YAZI GÖNDERMEK İÇİN ANA SAYFADA "YAZI GÖNDER" BUTONUNU TIKLAMANANIZ YETERLİDİR...    







MİLLİYET KRİZİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ


MİLLİYET KRİZİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ                                                                             Nilgün Cerrahoğlu

10 Mart 2013 - Cumhuriyet




Nilgün Cerrahoğlu

10 Mart 2013 - Cumhuriyet

Milliyet’in nasıl nihayete ereceği bilinmeyen “Batsın bu gazetecilik” krizi bana Metin Münir’i düşündürdü…

Malum Derya Sazak, genel yayın yönetmeni olur olmaz kasım ayında ilk iş gazetenin en bağımsız düşünceli ve en iyi, en özgün yazarlarından biri olan Metin Münir’i postalamıştı.

Münir, bir “e-posta”yla son verilen görevi ardından internet siteleriyle konuşmuş, şunları söylemişti:

“Gazeteyi satın alan Erdoğan Demirören tutucu, AKP yandaşı bir işadamıdır. Onun esas amacı başbakanı memnun etmek… Milliyet’i başbakanın oluru ile aldı. Onun seveceği bir gazete yapılmasını istiyor.” “Gazete sağa kaydırılmazsa başbakanın desteği kaybedilecek. Demirören ve adamı buna izin veremez. Gazeteye milyonlarca dolar gazete AKP’lileştirilecek diye ödendi.”

Gazetedeki “baskı havasını” tarif ederken “Kendimi hapishaneden salıverilmiş gibi hissediyorum” diyen; “Başbakan’ın olumsuz tavrı yüzünden gazetecilik yapmıyoruz. Gazetecilik taklidi yapıyoruz” açıklamalarında bulunan Münir; “Milliyet’te kapasitemin yüzde onu ile çalıştım çünkü Türkiye’de (ve Milliyet’te) birçok şey araştırılamaz ve yazılamaz hale geldi. Bu süreç daha beter devam edecek!” demişti.

Metin’in hedefi tam on ikiden vuran asıl saptaması ise bir müneccim gibi söylediği şu sözler olmuştu: “Başbakanı üzmek istemiyorlar. Başbakan isterse gazeteyi kapatacak noktadalar!”

“İmralı tutanakları” ardından “Milliyet”te yaşananlar; bana işte Sevgili Metin’in bu ifadelerini hatırlattı.

Basında ve internet sitelerinde yer alan ve şimdiye dek tekzip edilmeyen iddialar uyarınca zira, Milliyet’in patronu Demirören; Hasan Cemal’ in nadasa bırakılmasına uzanan krizde yönetime şu “ayarı” vermişti: “Başbakan Erdoğan velinimetimizdir. Başbakan Erdoğan bugün emretsin yarın Milliyet’i kapatırız. Gazeteyi bu çerçevede çıkarın!”

Münir’in bundan aylar önce söylediği sözlerle; Demirören’in ifadeleri nerdeyse bire bir çakışmaktaydı.

Gazeteden atılmış olan yazarla, patronun şu son krizde kullandığı ifadeler öyle birbirine yakındı ki; bir an için aklımdan “Milliyet’in sahibi acaba bu sözleri, Metin Münir’in demeçlerinden aldığı ilhamla mı verdi?” şeklinde çılgınca bir düşünce bile geçti.

Gazete patronları ve gazete yönetimleri; siyasi iktidarlar tarafından üzerlerine gelen baskıları eskiden örtmek, gizlemek, yalanlamak gayreti içinde olurdu. Bugün böyle bir gayret dahi gösterilmiyor. Siyasi iktidardan bağımsız görünmek adına, âdet yerini bulsun çabası bile verilmiyor. Her şey olduğu gibi ortada. Hatta tersine siyasi muktedire yakınlık düzeyini göstermek ve bunu uluorta sergilemek kayıtsız şartsız itaat/sadakat gösterilerinde bulunmak makbul sayılıyor.

Zurnanın zırt dediği yer burası!

Özetle Feodal düzeninin, feodal kurallarının Türkiye’de artık geçerli olduğu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açıkça ilan ediliyor.

Basın geçmişte, ağır aksak da olsa -ülkede iktidarları denetleyen!- bir “dördüncü güç” olma iddiasındaydı. En azından öykünülen model bu olagelmişti.

Oysaki bugün siyasal iktidarların alenen “hık” deyicisi ve maşası olmak konumunu içselleştiriyor.

Dahası bu kimseleri şaşırtmıyor.

Kimse bunu bir skandal olarak algılamıyor.

Batı’nın bir zamanlar parçası olmak, kör topal da olsa “Batı demokrasisi” olmak iddiasındaki Türkiye, Recep Tayyip Erdoğan’la üzerine geçirilen “İslam demokrasisi” modeliyle; şark feodalitesini kabullenip meşrulaştırıyor.

 

Cin şişeden çıkmayagörsün

“Batsın bu gazetecilik!” krizinin en çarpıcı olan yanı, Hasan Cemal meselesinden çok önce bana göre budur.

“Yetmez Ama Evet”çi olan Hasan Cemal’e gelince... Yaratılmasına omuz verdiği kontrolsüz gücün; gün olup kendisini de yutacağını zamanında ona hatırlatan çok olmuştu.

Cemal ve benzerleri; ileriyi görmekten aciz oldukları gibi duymak istemediklerini de işitmemek konusunda yeminliydiler.

İyi bir gazetecinin yapması gerektiği gibi ne ileriyi görebildiler ne perşembenin gelişini çarşambadan ilan eden diğer meslektaşlarına kulak verdiler. Bunun hatta tersini yaptılar.

Aşikâr olanı görmemeye, işitmemeye kararlı biçimde gözlerini, kulaklarını her işaret ve uyarıya tıkadılar.

Hasan Cemal bugün Milliyet’te siyasi iktidar baskısıyla “istenmeyen yazar” ilan edildiyse bu sadece kendisini bekleyen geleceği zamanında öngörememiş olmasındandır.

Hasan Cemal’in başına gelen, bizzat siyasi körlüğünün ispatı.

Ancak “Erdoğan tsunamisi”, bugün öyle başdöndürücü bir hıza ulaştı ki artık ileriyi gören, görmeyen ayrımı da yapmıyor.

İcabında müneccim gibi geleceği okuyan Metin Münir’i de; burnunun dibini görmekten aciz Cemal’i de aynı gazetenin içinde önüne katıp böyle dilediğince savuruyor/savurabiliyor.

Farklı kalibrede iki gazeteci; aynı baskıcı kaprislerin kurbanı oluyor.

Bu da kaderin ağır ve acı bir cilvesi.

http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=403476&kn=47&ka=4&kb=5&kc=47






  • BUNU KİM KONUŞTURUYOR?
    17/07/2017
    SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLDUĞU AÇIKÇA BİLİNEN, GAZETE HABERİNDE DAHİ ÖYLE BİLDİRİLEN BUNA KİM,>>

  • CHP'Lİ VEKİL HAKKINDA 'LAİKLİK BİLDİRİSİ' DAĞITTIĞI GEREKÇESİYLE FEZLEKE
    05/07/2017
    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı hakkında, geçen yıl dağıttığı "Laikliği Kazanacağız">>

  • YALLAH ARABİSTAN'A
    01/07/2017
    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ulkedeki-adaletsizligin-nedenini-acikliyor>>

  • AKP Yöneticisinden Kılıçdaroğlu'na Tekbirli Ölüm Tehdidi
    22.06.2017
    İzmir Karabağlar Belediyesi AKP'li meclis üyesi Emrullah Kavuz, bir video yayınlayarak,>>

  • UYUŞTURUCU SATICISI DİYE HEMEN DAMGALADILAR...
    23/06/2017
    Uyuşturucu satıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 'Enayi' dövmeli adam konuştu. >>

  • ADANA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ, ŞEHRİN SOKAKLARINDAKİ AKSİYONU EKRANLARA TAŞIYOR: ''MOBESE 01'' YAKINDA NETFLİX'DE...
    19/06/2017
    Aksiyon ve macera dolu sokaklarıyla ünlü Adana'da Emniyet Müdürlüğü önemli bir projeye>>

  • DİYANETTEN "Haram yolla elde edilen kazançla yapılan hac geçerli midir" SORUSUNA ŞAŞIRTAN CEVAP
    02 Haziran 2017 Cuma
    Aşağıda ayrıntılarını okuyacağınız haber benim açımdan çok aydınlatıcı oldu. Diyanet>>

  • ÇAY ÜRETCİSİ KENDİ ÇAYLAĞINDA İŞÇİ HALİNE GELDİ
    14/05/2017
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNDE      AFYONU YASAKLATTILAR >>

  • YSK, 'AKP devleti' için kullanıldı!
    07/05/2017
    http://www.birgun.net/haber-detay/ysk-akp-devleti-icin-kullanildi-156194.html>>

Devam >>