YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







ANONİM - HER YER TAKSİM, HER YER DİRENİŞ...





Aslında hiç kimse olayların bu düzeye geleceğini baştan tahmin etmemişti. Toplumun pek çok kesiminin keyfi uygulamalara tepkisini görüyorduk ancak bardağın bu kadar taşma noktasında olduğunu hissetmemiştik.

Arkadaşlar, bu olaylar bize ne derece iktidar yanlısı, yalancı ve satılmış bir medyamız olduğunu apaçık gösterdi. Medyanın bu tutumu nedeni ile olayların olduğu büyükşehirlerin dışında yaşayanların bu şehirlerde ne olduğu ile ilgili bilgileri çok az. Duydukları da iktidar tayfasının söylemleri. Malum medyada çarşaf çarşaf yayınlananlar, dezenforme ve yanlış bilgiler. Bu nedenle, buralarda olamayan arkadaşların doğru bilgilenmelerini çok önemsiyorum.

Medyanın inanılmaz ihanetinin sebebi, iktidarın olayların duyulması ile kaybedeceği güçtür. Şu anda bunu, ABD başta olmak üzere tüm egemen güçler de istememektedir ve bu nedenle medyayı yönetmektedirler. ABD ve egemen güçlerin henüz AKP ile işleri bitmemiştir. İsrail ile birlikte Suriye ve İran'da yapacakları şekillendirmeler, Büyük Ortadoğu Projesini uygulamaları için AKP taşeronluk görevini seve seve kabul etmiş, onlar da bunun karşılığında AKP'nin Türkiye Cumhuriyetini, Türkiye İslam Cumhuriyetine devşirmesine, bu nedenle de Türkiye Cumhuriyeti ordusunu ortadan kaldırmasına göz yummuşlardır. Bu alışverişte, oy sandığı için her türlü sonuç alıcı yollar uygulanmış ancak önemli bir noktayı çözemediler; Halkın Atatürk ve Cumhuriyet sevgisini, aydınlanma ve modernliğe olan bağlılığını.

Türkiye Cumhuriyeti daha önce böyle bir başbakanla karşılaşmamıştır, daha da karşılacağını düşünmüyoruz.

Osmanlı Padişahlarının, diktatörlerin bile karışmadığı kadar her konuya karışan, her konuda ahkam kesen, son sözü söyleyen, böyle bir başbakan yok.

Onu bu havaya sokan da çevresinde nemalanan yalaka yandaş takımı… En son birisi adamı peygamber ilan etmişti geçen sene.

Bu kadar gazı aldı mı arkasına, dengesini yitirip insanların yatak odalarına kadar müdahale yetkisini kendinde görmekte, kürtaj olsun, 3 çocuk olsun direktiflerini yağdırmaktadır. Spor müsabakalarında anlaşmazlıklar başbakana sorulur, maaşlardaki artış başbakana sorulur, şehirlerdeki imar planları başbakana sorulur, ihale yapılır başbakan beğenmez iptal olur, başbakan binayı beğenmez mahkemeden yıkım kararı çıkar.

Adam tek başına her türlü teknik, idari, sosyal projeleri yönetmekte ve istediklerini yaptırmaktadır. Bu da ona kibir ve tahammülsüzlük vermektedir. Kendi gibi olmayan, kendi gibi düşünmeyen kişilere nerdeyse yaşam hakkı tanımayacak derecede tiranlaşmıştır…

Gezi parkında başlayan olaylar, hiçbir şekilde provokatif, bir grup anarşist kişinin eylemi, iki ağaç için çıkarlan bir yaygara değildir. Başbakan, Taksim ve Gezi parkı için kafasında bir proje oluşturmuş ve tez yapılsın diye de emir buyurmuş. Ama Taksim ve bölgesinde yaşayan yurttaşlar, bu projeye itiraz etmiş ve bilimsel olarak böyle bir projenin kamu ve halk yararına olmadığını ortaya koymuştur. Fikirlerine itirazı hiç sevmeyen başbakan, karşısına gelen önerileri akıl yoluyla değerlendirmek yerine, her zaman yaptığı gibi aşağılayarak yok sayma yolunu seçmiştir.

Ancak Taksim Dayanışma Platformu konuyu yargıya taşımış ve anıtlar kurulu kararı ile yürütmeyi durdurma kararına başvurmuştu. Böylelikle Gezi Parkında inşaat çalışmaları yasaklanmıştı. Buna rağmen bir gece yarısı dozerlerle parka girildi ve ağaçlar sökülmeye başlandı.

Kanun koyucu ve uygulayıcı devlet, kanunsuz iş yapmaya başladı. Nedeni de sadece ve sadece başbakanın kendi isteğini uygulamak istemesidir.

Normalde Büyükşehir Belediye başkanı ve diğer kurumların muhatap olacağı konuya her zaman olduğu gibi direk başbakan atlamış ve taraf olmuştur.

Kanunsuzluğa karşı duran yürekli gençler, ellerinde hiçbir yıkıcı, yakıcı, zararlı bir madde yok iken, sadece oturup, kitap okuyup müzik dinlerken, bir sabaha karşı polis ve kim olduğu belirsiz kişilerin inanılmaz saldırısına maruz kaldılar.

İşte tüm bu olaylarda kırılma noktası budur. Bugün gelinen noktanın en büyük sebebi işte budur. Olayı Taksimdeki iki ağaçta, tüm yurdu yangına çeviren ideolojik kavgaya dönüştüren şey budur. İdeolojiktir, zira kavga Faşizme karşıdır.

Kendi fikrinden başka bir fikre saygı göstermeyen, dinlemeyen, kanun tanımaz bir şekilde istediğini herkese ve her şeye karşı uygulamak isteyen ideoloji, faşist ideolojidir.

AKP ve başbakan, olayı hafife aldırmak için sanki tüm bu olayların iki ağaç için çıkarıldığı fikrini işlemektedirler. Biz ağaç kesmiyoruz, çok ağaç diktik gibi saçma sapan tezlerle kendilerini savunmaktadırlar. Olay başbakanın istediklerini, başkalarının fikrini dinlemeden, saygı göstermeden, keyfiyetle, kibirle, kanun tanımadan uygulamak istemesidir. Bir kavgada, bir savaşta en şerefli şeylerden biri hasmına, düşmanına bile saygı duyman ve onun onurunu korumandır. Ama başbakan kendisine kim muhalefet etse, elinden geleni ardına koymamakta, onu itibarsızlaştırmak için yalan da dahil olmak üzere her yola başvurmaktadır.

Bu olayda da izlediği yol aynıdır. Oradaki gruplar marjinalmiş, evet her olaylı gösteride olan gruplar bugün de oradaydı ama sayıları devede kulak, geride kalanların hepsi bireysel gelmiş, gencecik çocuklar. Neden vatandaşın karşısına çıkıp insanların gözlerine bakarak yalan söylüyorsun? Nedir seni buna iten? Neden olayı iki ağaca indirgeyip karşındaki insanları saf yerine koymaya çalışıyorsun? Nedir bu korku? Neden tüm medya senin kontrolünde? Bu medyanın bulup da yayınlayacağı şeyler ne ki bu kadar saldırıyorsun?

İnsanlar polise karşı iki gündür mücadele verdiler, sonunda elde ettikleri zaferin mutluluğunu yaşıyorlar. Gaz maskesi ile dolaşan, atılan sloganlara eşlik eden, adeta bir karnavalda gibi davranan turistler de vardı. Gençlerin sloganları hem sertti, hem de güldüren şeyler içeriyordu. "Tayyip uyuma, Alkoliklere sahip çık", "Polis, çıkar kaskını, bırak copunu gel delikanlı kim görelim" bunlardan bazıları. Medyaya yönelik tepkiler, sloganlarla ve medya arabalarının üzerine yazılan yazılarla ortaya konuyordu. Ortalama yaş olarak 25-30 arası gibiydi diyebilirim. Genelde eleştirdiğimiz genç arkadaşlarımla bugün gurur duyduk. Ülkemiz hakkında oluşan negatif düşüncelerin çoğundan kurtulduk.

AKP her cephede sandıktan aldığı oya dayanarak hüküm sürmektedir. Bu oyların kaybı onların sonu demektir ve bu onların kabusudur. Aldıkları oyların çoğu, bilgisiz ve cahil insanlardan, ya da AKP'den nemalanan gruplardan gelmektedir. Bu yüzden yaşanan gerçekleri, kendi gerçek yüzlerini halktan gizliyorlar. Halkı bilgisiz bırakıyorlar. Bizim görevimiz, gerçekleri çevremizdeki herkese anlatmak, herkesin doğruları bilmesini sağlamaktır. Güzel ve huzurlu günlere böyle ulaşacağız, inanıyoruz.

Hepimize aydınlık yarınlar diliyoruz.






  • HADİ LAN! SANA MI SORUCAM...
    30/09/2017
    Sağlık Bakanı açık oy kullandı Uyarılara sert tepki gösterdi KÜFÜR ETTİ...Anayasa >>

  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

  • ÇAY ÜRETCİSİ KENDİ ÇAYLAĞINDA İŞÇİ HALİNE GELDİ
    14/05/2017
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNDE      AFYONU YASAKLATTILAR >>

Devam >>