bu akçeli siyasi oyunları sırasında; bahriye üç ok adlı aydın hanım ordu ili chp delegeler pazarına, sadece beşbin türk lirası ile girdiği için ön aday olarak seçilememişti. Orhan vural onbeşbin vererek senatörlükde birinci adaydı. Ve bahriye üçok adlı ordunun aydın hanımını ankarada evinde ikinci kez öldürüyorlardı. Masonlar cemiyeti üyesi başbakan demirel ilk işaret fişeğini fırlattı: -Fatsalar türkiyede 571 olmadan fatsa susturulmalı. Ne demekti bu? Fatsada halk hiç bir fırkaya oy vermemiş, emekli astsubay fikri sönmezi belediye başkanı olarak seçmişti. Belediye başkanı fikri sönmez ve arkadaşları, ilçelerinde kara borsaya müsade etmemişlerdi. Belediye tanzim satış mağzaları açarak, halkı 17 çakala dalaklatmamışlardı. Türkiyenin her yerinde benzin, mazot, şeker, tuz yoktu, karaborsaydı. Ama fatsada herkese lazım olan her şey vardı. Güvenlikde vardı fatsada. Şehit fikri sönmezin altı aylık yönetiminde ne fatsanın içinde nede köylerinde hiç bir kişinin burnu dahi kanatılmamıştı. Mahalle ihtiyar heyetleri kurularak tüm davalar 6 ay içinde tatlıya bağlanmış, mahkemelerde dosyalar kapatılmıştı! ABDe eğitimden geçen kontırgerillanın fatsada tutanacağı in yokdu. Masonlar cemiyeti üyesi başbakan demirelin fatsayı hedef göstermesinden sonra; bolu dağ komando birliği komutanı şanlı eşref bitlis paşa yiğit, kahraman askerleriyle bir gecede helikopterlerle fatsadaki tepelere kartal gibi konarak düşman şehri fatsayı kuşattılar. Yanlarında 17 tane fatsalı maskeli hain vardı. Onlar, aydın fatsalıların hangi evlerde oturduklarını biliyorlardı. Bir gecede 3500 fatsalı düşmanı et balık kurumunda topladılar. Kardeniz tarihinde en aşağlık ruhsal ve bedensel saldırıyı hunharca et balık kurumunda ve fatsa imam hatip lisesinde yıllarca uyguladılar. 17 yaşında bir ünyeli lise öğrencisini fatsa imam hatipe götürdüler, onu bir sandelyeye oturtarak bağladılar. Başına şıp şıp su damlatmaya başladılar. Üç saat aradan sonra, su damlaları çekiş darbesi gibi gelmeye başlıyormuş. Soruyordular: -Arkadaşların nerede? Türkiyede 570 ilçe vardı. Hepsinin türk halk yönetimini kurma olasılığı vardı. Kırkharmilerin çanlarına ot tıkanacakdı. Mason uşaklarının korkusu buydu. Derken yurdun değişik yerlerinde, bu ve benzer olaylarla, su bulandırılıyor, hava sislendirilerek azmanistan oğlanlarının darbe yapmasına ortam hazırlanıyordu. BBC temmuz 1980 de’ Türkiyede ihtilal için koşullar hazırlandı, darbe an meselesidir’ diye açıkdan yayın yapabiliyordu. Nitekim, pentagondan darbe planlarını getiren genarelin uçağı londrada iki saat gecikme ile kalkıyor. Uçağın kalkışındaki gecikmeden habersiz olan bbc, iki saat önceden haberi veriyor: -Türkiyede şu saatte darbe oldu. Şimdi gelgelelim kuru fasülyenin nimetlerine: Darbenin şerifi evren, tam beş yüz konuşma yapmıştır. Bunların bazılarını yazılı bazılarını ise yazısız ve çakırkeyif olarak yapmıştır. Bu beş yüz konuşmalarının birinde şöyle demişti: - Biz TSK olarak cinayetleri seyir ettik. Sivil, askeri hapishanelerden kaçan katilleri seyir ettik. İstedik ki; insanlar canından bezsin, ve biz ihtilal yapınca da bizi desteklesin. 27 mayıs ihtilalini halk desteklememişti. Halkın arasına yerleştirilmiş acanlar onu bu konuşması esnasında alkışlıyordu. Şerif Kenan Evren aşka gelmiş, devam ediyordu: -Ya, ya, görüyormusunuz, şimdi bizi nasıl da alkışlıyorsunuz, diyordu. Bu konuşmayı dinleyenlerden biri kahvehanede şunu dedi: -Siyonistlerin casusu bu hain düpedüz itirafda bulundu. Onu bu konuşmasıyla, mevcut yasalara göre idam cezasıyla cezalandıracağız. -TSK nın anayasal görevini bilerek ihmal ettiğini, düşmanlarla işbirliği ettiğini itiraf etmiştir. ABD de amerikanın sesi radyosu türkce yayında darbeyi verirken şöyle diyordu: -Canından bezen halk, özellikle yaşlılar türkiyedeki darbeyi destekliyor. Bunu duyan 85 yaşında okur yazar olmayan bir kadın şöyle diyordu: -Dünyanın öbür ucunda oturan gavur, benim ne düşündüğümü bilebildiğine göre, bu darbede onların da parmağı olabilir. 12 eylül 1980 de cinayetler bir günde bitiveriyordu. Katiller görevlerini bitirip, tatile gönderilmişti. Amasya askeri ceza evinde mahkeme başkanı olan genaral, elindeki kalemi, polislerin gözleri önünde saat 13de kitabcı dükkanını, mhp lilere yaktırılan öğretmen hasanın başına fırlatıyor ve bağırıyordu: -Ulan bakın irana! Sizin gibilerini orada hiç yargılıyorlar mı? Biz sizi en azından yargılıyoruz. Sanıklar arsında bulunan 17 yaşlarında rüstem adlı öğrenci ise; azmanistan oğlanı genaralin barbarlığına dayanamıyor ve ayağından çıkardığı ayakkabıyı generalin kafasına fırlatıyor ve haykırıyordu: -Ulan hain, ulan amerikan uşağı! Gücün yetiyorsa yargılama ulan. Senin ve senin gibi siyonist uşaklarının, türk milleti bir gün muhakkak kulaklarından yapışacaktır. Sonra askerlerin kollarında, bacakları havada, tek ayağında ayakkabı yok, bize dönüp haykırıyordu: -Ey halkım, bakın görün halimizi. Bu durumu daha ne kadar seyir edeceksiniz? 4) Şerif evren ve çetesi türk halk yönetimini silah zoruyla alavera dalaveryla gaspettiğinde, devletimizin dış borcu iki milyar dolardı. Şerif ve çetesi; bankerler yasası yoluyla piyasada bulunan 225 milyar tl nin 200 milyarını kısa sürede cebellez etmişlerdi. Uğur mumcu koyun sürüsü halkı, kurtlara, çakallara, tilkilere karşı uyarıyordu: -Güney korede bankerler yasası yoluyla halk dolandırıldı. Sakın ha üç kağıtcılarla yatağa girmeyin. Dünyada hiç bir ülkede, hiç bir şirket yılda yüzde otuzbeş kar edemez ve ortaklarına veremezde.... Bu uyarılara rağmen kazıklandı, bilgilisiz bırakılmış millet. Sonrada hazineden, bu enayilerin zararları karşılanmaz mı? Kızılayda albaylar, resmi elbiselerle ziraat bankasının önünde halk arasında kuyruğa girmiş, hazineden bankere kaptırdıkları paranın bir kısmını kurtarmaya çalışıyorlardı. 5) Bedrettin Dalanın ifadelerine göre; türkiye ve abd deki yahudilerin paralarıyla kurulan ANAP seçimlerde yüzde ondört oy almasına rağmen, ysk de hile yapılmış ve anap ın oyları yüzde otuzdört olarak ilan edilmiştir. Yani türk halk yönetimi bu defa silah zoruyla değil de, hile ile gasp edilmiştir. Şerif ve çetesi hazinenin iki milyarlık dış borcunu, onbeş milyara çıkarmışlardır. Siyonistlerin turgut özal çetesi ise borcu dört yıl içinde 40milyara dayama başarısını göstermişlerdi. Hele hele, masonlar cemiyeti üyelerinden demirel ve çetesi ise dış borcu bankalar kanunu ile 200milyara tırmandırmışlardı. Yani türk milletinin malı deniz, yemeyen domuzdu. Siyonistler ve uşakları, akla gelemeyecek her türlü hile ve şiddetle, demokrasi ve insan hakları maskeleri içinde har vurup harman savuruyorlardı. Dünyadaki tüm yönetimleri ellerine geçirmiş kırkharamilerin, yurdumuzdaki uşaklarının yaptıklarını çarpıtmak suyu bulandırmaktır, casuslukdur, halkdan biri olarak gözüp, ama halkın aleyhine haltlar işlemektir. Tevratta rab topukcu yakupun torunları olan israiloğullarına öğüt verir: -Birbirlerinizle iyi geçinin. Birbirlerinizin hak hukukuna saygılı olun. Ben sadece sizi seviyorum. Sizi diğer kavimlerden üstün yarattım. Siz diğer kavimleri yönetin. Onları öldürmek, çalıp şarpmak size serbest. -Bir de diğer kavimlerden size hizmet eden uşaklarınızı esirgeyin! Şerif kenan evren ve çetesi esirgenmiştir. Ama eşkiya dünyaya ebediyyen hükümdar olamaz. Biline



Toplam: 1040 sonuç, 151-175 gösteriliyor
«Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 »Sonraki


  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

  • ÇAY ÜRETCİSİ KENDİ ÇAYLAĞINDA İŞÇİ HALİNE GELDİ
    14/05/2017
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNDE      AFYONU YASAKLATTILAR >>

Devam >>