YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







WALL STREET JOURNAL'IN "GİDİŞAT DEĞİŞTİREN" YAZILARI?


26 yıl öncesinin bu nerede ise belleklerden bile silinmiş o günlerine neden geri döndük. Şundan: Türkiye üzerinde oynanan oyunlar, uygulamaya konulacak projeler söz konusu olunca "ne de olsa bir gazete yorumu, yazarı aklına eseni yazmıştır nasılsa" dememek gerektiği için. Hele işin içinde Wall Street Journal gibi eskilerin dediği gibi "mücerrep" yani denenmiş ve aldığı sonuçları onaylanmış bir yayın organı varsa bahse bile girmemek gerekir.




WALL STREET JOURNAL'IN "GİDİŞAT DEĞİŞTİREN" YAZILARI?

Çetin Remzi YÜREGİR                                                                   23.06.2009

 

http://www.yeniadana.net/web/YaziDetay.aspx?id=3059

Wall Street Journal gazetesinde 22 Haziran 2009 günü yayınlanan Henry Barkey imzalı ve "Türk-Kürt Barışı için Bir Şans" başlıklı yazı geçmişe bir pencere açıverdi sanki. 1983 Yazı ve Milli Güvenlik Konseyi'nin hangi partilere seçim vizesi vereceği konusundaki beklentilerin "zirvede" olduğu günler. 12 Eylül generalleri çok "titiz" davranıyor ve General MacArthur'un işgal kumandanı olarak Japonya'da uyguladığı ve sadece barışcı kişilerin savaş sonrası siyasal yaşamda yer almalarını öngören eleme süreçlerini içeren bir senaryoyu ülkemize uyarlıyor adeta. Yeni kurulan partiler, "temiz siyaset" koşullarına uygun kıvama sokulmak üzere veto dalgalarından geçiriliyor. Ağustos sonuna kadar veto bombardımanından sağ salim çıkıp yeterli kurucu üyeye ulaşmak ve ülke çapındaki "asgari sayıda örgütlerini" tamamlamak zorundalar. Askerlerin kurdurduğu MDP ile "majestelerinin muhalefeti" olarak baştan sempatiyi kazanmış bulunan Halkçı Parti dışında SODEP ve ANAP ipini ucunda. Sosyal Demokrasi Partisi ilk darbeyi, Erdal İnönü ve arkadaşlarının karşılaştığı ilk veto darbesini atlatmaya uğraşıyor. Gerekli sayıda il ve ilçe örgütleri kurulmuş, sadece son liste ile MGK'ya gönderilen kurucu üyelerin akıbeti bekleniyor. ANAP ise Turgut Özal'ın yoğun çabaları sonucu halk arasında sempati dalgaları yaratmış, ancak generallerin bu tablodan hoşnut olmadığı açık. Veto'yu bastırıp Turgut Sunalp'a iktidar yolunu açacakları nerede ise kesin gibi.

Tam o kritik saatler yaşanırken Wall Street Journal gazetesinde bir başyazı yayınlanıyor. Gazete yazarının Amerikan diplomasisinin Türk generallerinden bilmelerini istedikleri nokta şudur: "Toplumda bir gerginlik yaratılmadan, seçimlerde Özal'ın partisinin kazanması, demokrasiye erken dönüş için esen bir ümit rüzgârı olarak görülmez mi?" Amerikan Dışişleri Bakanlığı bu işin üstesinden gelinmesini dikkatle izlemektedir ve ''Türkiye'nin Dönüm Noktası'' başlıklı bu yazıda ezcümle ÖZAL'ın mutlaka seçimlere girmesinin gerektiği vurgulanmaktadır. Ciddi bir sinyaldir ve tarihsel bir fırsatın generallere anımsatılmasıdır bu.

İş gazetenin yazısı ile de kalmıyor. Yine o günlerde Turgut Özal Çankaya Köşkü'ne yaptığı ziyarette eğer izin verilmezse parti kurmayacağını ve Amerika'ya işine döneceğini açıklamış bulunmakta idi. Generaller ANAP konusunda kararsızdı. ANAP liderinin ''bankalar iflası''ndaki kusurlarıyla ilgili Devlet Denetleme Kurulu'na bir dosya hazırlatıldığı sırada, devreye ABD daha da keskin biçimde girdi. Beyaz Saray eski Dışişleri Bakanı A.HAIG'ı Ankara'ya özel olarak bu iş için gönderdi. WSJ gazetesinde o yazı çıktıktan sonra Türkiye'ye gelen A.HAIG ziyaret nedenini şöyle açıkladı:

''Benim Ankara'ya gidiş nedenim asıl seçimlerle ilgili. Son zamanlarda Turgut ÖZAL'ın seçimlere sokulmayacağına dair sözler dolaşıyor. Engelleneceği bildiriliyor. (...) Ben Amerikan yönetiminin bir ricasını ilettim Devlet Başkanı EVREN'e (...) ÖZAL'ın seçime girmesinde bir engellemenin olmaması gerektiğini, bunun demokrasi açısından şart olduğunu söyledim..."

Sonuç malum! Turgut Özal'a seçim vizesi verildi. SODEP son kurucu listesi verildiği ve hiç kimsenin veto edilmediği ,"seçimlere kimler gireceği" kararı verilmesinden sonra anlaşıldığı üzere ve aslında böylece "vizeyi" hak etmiş olduğu halde seçimlere sokulmadı. MDP'nin önü de Evren'in seçmeni kızdıran sözleri yüzünden sandıkta kesilince ABD'nin istekleri doğrultusunda Özal iktidar koltuğuna oturdu.

26 yıl öncesinin bu nerede ise belleklerden bile silinmiş o günlerine neden geri döndük. Şundan: Türkiye üzerinde oynanan oyunlar, uygulamaya konulacak projeler söz konusu olunca "ne de olsa bir gazete yorumu, yazarı aklına eseni yazmıştır nasılsa" dememek gerektiği için. Hele işin içinde Wall Street Journal gibi eskilerin dediği gibi "mücerrep" yani denenmiş ve aldığı sonuçları onaylanmış bir yayın organı varsa bahse bile girmemek gerekir. (*)

Ne deniyor WSJ yazarı Henry Barkey'in makalesinde? Müslüman dünyası ile farklı bir ilişki hedefleyen ABD Başkanı Barack Obama'nın, Türkiye'deki Kürt sorununun çözülmesi için devreye girmesi, ABD'nin "arabuluculuk" yapması gerektiği öne sürülüyor. PKK'nın güçlerinin yarısını Kuzey Irak'a konuşlandırarak ABD ile Türkiye arasında "önemli çatlaklar" yarattığı belirtilirken, 25 yıllık mücadeleden sonra Türk hükümetinin ve ordusunun mücadelenin sonuçların tatmin edici olmadığını fark ettiği kaydediliyor. PKK'nın Kuzey Irak'tan çıkarılmasının ve Türkler ile Kürtler arasında "husumet"e son verilmesinin, bölgede bir miktar istikrar sağlayacağı vurgulanarak, Kuzey Irak'ın istikrarı ile birlikte ABD'nin Irak'tan çekilmesinin kolaylaştırılacağına da değiniliyor. Yazıda "Şimdi olası bir çözümün işaretleri bulunuyor. Türk devleti, kuruluşundan bu yana geçen 80 yılı aşkın sürede ilk defa oldukça büyük Kürt azınlığının kaderini ele alıyor" denildikten sonra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün bu konudaki açıklamaları ve yankıları ile Türkiye'deki tartışmalara dikkat çekiliyor. Yazar, Türkiye'deki Kürtler ve PKK'nın da, bir uzlaşıya hazır oldukları sinyalleri verdiğini kaydederken "Ancak durum o kadar karmaşık ki Türkler ve Kürtlerin, bir anlaşmayı sonuçlandırmak için dışarıdan yardıma ihtiyaçları olacak. Her iki tarafta, bu açılımı baltalamayı çok sevecek fazla sayıda aşırı unsurlar var. ABD'nin bir rolü belirleyici olabilir" yorumu yapılıyor. Makaledeki şu görüşler daha da çarpıcı görünüyor:

"ABD, güvenilir bir aracı olarak faaliyet göstererek PKK'yı demobilize etmeye yardımcı olabilir. PKK'nın silahlarını Türk askerlerine teslim etmesi pek olası değil ancak Amerikan güçlerine teslim edebilir. Bunun karşılığında da ABD Türk hükümeti ve kamuoyunun güveneceği sıkı bir denetleme teklifinde bulunabilecek. ABD diplomatları da, birkaç PKK liderinin de bölgenin dışında sığınma bulmasını sağlayabilir ve Amerika yanlısı Kürt Bölgesel Hükümetinin Irak'ta kalmayı sürdüren Türkiye karşıtı asilerin eylem yapmasını önleyeceği güvencesini Ankara'ya verebilir."

Henry Barkey projenin can alıcı bir başka noktasına parmak basmaktan geri kalmıyor. Kuzey Irak ile Güney Anadolu'yu ekonomik açıdan birleştirecek, daha doğrusu en azından ekonomik sınırların ortadan kaldırıldığı bir Kürt bölgesinin nasıl yaratılabileceğinin de ip uçlarını veriyor.

 

"Kürtlerin yaşadığı Güneydoğu ve Kuzey Irak'ı kapsayacak bir Nitelikli Sanayi Bölgesi'nin kurulmasının" düşünülebileceğini belirtildikten sonra, "On yıllarca, Kürt bataklığı, Türkiye'nin demokratikleşmesini engelledi ve Ankara'nın ABD ve AB ile ilişkilerini zayıflattı. Bu, Obama'nın, Müslüman dünyasında göreli olarak çabucak ve önemli dış politika başarılarını sağlayabileceği bir konudur," sözleri ile ABD Başkanına kaçırmaması gereken büyük bir fırsatı anımsatmış oluyor.

Fazla yorum gerektirmeyecek kadar açık bir öneri, daha doğrusu senaryo. Türkiye'nin bir silahlı çeteye nerede ise teslim olduğunu ve kendi işini yapmakta aciz kaldığını, çetenin silahlarını bile toplayamayacağını ve mutlaka uluslararası bir "vesayet sistemine" rıza göstermekten başka çaresi olmadığını ortaya koyan utanç verici bir yaklaşım, daha güncel deyimi ile açılım... Wall Street Journal devrede olunca, bunun geri planında kimlerin olabileceği kaygısının duyulmasını gerektiren bir mesaj! Obama'ya kendi kariyeri açısından bunun nasıl bir fırsat olduğunu anımsatırken, akıllara bizde çok sözü edilen "Kürt sorununda ortaya çıkan tarihsel fırsat" açılımını getiren bir mantık silsilesi... Acaba diyoruz bu görüşler, Abdullah Gül'ün şimdilik beklemede tutulan ve aslı esası bir türlü ortaya konulmayan o "iyimser" düşüncelerinin izdüşümü mü ya da esin kaynağı mı? Ama meraklanmadan da edemiyoruz: Kimler Türkiye Cumhuriyeti'nin ülkesi ve insanları ile bölünmez bütünlüğünü tehdit altında tutan bu tür "fikir jimnastiğini" böyle pervasızca uluorta yapabilir. Gülüp geçmek de olası ama aklımıza 1983 yazında olanlar, General Haig'in Çankaya ultimatomu ve WSJ'un "gidişat değiştirici" başyazısı kazınmış bir kez. Gülemiyoruz onun için...

(*)Yazar'ın Notu: Çetin Remzi Yüregir sözü edilen günlerde SODEP'in kurucu ve Merkez Karar Yürütme Kurulu üyesi olarak Ankara'da görev yapmakta idi ve WSJ gazetesinde söz konusu makale yayınlandığı sırada bunun ABD büyükelçiliğindeki yansımalarını gözlemlemişti.






  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

  • ÇAY ÜRETCİSİ KENDİ ÇAYLAĞINDA İŞÇİ HALİNE GELDİ
    14/05/2017
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNDE      AFYONU YASAKLATTILAR >>

Devam >>